Yargıtay 9. Ceza Dairesi, beş yaşındaki çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararını, temel ceza maddesi düzeltilerek oy birliğiyle onamıştır.
Özet: Çocuğun cinsel istismarı suçundan beş yaşındaki mağdureye yönelik cebir kullanarak cinsel eylemde bulunduğu gerekçesiyle mahkum olan sanık hakkındaki hüküm, hem Cumhuriyet savcısının hem de sanık müdafiinin temyiz itirazları üzerine incelenmiş; mağdurenin suç tarihinde on iki yaşından küçük olması nedeniyle temel ceza uygulamasında doğru kanun maddesinin gösterilmemesi hukuka aykırılık olarak tespit edilerek, diğer temyiz itirazları reddedilip bu eksikliğin yeniden yargılama gerektirmeksizin düzeltilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2026/2790 E.  ,  2026/5031 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/264 E., 2025/448 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 25. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın suç tarihinde beş yaşındaki katılan mağdurenin külodunun içerisine elini soktuğu sırada kendisine engel olmak için elini iten katılan mağdureyi zorlayıp mukavemetini kırmak suretiyle cebir kullanarak vajinasına dokunduğu ve dudağından öptüğünün kabulü ile çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Özetle, olayın oluş şekli ve sanığın kişilik özellikleri dikkate alındığında; cezasını hafifletecek takdiri indirim nedeni somut olayda bulunmamasına rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesinin uygulanmasına karar verilmesinin yerinde olmadığına, ayrıca katılan mağdurenin suç tarihinde on iki yaşından küçük olduğu gözetilerek temel cezaya ilişkin uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 103/1-c.3 maddesi şeklinde gösterilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, annesi tarafından yönlendirildiğine, sanığın lehine olan deliller toplanmayarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eylemin gerçekleştiği iddia edilen yerde keşif yapılmadığına, mağdure hakkında rapor alınmadığına, eylem sırasında kullanıldığı kabul edilen cebrin ne olduğunun açıklanmadığına, sanık ile mağdurenin annesi arasında husumet bulunduğundan vaki şikayetin gerçekleştiğine, mağdurenin olaydan yedi gün sonra dedesiyle aynı dükkana geldiğine, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılan mağdurenin suç tarihinde on iki yaşından küçük olduğu nazara alındığında; temel cezaya ilişkin uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 103/1-c.3 maddesinin gösterilmemesi, Yargıtay tarafından düzeltilebilir bir hukuka aykırılık olarak görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 25. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün birinci paragrafında yer alan "...5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-1.cümlesi..." ibaresi çıkarılarak yerine "5237 sayılı Kanun'un 103/1-c.1 ve c.3 maddesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 25. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2026 tarihinde karar verildi.