İş mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında, işçinin eksik/hiç bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespiti talebi üzerine Yargıtay bozma kararı sonrası verilen kısmen kabul kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı işçinin, davalı işverene ait işyerinde 1999-2012 yılları arasında çalıştığı iddia ettiği ancak sigorta kayıtlarına eksik veya hiç yansımayan hizmet sürelerinin tespitini talep ettiği hizmet tespiti davasında, yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı, temyiz incelemesi sonucunda, dosyadaki bilgi ve belgelerin karar vermeye elverişli olmadığı, davalı işverene ait bordroların getirtilmesi, tanıkların ayrıntılı ifadelerinin alınması ve çelişkilerin giderilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, dosya yeniden incelenmek üzere mahkemeye geri gönderilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/12803 E.  ,  2026/6522 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2021/147 E., 2025/284 K.
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 15.06.1999 tarihinden, işten ayrıldığı 03.09.2012 tarihine kadar en son 900,00.-TL ücretle işçi olarak aralıksız şekilde çalıştığını, ancak sigortalı girişinin Kuruma 14.04.2006 olarak bildirildiğini, çalışma süreleri sürekli ve kesintisiz olan müvekkilinin çalışmalarının işverence Kuruma eksik bildirildiğini, müvekkilinin 2007 yılında doğum yaptığı 3 aylık süre dışında çalışmalarının kesintisiz olduğunu ifade etmiş ve müvekkilinin davalı işveren yanında geçen ve davalı Kuruma hiç bildirilmeyen 15.08.1999-14.04.2006 tarihleri arasındaki süreler ile 14.06.2006-02.02.2009 tarihleri arasındaki sürelerde ve Kuruma eksik bildirilen 02.02.2009-03.09.2012 tarihleri arasındaki sürede sürekli ve kesintisiz olarak asgari günlük kazançla davalı işveren yanında çalıştığının tespitine, bu günlerin diğer sigortalılık günleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 24.02.2014 tarihli duruşmada hizmet tespiti talebini tavzih etmiş ve taleplerinin 2007 yılının ocak, şubat ve mart ayları hariç 15.06.1999-03.09.2012 tarihleri arasındaki süreye ilişkin olduğunu ifade etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının 5...3 sigorta sicil numarası ile Kurum sigortalısı olduğunu, dosyasının tetkikinden 14.04.2006 tarihinde 61561 işyeri sicil numaralı işyerinde işe başladığı, dava konusu dönemlerde çalışmalarının kesintili geçtiği, işe giriş çıkışlara göre hizmetlerin tam olarak bildirildiğinin tespit edildiğini, davacının tespit talebinin hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddinin gerektiğini, Yargıtay içtihatları ile hak düşürücü sürenin işlemesini duruduran belgelerin bu olayda bulunmadığını ve söz konusu dönemlere ilişkin tespit talebinin reddinin gerektiğini, yerleşik Yargıtay kararlarına göre işe giriş çıkışlara göre tam bildirilen, yani kesintili geçen çalışmalar konusunda istikrar kazanmış Yargıtay kararlarına göre giriş çıkışlar şeklinde gerçekleşen çalışmaların bildirim belgeleriyle eşdeğer belgelerle ispatının gerekeceğini, Yargıtay tarafından hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin davalar meyanında değerlendirildiğini, bu sebeple Mahkemece resen inceleme yapılarak dava konusu sürelerde söz konusu iş yerinin faal olup olmadığı, işverenin işverenlik sıfatı ile husumete ehil olup olmadığı hususlarının araştırılması ve uyuşmazlık konususunm tereddüde mahal bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini beyan etmiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle davacının 1999 yılında işe girdiği ve 15.06.1999-03.09.2012 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz şekilde çalıştığı iddiasının kesinlikle gerçek dışı olduğunu, davacının 2006 yılının 4. ayında işe girip 2006 yılının 6. ayında işten ayrıldığını, yeniden 2009 yılında işe giren davacının 2012 yılında işten ayrıldığım, davacının çalıştığı sürelerin Kuruma tam olarak bildirildiğini, davacının imzasını taşıyan ücret bordroları, puantaj cetvelleri ve İşe giriş bildirgelerinin resmi belge ve yazılı delil olup savunmalarını doğruladığını, davacıya ait belgelerin davacı tarafından şirket aleyhine açılan 2012/426 E. sayılı dosya içerisinde mevcut olduğunu, davacının özellikle 2006 yılı öncesine ilişkin hizmet tespiti talebi için hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu ifade etmiş ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; “Davanın kısmen kabulüne” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairece özetle; "...İnceleme konusu davada davacı, davalı işverene ait çay ocağında 15.06.1999 - 03.09.2012 tarihleri arasında çalıştığı halde, bildirilmeyen bu hizmetlerin tespitini talep etmiştir. Mahkemece davacının talebiyle ilgili kısmen kabul kararı verilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Bu bakımdan öncelikle talebe konu dönemdeki davalı işverene ait tüm bordrolar getirtilmeli, mahkemece dava sırasında dinlenen tanıkların ve yeni tespit edilecek bordro tanıklarının anılan dönemle ilgili ayrıntılı ifadeleri alınarak aradaki çelişkiler giderilmeli, dava sırasında aynı ve komşu işyerlerinde çalıştıklarını belirten tanıkların hizmet döküm cetvelleri getirilerek hangi dönemde çalıştıkları belirlenerek ifadelerine başvurulmalı, davalı işyerinin talebe konu dönemdeki faaliyet durumu etraflıca araştırılmalı, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; hükmün bozulması istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.