Yargıtay 3. Ceza Dairesi, asker şahıs hakkında verilen silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini ankesörlü hat verileri ve diğer delillerin eksik araştırılması nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesince verilen ve istinaf mahkemesince onanan mahkumiyet kararı, sanığın örgütle organik bağ kurarak hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığını tespit etmeye yönelik maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması amacıyla UYAPta sanık hakkında bilgi olup olmadığının araştırılması, sabit/ankesörlü hat inceleme raporunda sanıkla birlikte arandığı tespit edilen şahısların tanık sıfatıyla dinlenmesi, HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek konuşma ve bir araya gelme durumlarının incelenmesi gibi eksik araştırmalar nedeniyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/7945 E.  ,  2026/3766 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/507 E., 2021/1240 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/210 E., 2021/88 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet
hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan)16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; sanığın örgütle organik bağ kurarak hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren faaliyetlerde bulunup bulunmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasını teminen, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde temin edilmesi, sabit/ankesörlü hat inceleme raporununda sanıkla birlikte arandığı tespit edilen ve kovuşturma aşamasında dinlenmeyen şahıslarla birlikte usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri, HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek sanık ile konuşma ve bir araya gelme durumlarının incelenmesi, gerektiğinde bilirkişi incelemesinin yaptırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.