Yargıtay 9. Ceza Dairesi, cinsel saldırı suçunda doğal uyku halinin mağdurun kendini savunamayacak durumda olma kapsamına girmediği kararıyla yerel mahkeme hükmünü bozdu.
Özet: Yargıtay, sanığın doğal uyku halinde bulunan katılana yönelik cinsel saldırı eyleminde, doğal uyku halinin Türk Ceza Kanununun 102/3-a maddesinde yer alan "kendini savunamayacak durumda bulunma" koşulunu oluşturmadığına karar vermiştir. Bu doğrultuda, ilk derece mahkemesinin bu nitelikli halin uygulanmasıyla temel cezayı artırmasını ve bölge adliye mahkemesinin bu hükme yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmesini hukuka aykırı bularak, tüm tarafların temyiz istemlerini yerinde görmüş ve bölge adliye mahkemesi kararını bozarak dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine hükmetmiştir.
9. Ceza Dairesi         2022/3622 E.  ,  2026/5006 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3106 E., 2020/282 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Katılan ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında katılan ...'ya karşı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın katılan ... uyuduğu sırada yanına yatmak, üzerini çıkarmaya çalışmak suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın aşamalardaki ifadelerinin samimi ve tutarlı olup sanık ile katılanın öpüşme ve sürtünme şeklinde yakınlaşmalarının olduğuna, katılanın rızasının bulunduğuna ve kendisini savunabilecek durumda buluduğuna ilişkindir.
B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın organ sokma suretiyle cinsel saldırı suçundan cezalandırılması, üst sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın atılı suçtan üst sınırdan ve takdiri indirim hükümleri uygulanmadan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın uyumakta olan katılan ...'nun yanına yatıp, üzerini çıkarmaya çalıştığı ve katılanın uyanması üzerine eylemini sona erdirdiği kabul edilen olayda, katılanın doğal uyku halinde bulunduğu ve doğal uyku halinin de beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunma kapsamına girmediği gözetilmeden İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezanın koşulları oluşmadığı halde aynı Kanun'un 102/3-a maddesi uyarınca artırılması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekilleri ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2026 tarihinde karar verildi.