Sanık müdafiinin mazeretinin reddedilerek esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma alınmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali ve mahkumiyetin bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde Yargıtay, sanık müdafiinin müvekkilinin hastalığı ve diğer mahkeme duruşmaları nedeniyle sunduğu mazeretin ilk derece mahkemesince usul ve yasaya aykırı biçimde reddedilerek duruşmaya devam edilmesi sonucunda, sanık ve müdafiinin esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma haklarının kısıtlanması ve anayasa ile uluslararası sözleşmelerle teminat altına alınan adil yargılanma ile silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edilmesi sebebiyle kararı bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/11814 E.  ,  2026/2411 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1521 E., 2022/394 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/226 E., 2020/127 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
23.06.2020 tarihli son duruşmada hazır olmadığı anlaşılan sanık müdafiinin 22.06.2020 günlü mazeret dilekçesinde "Yukarıda mahkemeniz esasında kayıtlı olan dosyanın 23/06/2020 günü saat 11:00 'de yapılacak olan duruşmasına, müvekkil sanığın hasta olması ve bir süredir ....Şehir Hastahanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümünde tedavi görüyor olması nedeniyle katılmayacak olması, ayrıca aynı gün ve aynı saatlerde Bursa 8. Aile Mahkemesinin 2018/543 Esas, Bursa 9. İş Mahkemesinin2019/179 Esas, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/241 Esas sayılı dosyalarının da duruşması olması nedeniyle katılamayacağım. Bu nedenle mesleki mazeretimizin kabulü ile mahkemenizdeki dava duruşmasının uygun görülecek başka bir güne ertelenmesini ve duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." biçimindeki istemi ve dilekçe ekindeki 22.06.2020 günlü ve TC Sağlık Bakanlığı ...Şehir Hastanesince düzenlenen belge içeriği dikkate alınmaksızın, "Her ne kadar sanık müdafi Bursa 8 Aile Mahkemesinin 2018/543 esas, 9 İş Mahkemesi'nin 2019/1 79... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/241 esas sayılı dosyalarının duruşması olması nedeniyle katılamayacağını beyanla mazeretinin kabulünü talep etmiş ise de, Uyap sisteminde yapılan incelemede Avukat Duruşma Sorgulama sekmesinde sanık müdafinin katılacağını belirttiği mahkemelerinin duruşmalarının bulunduğu ancak duruşma gününün belirlendiği 03/12/2019 tarihli duruşmada birden fazla duruşmasının bulunduğundan bahisle herhangi bir itirazı olmadığı, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre talep etmesi üzerine duruşmanın ertelendiği, diğer mahkemelerin duruşmalarına işbu duruşmayı mazeret belirterek bu duruşmaya katılma veya bir meslektaşını tevkil ile yetkilendirme imkanının bulunduğu ancak buna da tevessül etmediği gözetilerek bu sebeple sanık müdafinin mazeretinin yerinde bulunmadığı cihetle 676 sayılı KHK'nın 5'inci maddesi ve 7070 sayılı yasanın 5'inci maddesi ile değişik CMK'nun 188/2. Cümle uyarınca mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği kabul edilerek duruşmaya devam edilmesine oybirliğiyle karar verildi, tefhimle açık yargılamaya devam olundu. " şeklinde ara karar kurularak, ilk derece mahkemesince istemin 676 sayılı KHK'nın 5. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 188/1-2. cümlesi maddesi uyarınca reddedildiği, sanığın ve müdafiinin yokluğunda esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaları alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 197. maddesi, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi ve Anayasa'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma ilkesi dikkate alınarak; adaletin selameti ve sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaları alınmaksızın, T.C. Anayasası'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde sanık ve müdafii bulunmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle CMK 150/3, 188/1, 197/1 inci ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.