Yurtdışı borçlanma talebinin iptali davasında tebligat ihtilafı ve borçlanma bedeli tespitinde başvuru tarihi yerine dava tarihinin esas alınmasının usul ve yasaya aykırılığına ilişkin karar.
Özet: Davacı, 2017 tarihli yurtdışı borçlanma talebinin ödeme yapılmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi işleminin kaldırılmasını ve borçlanma hakkının başvuru tarihindeki geçerli mevzuatla tespitini isterken; ilk derece mahkemesinin, davayı yeni bir başvuru olarak kabul edip borçlanmayı dava tarihindeki 2024 mevzuatı üzerinden belirlemesi, Yargıtay tarafından davacının talebiyle çelişerek hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hatanın yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilebileceğine karar verilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2026/3913 E.  ,  2026/5166 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2086 E., 2025/2464 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/195 E., 2025/265 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; yurt dışında geçirdiği süreleri 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanmak üzere 28.12.2017 tarihli borçlanma talep dilekçesi ile Kuruma başvurduğunu ve Kurum yetkililerinin kendisine borçlanabileceği gün sayısına ve borçlanmaya ilişkin bildirim yapılacağını belirttiklerini, Kurumdan gelecek bildirimi beklediğini, gönderilen tebligatın kendisine ulaşmaması ve aradan da 3 aylık sürenin geçmesi sebebiyle borçlanma talebinin iptal edildiğini beyanla 3201 Yasa kapsamındaki 28.12.2017 tarihli borçlanma talebinin gereğinin 3 aylık sürede yapılmadığı gerekçesi ile borçlanma talebinin iptal edilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline, borçlanma talep tarihinde geçerli olan miktar üzerinden davacının borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının 28.12.2017 tarihli yurtdışı borçlanma talebinin 02.01.2018 tarihli yazı ile Kurum kayıtlarına girdiğini, davacının talebi üzerine borçlandırma işlemlerinin yapılarak borçlanma formunda belirtilen .. ülkesinde yer alan adrese 02.02.2018 tarihinde iadeli taahhütlü olarak tebliğ evrakı gönderildiğini ve davacının kendisine tebliğ yapıldığını, davacının yasal süresi içerisinde borçlandırma ödemesini yapmadığını, bu nedenle borçlanma işleminin geçersiz kaldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile " Davanın kabulüne, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihi olan 16.01.2024 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 16.01.2024 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilen azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; borçlanma işleminin geçersiz olduğunu, davacının . ülkesinde yer alan adresine 02.02.2018 tarihinde iadeli taahhütlü olarak tebliğ evrakı gönderidiğini ve davacının kendisine tebliğ yapıldığını, davacı tarafından yasal süresi içerisinde herhangi bir borçlanma ödemesi yapılmadığını, davacının kendisine hiç tebliğ yapılmadığı yönündeki iddiası kabul edilse dahi dava açması için makul sürenin geçmiş olduğunu, kuruma başvurunun şart olduğunu, dava dilekçesinin yeni bir başvuru olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava tarihi esas alınarak borçlanmaya ve dava tarihinde geçerli olan bedel üzerinden borçlanmaya hükmedilse dahi davanın kısmen kabulü yerine davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 28.12.2017 tarihli yurtdışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Eldeki dosyada davacının talebi 28.12.2017 tarihli borçlanma talebinin gereğinin 3 aylık sürede yapılmadığı gerekçesi ile borçlanma talebinin iptal edilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ve borçlanma talep tarihinde geçerli olan miktar üzerinden davacının borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi olduğu, mahkemece dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihi olan 16.01.2024 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 16.01.2024 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilen azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesine rağmen davanın kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA İlk Derece Mahkemesi hükmünün tamamen silinerek yerine "1-Davanın kısmen kabulü ile dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihi olan 16.01.2024 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 16.01.2024 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilen azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı Kurum kendini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan davetiye ve müzekkere posta giderinden ibaret toplam 602,00 TL yargılama giderinin takdiren 301, 00 TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yargılama gideri sarf olunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren iki hafta içinde Trabzon Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkca okunup usulen tefhim olundu." ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.