Orman vasfı nedeniyle tapu kaydının iptali sonucu uğranılan zararın Türk Medeni Kanunu 1007. maddesi uyarınca tazmini talepli davada bilirkişi raporu ve değer tespitine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, tapu kaydının mahkeme kararı ile orman vasfıyla iptal edilmesi sonucu 4721 sayılı Kanunun 1007. maddesi uyarınca uğranılan zararın tazmini talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararının, davacının taşınmazın arsa niteliğinde olduğu ve düşük bedel tespiti yapıldığı, davalı Hazinenin ise bilirkişi raporlarındaki çelişkiler ve objektif değer artışı uygulamasının hatalı olduğu yönündeki istinaf itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından zamanaşımı ve bilirkişi raporunun uygunluğu gerekçesiyle esastan reddedilerek kararın taraflarca temyiz edildiği belirtilmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/10179 E.  ,  2026/835 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2079 Esas, 2024/1586 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/270 Esas, 2022/121 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ......Mahallesi 1 71... parsel sayılı taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edildiğini ileri sürerek uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz arsa niteliğinde olup emsal karşılaştırması yapılarak bedel tespiti yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın arazi olarak nitelendirilmesi durumunda, münavebeye esas alınan ürünlerin üretim masrafları brüt gelirlere göre yüksek alınmak suretiyle düşük bedel tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda yazılı özellikleri dikkate alındığında en az %400 objektif değer artışı uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında... Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2020 yılı verileri esas alınmasına rağmen brüt gelir, masraf ve net gelir hesaplarının birbirinden farklı olduğunu ve yerel mahkemece bu çelişki giderilmeden hüküm kurma yoluna gidildiğini, objektif değer artış oranının uygulanmasının hatalı olduğunu, arazinin sulanıp sulanmadığı, sulanıyorsa nereden ve hangi şekilde sulandığı bilirkişi raporuna yansıtılması gerekirken hiçbir dayanak gösterilmeden taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesi ve sulamada motopomp ya da damla sulama yöntemi kullanılıyorsa, bunun için yapılan giderlerin de üretim giderlerine eklenmemesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait taşınmazın tapu kaydının iptaline yönelik Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/135 Esas, 2020/121 Karar sayılı kararının 16.09.2020 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 10.12.2020 tarihinde açılmış olduğu dikkate alındığında tapu kaydının iptali tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunda taşınmazın tarım arazisi olarak değerlendirildiği, raporun dosya kapsamına ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca hükmedilen bedele yasal faiz uygulanmasının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın davacı adına tapuda kayıt iken Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/135 Esas, 2020/121 Karar sayılı kararı ile taşınmazın 7365,33 m²lik kısmın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 16.09.2020 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 10.12.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak ve dava konusu taşınmazın özelliklerine, dosya kapsamına göre uygun görülen kapitalizasyon faiz ve objektif değer artış oranı uygulanarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.