Danıştay, 6111 sayılı Kanun kapsamında KDV ve kurumlar vergisi matrah artırımında yapılan hatalı beyan nedeniyle fazladan ödenen vergilerin iadesi talebine ilişkin kararı onadı.
Özet: Bir şirketin, 6111 sayılı Kanun kapsamında katma değer vergisi matrah artırımında tecil edilebilir katma değer vergisini sehven düşmeyerek fazladan ödediği verginin tecil faiziyle iadesi yönündeki talebini haklı bulan, buna karşılık kurumlar vergisi oranı ve gecikme faizi ile ilgili diğer talebini esastan incelemeksizin reddeden ilk derece mahkemesi kararının bölge idare mahkemesi tarafından onanmasının ardından, davalı idarenin temyiz istemi reddedilerek, şirketin fazla ödediği KDVnin tecil faiziyle iadesine ilişkin hüküm hukuka uygun bulunmuş ve diğer talebin incelenmeksizin reddi kararı onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/1936Karar No : 2025/3484TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı/...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim ŞirketiVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı şirketin, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu kapsamında tecil edilebilir katma değer vergisini hesaplanan katma değer vergisi tutarından düşerek beyan etme hakkı olduğu halde sehven düşmemesi nedeniyle fazladan tahakkuk eden 201.667,64-TL'den kurumlar vergisi matrah arttırımı yaparken eksik beyan ettiği ve düzeltme beyannamesi ile düzeltildiği tahakkuk eden 41.676,61-TL'nin mahsubu ile geriye kalan kısmın iadesi talebiyle yaptığı düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ve ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi ile düzeltilen kurumlar vergisi beyanları nedeniyle %15 oranında uygulanacak kurumlar vergisi oranının %20 olarak uygulanması nedeniyle yapılan tahakkukun iptali ve yükümlü bulunduğu kurumlar vergisi oranının %15 olduğunun hüküm altına alınmasına karar verilmesi, bu nedenle fazladan tahsil edilen 78.786,14-TL kurumlar vergisi ile 21.821,68-TL gecikme faizinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 6111 sayılı Kanun kapsamında, mükelleflere ilgili yıllarda yapılacak matrah artırımında tecil edilebilir katma değer vergisinin hesaplanan katma değer vergisinden düşülmesi imkanı verildiği, davacı şirket tarafından verilen katma değer vergisi matrah artırım beyannamelerinde, tecil edilebilir katma değer vergisinin, matrah artırımına esas hesaplanan katma değer vergisinden düşülmediği, bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı ve bu durumun matrahta hata olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği, öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca verginin tahsil edildiği tarihten düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre belirlenen tecil faiziyle iadesi gerektiği, yükümlü bulunulan kurumlar vergisi oranının %15 olduğunun hüküm altına alınmasına karar verilmesi ile kurumlar vergisi oranının %20 olarak uygulanması nedeniyle fazladan tahakkuk eden 78.786,14-TL kurumlar vergisi ile 21.821,68-TL gecikme faizinin iptali isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş ve fazladan beyan edilen ve ödenen verginin tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiş, davanın diğer kısmı yönünden dava incelenmeksizin reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.