Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, 375 sayılı KHK geçici 35/b maddesi uyarınca FETÖ/PDY iltisakı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan askeri personelin beraatine rağmen, idarenin geniş takdir yetkisiyle gerçekleştirilen işlemin hukuka uygunluğunu incelemesi.
Özet: FETÖ/PDY iltisakı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan askeri personelin, ceza yargılamasında örgüt üyeliği suçundan beraat etmesi üzerine ilk derece mahkemesi işlemi iptal ederek mali haklarının ödenmesine karar verirken, Bölge İdare Mahkemesi ise idarenin geniş takdir yetkisini ve askeri personelin üst düzey sadakat yükümlülüğünü vurgulayarak, davacı hakkındaki ankesörlü arama ve tanık ifadelerini bütüncül değerlendirip örgütle irtibatlı olduğu sonucuna vararak kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka uygun bulmuş ve ısrar kararı vermesi üzerine, davacı bu ısrar kararının bozulmasını talep etmektedir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2880 E.  ,  2025/1063 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2880
Karar No : 2025/1063
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Adana İli, İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığında Hava İkmal Üsteğmen rütbesiyle görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle mahrum kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla;
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının 26/06/2019 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../... nolu FETÖ/PDY soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesinin alındığı, ... Ağır Ceza Mahkemesi’nde 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan kamu davası açıldığı, ...Ağır Ceza Mahkemesi’ni... tarih ve E:......, K:... sayılı kararıyla davacının beraatine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi.... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddine karar verildiğinin görüldüğü,
Somut olay değerlendirildiğinde; davalı idareyi dava konusu işlemi tesis etmeye sevkeden sebebin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı/irtibatlı olması olduğu ve bunun dayanağının da ceza dosyasında tanık olarak dinlenen H.A. ve M.A.E.'nin ifadeleri ile ardışık arama iddiası olduğu, ancak davacı hakkında yapılan muhakemenin, suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraat ile neticelendiği, ceza dosyasında tanık olarak dinlenen H.A.'nın davacı aleyhine herhangi bir beyanının olmadığı, M.A.E'nin söylediklerinin başkaca delillerle desteklenmek suretiyle davacının bu yapıya iltisak ve irtibatının idarece ortaya konularak örgüt hiyerarşisi içinde yer aldığına veya iltisak/irtibatlı olduğuna dair bilgi ve belge sunulamadığı, davacı hakkında ardışık arama iddiasına ilişkin ceza dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda ise, sanığın tek bir kez ardışık arandığının tespit edildiği, sanığın sabit hatlardan çok kez arandığı ancak bu aramaların asker kişilerle ardışık arama ve periyodik arama şeklinde olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla bu hususların, davacının terör örgütü ile iltisak/irtibatlı olduğu yönünde değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığı,
Bu durumda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı/irtibatlı olduğu somut olarak ortaya konulamayan davacının, 7145 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35'nci maddesinin B bendi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına dair dava konusu işlemde hukuki isabet görülmediği ve hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem sebebiyle davacının mahrum kaldığı mâli ve özlük haklarının ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kaldığı mali haklarının her bir ödemenin yapılması gerektiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35/B maddesi uyarınca, bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirilmesinin yeterli görüldüğü ve bu konuda idarelere takdir hakkı tanındığı, yürütülen askeri hizmetin mahiyeti ve üst düzey sadakat yükümlülüğü gereği askeri personele ilişkin tasarruflarda bu takdir hakkının daha geniş olduğunun kabulü gerektiği; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile ceza yargılaması sırasında alınan tanık ifadelerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden; davacının TSK yapılanmasındaki gizliliği sağlamak amacıyla örgüt tarafından geliştirilen ankesörlü ve sabit hatlardan aranma şeklinde gerçekleşen iletişim yöntemlerini kullanarak mahrem imamlar ile irtibat kurduğu, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaçlarını ve yöntemlerini bilerek ve isteyerek hiyerarşik yapısına dahil olduğu, tanık beyanları da dikkate alındığında davacının örgüt imamıyla irtibatlı olduğu, örgüt tarafından TSK yapılanması içerisine dahil edildiği, aynı tanığın bir