Silahlı terör örgütü üyeliği davasında mahrem imam ve ankesörlü hat aramalarına ilişkin eksik inceleme nedeniyle bozma kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünde eksik inceleme tespit edilerek, sanığın ve tanığın ardışık aramalarda bahsettiği "mahrem imam"ların kimliklerinin detaylıca araştırılması, beyanlarının alınması ve örgütsel konumlarının belirlenmesi, ayrıca sanıkla ilgili ankesörlü/sabit hat aramalarının sayısının, ardışık veya periyodik olup olmadığının, konuşma sürelerinin, farklı ankesörlerden aranıp aranmadığının, arayan şahısların aynı kuvvete mensup olup olmadığının ve varsa şifreleme yöntemlerinin teknik ve detaylı bilirkişi incelemesiyle ortaya konulması gerektiği, tüm bu hususların hukuka uygun delil niteliği taşıyacak şekilde tam bir vicdani kanaat oluşturulması için zorunlu olduğu belirtilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/17149 E.  ,  2026/8545 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1370 E., 2022/535 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/151 E., 2021/143 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve
63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet
kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvuru süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Sanıkla birlikte ardışık arandığı tespit edilen ve duruşmada dinlenilen tanık ... Ö.'nin kolluk ifadesinde sanıkla birlikte eğitim gördüğü ... Astsubay Meslek Yüksek Okulunu kazandığı dönemde ... Kod adlı ... B. isimli mahrem imamın kendisini ... kod adlı mahrem imama devrettiğini ve eğitim sürecinde kendisini ankesörlü hatlardan arayan kişinin açık kimlik bilgilerini bilmediği ... isimli mahrem imam olduğu yönündeki beyanı karşısında,
... Kod adlı mahrem imamın tanık ... ile birlikte sanığın da mahrem imamı olma ihtimali bulunmakla, bu hususun araştırılması için öncelikle tanık ...'in teşhis tutanağında kimlik bilgileri tespit edilmiş olan ... B. hakkında herhangi bir soruşturma veyahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılarak bulunması halinde tüm bilgi ve belgelerin dosya arasına alınarak ve gerekirse ifadesine de başvurularak ... Kod adlı mahrem imama yönelik herhangi bir teşhis veya beyanın olup olmadığının tespiti ile ... Kod adlı mahrem imamın bu şekilde kimlik bilgilerine ulaşılması halinde, bu kişiye ait tüm bilgi ve belgelerin dosya arasına alınarak, duruşmaya getirilip yahut bunun mümkün olmaması halinde SEGBİS yolu ile hazır edilerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle sanıkla ilgili ayrıntılı beyanlarının alınması ve sanığın örgütsel konum ve faaliyetlerine ilişin görgü ve bilgisi sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;
Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, dosyada mevcut HTS inceleme ve ardışık arama raporlarında, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen ... A. hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişinin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak ifadesine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
4. Kabul ve uygulamaya göre de,
Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.