Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen istinaf kararına karşı yapılan temyiz başvurusunu esastan reddederek hükmü onadı.
Özet: Sanık hakkında, para vaadiyle evine ve başka bir yere götürdüğü altı yaşındaki mağdura cebir kullanarak nitelikli cinsel istismarda bulunduğu ve hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiasıyla açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerince verilen mahkumiyet kararları, sanık müdafiinin delil çelişkisi, gerekçe yetersizliği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırılık iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay tarafından yargılama süreçlerinin usul ve kanuna uygun olduğu, tüm delillerin değerlendirildiği, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddedilerek oybirliğiyle onanmıştır.
9. Ceza Dairesi         2026/3165 E.  ,  2026/5027 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2026/316 E., 2026/202 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 24.Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın farklı zamanlarda para vereceği hilesiyle evine ve bir bina arkasına götürdüğü altı yaşındaki mağdura karşı cebir kullanarak oral ve anal yoldan cinsel ilişkiye girdiğinin kabulü ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, mahkumiyet hükmünün katılan mağdur beyanına dayandırıldığına, çelişkilerin giderilmediğine, kararın gerekçe yönünden yetersiz olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Her ne kadar Tebliğname'de sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32.maddesinden istifa edip edemeyeceğinin tespiti için rapor alınması gerektiğine dair bozma görüşü bildirilmiş ise de 5271 sayılı Kanun'un 294/1.maddesi nazara alındığında sanık müdafiinin temyiz dilekçesi içeriğinde hükmün bu yönden bozulması gerektiğine dair bir talebi bulunmadığı, anılan durumun 5271 sayılı Kanun'un 289.maddesinde düzenlenen hukuka kesin aykırılık halleri kapsamına da girmediği anlaşılmakla Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 24.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2026 tarihinde karar verildi.