süre sonra davacıya ulaşılamadığını da beyan ettiği, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile örgüte has haberleşme şekli olan ankesörlü hatlar üzerinden haberleştiği, örgüt hiyerarşisi içerisinde bağlı oldukları örgüt imamının kendilerini ardışık olarak söz konusu ankesörlü telefonlardan aradığı, bu suretle örgüt talimatı olan gizliliğe riayet ettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, istinaf talebinin kabulüne karar verilerek İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 22/05/2024 tarih ve E:2022/12781, K:2024/8092 sayılı kararıyla; Davacının askeri öğrencilik döneminde örgütle irtibatı bulunmayan veya örgütle irtibatını kesen askeri öğrencilerin askeri okuldan ayrılmasını sağlamak için kullanılan ve "şok mangası" olarak adlandırılan yapıya tabi tutulduğu; Hava Harp Okulu'nda okuduğu dönemde terör örgütü tarafından özel önem verildiği bilinen uçuş eğitimi sürecinin sonunda başarısız sayılarak pilotluktan elendiği; ceza yargılamasında tanık olarak dinlenen ve davacı ile ardışık arandığı iddia olunan H.E.'nin davacı aleyhine herhangi bir beyanının olmadığı; örgüt içerisinde 2015-2016 yılları arasında Ümit yapılanmasında öğretmen olarak görev alan ve etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan M.A.E.'nin ifadelerinin, davacıyı yüz yüze görmediği, davacıya ulaşılabilseydi yüz yüze görüşeceği, ancak kendisine ulaşamadıkları için bu görüşmenin gerçekleşemediği yönünde olduğu; davacının ardışık arandığı iddiasına ilişkin olarak ceza yargılamasında aldırılan bilirkişi raporunda ise, davacının tek bir kez ardışık arandığının, sabit hatlardan çok kez arandığının, ancak bu aramaların asker kişilerle ardışık aranma ve periyodik aranma şeklinde olmadığının tespit edildiği; diğer taraftan, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde yer verilen davacının ankesörlü ve sabit hatlardan aranma şeklinde gerçekleşen iletişim yöntemlerini kullanarak mahrem imamlar ile irtibat kurduğu ve örgüt imamıyla irtibatlı olduğu hususunda dosya içerisinde bilgi ve belge bulunmadığı görüldüğünden, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu yönünde değerlendirme yapılamayacağı ve dava konusu işlemin bu nedenle hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar dosyada davacının ankesörlü ve sabit hatlardan aranma şeklinde gerçekleşen iletişim yöntemlerini kullanarak mahrem imamlar ile irtibat kurduğu ve örgüt imamıyla irtibatlı olduğu hususunda herhangi bir veri bulunmadığı anlaşılmakta ise de, idarece yapılan soruşturma kapsamında alınan ifadeler ve bilirkişi raporundaki tespitlerin bir arada değerlendirilmesi sonucunda davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile mensubiyeti, iltisakı ve irtibatı olduğu değerlendirilerek görevin önem ve özelliği de dikkate alınmak suretiyle kamu görevinden çıkarılmasına dair tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin gerekçesiz tesis edildiği, bu nedenle idarenin takdir yetkisinin aşıldığı; davalı idarece 26/06/2019 tarihinde görevinden uzaklaştırılmışsa da 29/01/2021 tarihinde görevine iade edilmesinden sonra aleyhine yeni herhangi bir vaka veya delil söz konusu olmamasına rağmen, gerekçesiz ve keyfi olarak kamu görevinden çıkarıldığı; silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yargılandığı davada beraatine karar verildiği ve adli mercilerce yapılan inceleme ve araştırmalar sonucu terör örgütüyle herhangi bir ilişkisinin bulunmadığının kesin bir şekilde tespit edilmiş olduğu; H.E.'nin diğer öğrencilerle çok samimi olmadığı şeklindeki söyleminin o dönemde de terör örgütü mensubu olmadığı için diğer öğrenciler tarafından dışlandığını ortaya koyduğu; ayrıca pilot olmasının engellenmesinin, başlı başına örgüt mensubu olmadığını ispatladığı ve bir kayırmaya maruz kalmadığını gösterdiği; H.E. ile bir kez arka arkaya aranmasının ardışık arama olarak nitelendirilemeyeceği zira o durumda pek çok arama olması gerektiği, ayrıca FETÖ/PDY terör örgütünün, birbirlerini tanıyan kişileri aynı kişi ile irtibatlandırmadığının bilinen bir gerçek olduğu; H.A.'nın ifadesinin de lehine değerlendirilmesi gerektiği; M.A.E'nin iddialarının ise 2013 yılına ait olduğu, mesnetten yoksun olup herhangi bir somut bulgu ile desteklenmediği ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak adına verilen beyanlarından ibaret olduğu, öte yandan davacıyı yüz yüze görmediği, davacıya ulaşılabilseydi yüz yüze görüşeceği, ancak kendisine ulaşamadıkları için bu görüşmenin gerçekleşemediği şeklindeki beyanların ise lehine olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...NIN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2025 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 22/05/2024 tarih ve E:2022/12781, K:2024/8092 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.