Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetini tanıkların sanık huzurunda dinlenmemesi, eksik araştırma ve usul hataları nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, sanığın kamu tanıklarını duruşmada doğrudan sorgulama hakkı ihlal edilerek sadece ifade metinlerinin okunması, mahkumiyete esas teşkil eden belirleyici tanık beyanlarında adı geçen kişilerin örgütle ilişkilerinin ve ifadelerinin yeterince araştırılmaması, ayrıca UYAP bilgi havuzunda sanıkla ilgili mevcut olabilecek diğer ifade ve beyanların eksik incelenmesi gibi usul ve araştırma eksiklikleri nedeniyle hukuka aykırı bulunarak, savunma haklarının kısıtlanması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/6827 E.  ,  2026/2668 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5; TCK’nın 53/1-2-3,58/9 ve 63. maddeleri gereğince kurulan mahkumiyet hükmüneilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
2. Sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulurken suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından tanık ... Y'nin beyanının belirleyici delil niteliğinde olması nazara alındığında, ifadesinde geçen; MEB'de öğretmenlerden sorumlu abi olarak belirttiği ....'nın ve ...B.'nin haklarında .../PDY örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması
3. Sanık hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında 1/2 oranda arttırım yapılırken uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasının yerine "3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi" şeklinde yazılması,
4. Sanığa atılı suçun vasfının her türlü şüpheden uzak olarak tayin ve tespiti açısından UYAP bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir ifade yahut beyan bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa onaylı örneklerinin getirilerek duruşmada 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, gerekirse de ifade yahut beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi..
.