Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı üzerine, silahlı terör örgütüne üyelik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarında sanığın tüm istinaf taleplerini değerlendirmeyen Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü, eksik inceleme nedeniyle bozarak dosyanın yeniden istinaf incelemesi için iadesine karar verdi.
Özet: Yapılan itiraz incelemesi sonucunda, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının, sanığın kendi istinaf talebini değerlendirmeyerek yalnızca müdafiinin taleplerini ele alması nedeniyle usul hatası içerdiği tespit edilmiştir; bu durumun hükmün kanun yolu bütünlüğünü bozduğu ve sağlıklı bir hukuki denetime engel olduğu belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmasına ve dosyanın, incelenmeyen istinaf istemleri de dahil olmak üzere yeniden istinaf incelemesi yapılması için ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2025/9264 E.  ,  2026/2698 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/953 E., 2023/770 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/1355 E., 2022/184 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi,TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İTİRAZ TARİHİ : 17.12.2025
İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15/10/2025 tarih ve 2024/7932 Esas, 2025/24283 Karar sayılı kararı
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade kararının kaldırılması ile hükmün bozulması
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15/10/2025 tarih ve 2024/7932 esas, 2025/24283 karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.12.2025 tarihli ve KD-2023/86138 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
İtirazın konusu, bölge adliye mahkemesince taraflardan birinin ya da bir kaçının istinaf istemleri ile ilgili her hangi bir inceleme yapılmadan hüküm kurulması halinde, Yüksek Dairece yapılan temyiz incelemesinde tevdi kararı verilmeyip, bölge adliye mahkemesi hükmü bozularak dosyanın, incelenmeyen istinaf istemleri ile birlikte yeniden istinaf incelemesi yapılarak bir karar verilmesi için ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi, 5235 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi ile 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemelerinin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Karar" dikkate alındığında 20.07.2016 tarihinden sonra verilen ve kanun yoluna başvurulan kararlar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun istinaf ve temyize ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesince 25.10.2022 tarihinde sanık ... müdafiinin yüzüne karşı verilen mahkumiyet hükmüne karşı, sanık müdafii tarafından 25.10.2022 tarihinde süre tutum dilekçesi verildiği, müdafiiye gerekçeli kararın 04.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 21.11.2022 tarihinde, müdafiinin ise 02.12.2022 tarihinde gerekçeli istinaf talebi ile istinaf yoluna başvurduğu halde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi tarafından yapılan incelemede sanık müdafiinin istinaf taleplerinin karşılandığı ancak sanığın istinaf talebi hakkında karar verilmediği anlaşılmakla,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli ve 205-542 sayılı kararında da belirtildiği üzere; "Bölge adliye mahkemesince bu talep değerlendirilmeden karar verilmesinin hükmün kanun yolu incelemesi bakımından bütünlüğünü bozması, ilk derece mahkemesince verilen bir kararın istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi denetiminden geçmiş olmasının, söz konusu kararın olay tespiti bakımından hatasız olduğu konusunda kesin bir güvence oluşturmaması, Yargıtayın görevi olan hukuksal denetimi sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi için somut olayın objektif bir bakış açısıyla, hukuksal açıdan duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmiş ve delil değerlendirmesinin hatasız şekilde gerçekleştirilmesine bağlı olması, sanık hakkında kurulan hükmün bir bütün teşkil etmesi ve herhangi bir noktadan kanun yoluna gidilmesi veya bozulması hâlinde diğer noktalarının kesinleşmesinin, diğer bir deyişle kısmi kesinleşmenin mümkün olmaması, sanık ... müdafii aynı hükme karşı istinaf yoluna başvurmuş olmalarına rağmen sadece müdafiinin talebi üzerine verilen kararın usulüne uygun olarak istinaf yolu incelemesinin sonuçlandırılmış olduğunu göstermemesi, verilen bu karar hukuk aleminde varlığını sürdürürken bu kez sanığın istinaf talebi ayrıca değerlendirilerek aynı hüküm hakkında yeni bir istinaf kararı verilememesi, sanık hakkındaki hükme dair daha önce istinaf merciince karar verilmiş olması hâlinde merciin bu hükmü yeniden incelemesinin ancak daha önce verilmiş kararın bozularak ortadan kaldırılması hâliyle sınırlı bulunması hususları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde "Yüksek Dairece yapılan temyiz incelemesinde tevdi kararı verilmeyip, bölge adliye mahkemesi hükmü bozularak dosyanın, incelenmeyen istinaf istemleri ile birlikte yeniden istinaf incelemesi yapılarak bir karar verilmesi için ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15/10/2025 tarih ve 2024/7932 esas, 2025/24283 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
3. Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli ve 205-542 sayılı kararında da belirtildiği üzere; "Bölge adliye mahkemesince bu talep değerlendirilmeden karar verilmesinin hükmün kanun yolu incelemesi bakımından bütünlüğünü bozması, ilk derece mahkemesince verilen bir kararın istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi denetiminden geçmiş olmasının, söz konusu kararın olay tespiti bakımından hatasız olduğu konusunda kesin bir güvence oluşturmaması, Yargıtayın görevi olan hukuksal denetimi sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi için somut olayın objektif bir bakış açısıyla, hukuksal açıdan duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmiş ve delil değerlendirmesinin hatasız şekilde gerçekleştirilmesine bağlı olması, sanık hakkında kurulan hükmün bir bütün teşkil etmesi ve herhangi bir noktadan kanun yoluna gidilmesi veya bozulması hâlinde diğer noktalarının kesinleşmesinin, diğer bir deyişle kısmi kesinleşmenin mümkün olmaması, sanık ... müdafii aynı hükme karşı istinaf yoluna başvurmuş olmalarına rağmen sadece müdafiinin talebi üzerine verilen kararın usulüne uygun olarak istinaf yolu incelemesinin sonuçlandırılmış olduğunu göstermemesi, verilen bu karar hukuk aleminde varlığını sürdürürken bu kez sanığın istinaf talebi ayrıca değerlendirilerek aynı hüküm hakkında yeni bir istinaf kararı verilememesi, sanık hakkındaki hükme dair daha önce istinaf merciince karar verilmiş olması hâlinde merciin bu hükmü yeniden incelemesinin ancak daha önce verilmiş kararın bozularak ortadan kaldırılması hâliyle sınırlı bulunması hususları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde";
İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf isteminin bölge adliye mahkemesi tarafından değerlendirilmeksizin yalnızca bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, katılan ... ve katılan ... Başkanlığı vekillerinin istemleri incelenerek kararı verilmesi nedeniyle sanığın istinaf istemlerinin de istinaf talebinde bulunanlarla birlikte değerlendirilerek yeniden karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK'nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi ile değişik 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.