Kentsel dönüşüm alanında bilgileri dışında yıkılan binanın maliklerinin belediye aleyhine açtığı tazminat davasında, yıkım eyleminin davalı tarafından yapıldığının ispat edilememesi nedeniyle reddi kararının temyizi.
Özet: Müvekkillerine ait taşınmazın kentsel dönüşüm sürecinde, bilgileri dışında haksız yere yıkıldığını ve enkazının kaldırıldığını öne süren davacılar, zararlarının tazminini davalı belediyeden talep etmiştir; davalı belediye ise yıkım işleminin kendileri tarafından yapılmadığını, ilgili projenin TOKİ ve yüklenici firma tarafından yürütüldüğünü, uzlaşma sağlanmadığı için müdahil olmadıklarını savunmuş, ilk derece ve istinaf mahkemeleri de davacının iddialarını somut delillerle ispatlayamaması ve tanıkların görgüye dayalı bilgisinin bulunmaması gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiş olup, davacılar bu ret kararını temyiz yoluyla üst mahkemeye taşımıştır.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/314 E., 2023/1104 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ... tapusunun 81 70... parselde kayıtlı ... Mahallesi ... Caddesi No: ... kapı numaralı binanın iştirak halinde maliki olduklarını, binanın ...- A/B/C/D/E 'den ibaret dört bağımsız bölüm ile aynı binaya dahil üç dükkandan müteşekkil olduğunu, yıkılarak bütünüyle ortadan kaldırılan binanın ... Belediyesi kentsel dönüşüm planı içerisinde değerlendirildiğini, müvekkillerinin ... Belediyesi yetkilileri arasında binanın yıkılması halinde ... kapsamında müvekkillerine 4 daire ile enkaz bedeli karşılığında para verileceğinin vaat edildiğini, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamaması üzerine yakın akrabalarından ... ... isimli şahsa müzakereleri sürdürmek üzere noterden yetki verildiğini, şehir dışında oturan müvekkillerinin 2017 yılının 5.ayında taşınmazlarının başına geldiklerinde binanın yıkılarak ortadan kaldırıldığını enkazının yok edildiğini tespit ettiklerini, yıkım işleminin akibetinin araştırılması sonucu binanın idarelerince yıkılmadığı cevabını aldıklarını, mala zarar verme nedeniyle yapılan suç duyurusu neticesinde ... ... hakkında yeterli bulguya rastlanmadığından takipsizlik kararı verildiğini, su, elektrik, doğalgaz aboneliklerinin hangi belediye ve kurumlar tarafından kimin talebiyle ve hangi yöntemlerle sonlandırıldığı konusunda yeterli bilgi alınamadığını, bu hususun araştırılması gerektiğini, abonelik hizmetlerinin yetkili birisi tarafından ya da yasa dışı yollardan sonlandırılması söz konusu olduğunu, mahalle muhtarlığının izni ve haberi olmadan bu binanın yıkılarak enkazının yok edilmesinin izahı olmadığını, enkazın döküleceği yer için davalı belediyeden izin alınması ve enkaz için belediyenin uygun gördüğü döküm noktalarına araçların taşıma yapması için mutlaka belediyeye harç yatırılması bedel ödenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde;, öncelikle husumet itirazında bulunarak, dava konusu yerin Kentsel dönüşüm kapsamına dahil olduğunu, ...Kentsel Yenileme ve Gecekondu Dönüşüm Projesi kapsamında arsa ve tesisi karşılığı konut sözleşmesi kapsamında yapılan tüm işlemleri T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi ve yüklenici firma tarafından yapıldığını, bu nedenle müvekkili Belediyenin taraf sıfatının olmadığını, yapılan araştırmalarda, ... ve davacılarına ait 2981 sayılı İmar Affı Yasaya ait tahsis dosyasına rastlanılmadığını, ... Mahallesi (... Mahallesi) ... Caddesi, No:... kapı numaralı gecekondu ... (...) Mahallesi Kentsel Yenileme ve Gecekondu Dönüşüm Projesi kapsamında kaldığı, fakat gecekondu sahipleri uzlaşmadıkları için Belediyece herhangi bir yıkım işleminin yapılmadığını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, duruşmada dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, gelen yazı cevapları karşısında yıkımın davalı ... tarafından yapıldığına dair bir kanıtın olmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. V. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, dinlenen tanıkların dava konusu olaya ilişkin görgüye dayalı bir bilgilerinin olmadığı, dava konusu binanın davalı ... tarafından yıkılarak enkazının götürüldüğü iddiasının dosya kapsamında ispat edilemediğinin anlaşılmış olmasına göre ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin ara karar sonucunu beklemeden ret kararı verdiğini, Bölge Adliye Mahkemesince taleplerinin hatalı olarak manevi tazminat olarak değerlendirildiğini, dinlenen tanıkların iddialarını doğruladığını, yıkımın belediye tarafından gerçekleştiğini beyan ettiklerini, 23.06.2021 tarihli yazıda ada parsel numaralarının değiştiğinin bildirildiğini, doğru olmayan gerekçe ile davanın reddedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, haksız yıkım iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. 1. Davacılar, davalı ... tarafından gerçekleştirilen haksız yıkım nedeniyle maddi tazminat isteminde bulunmuştur.Davalı ... bir kamu tüzel kişiliği olup kural olarak, eylem ve işlemleri kamusal nitelik taşır. Dava konusu olayda, istemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedeni de davalı idarenin hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesi istemidir. Görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir. İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerekir. Görev sorunu, kamu düzenine ilişkin olup açıkça veya hiç ileri sürülmese de yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir.Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının resen BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.