Taşınmazın orman vasfı tespiti, kadastro çalışmaları, bilirkişi raporları çelişkisi ve tapu iptali ile hazine adına tescil talebinin ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince değerlendirilerek temyize götürülmesi.
Özet: Antalyada, bir taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığı ve tapu kaydının iptaliyle Hazine adına orman vasfıyla tescil edilmesi talebiyle açılan davada, Orman İdaresinin iddiası üzerine ilk derece mahkemesi, yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda taşınmazın belirli bir bölümünün eylemli orman vasfında olduğunu tespit ederek tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tesciline karar vermiş, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunarak onanmış, davalı taraf ise temyiz başvurusunda bulunarak kararın çelişkili bilirkişi raporlarına dayandığını ve savunma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
8. Hukuk Dairesi         2025/1504 E.  ,  2026/3992 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/875 E., 2024/2113 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/51 E., 2023/62 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 50... parsel (eski 833) sayılı 4.501, 70... yüzölçümündeki taşınmaz, 5602 sayılı Tapulama Kanunu kapsamında 1966 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında ... adına tarla vasfıyla tespit ve tescil edildikten sonra, 1980 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanunla Değişik 2. maddesi uyarınca yapılan ve 16.06.1982 tarihinde kesinleşen çalışmalarda taşınmazın bir kısmı OS ... noktaları ile çevrili ... Devlet ormanı içerisine alınmış, bilahare 09.12.2014 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3402 sayılı Kadastro Kanun'un (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi kapsamındaki uygulama kadastrosu çalışmaları ile parselin ada ve parsel taksimatlarının değişmesi sonucu 3 50... parsel numarasını almıştır.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a uygulaması çalışmaları sırasında 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılarak 27.04.1981 tarihinde kesinleşen orman tahdit çalışmalarında 3 50... parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içinde kaldığını, ancak şahıslar adına tapusu olduğunu tespit ettiklerini, orman kadastro çalışmasına şahıslarca itiraz edilmeyerek sınırların kesinleştiğini, taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesine tamamının tescilli orman sınırı içinde kaldığı şerhi düşüldüğünü ileri sürerek, taşınmazın orman tahdit sınırlarının itirazsız kesinleşmiş olması sebebiyle işbu tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfı ile tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın söz konusu taşınmazın orman kadastro işlemlerinin 27.04.1981 tarihinde kesinleştiğini iddia ettiğini, ancak buna ilişkin olarak herhangi bir delil sunmadığını, bölgede yapılan kadastro işleminin usulüne uygun yapılmadığını, zira söz konusu kadastro işlemlerinin 6831 sayılı Kanunda belirtilen usule aykırı olarak yapıldığını, kadastro işlemleri ile ilgili olarak ne müvekkiline ne de diğer tapu maliklerine herhangi bir bildirimin yapılmadığını, bunun yanında da bu kişilerin kadastro işlemlerine itiraz etme haklarının da usulüne uygun ilanın yapılmaması yoluyla ihlal edildiğini ve davaya konu taşınmazın fiziken ve hukuken orman sınırları içerisinde olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " Mahkememiz tarafından 29.11.2018 tarihli ve 2017/83 Esas, 2018/375 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu kararı davalı tarafın istinaf etmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2021/466 Esas ve 2021/995 Karar sayılı ilamı ile kaldırılan karar üzerine, keşif yapılmış, bilirkişi raporu ve ek raporlar sonucunda dava konusu Mahallede 1990 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde araştırma ve uygulama çalışması yapılıp 23.05.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, (A) harfiyle gösterilen bölümünün 2/B şartlarını taşımadığı için etkilenmediği, dava konusu taşınmazın eylemli orman vasfında olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle davanın kabulüne, 3 50... parsel sayılı taşınmazın 07.10.2022 tarihli raporda (A) harfiyle işaretli 1.408,17 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; gerekçeli karar iddia ve delillerinin hiçbirine cevap verilmediğini, 13.07.2018 tarihli orman mühendisi bilirkişisi raporunda, taşınmazın öncesinin Devlet ormanına dayanmadığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtilmiş olmasına rağmen, 30.09.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda ise, eylemli orman vasfında olduğunun belirtildiğini, netice itibarıyla raporlar arasındaki çelişki giderilmeden son bilirkişi raporunun esas alındığını, gerekçeli kararda da lehe gelen bilirkişi raporu hakkında herhangi bir ifade belirtilmediğini, gerekçeli kararda 27.04.1981 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunun neden ikinci kadastro işlemi olarak görülmediğinin açıklanmadığını, davacının iddiasına dayanak olarak gösterdiği orman kadastrosunun ikinci defa yapılmasının istisna olan kadastro uygulamalarından olmadığı gibi, kabul etmemekle birlikte bir an için öyle sayıldığı durumda dahi bölge merkezinde vatandaşlara duyurulmamış yerel gazetede ilan verilmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümünün kesinleşmiş orman tahdidi içerisinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmında, taşınmaz bölümünün yüzölçümünü 1.408, 17... olarak gösteren 20.05.2022 tarihli rapora atıf yapılması gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde, taşınmaz bölümünün yüzölçümünün 1.408,166 m² olduğu belirtilen 07.10.2022 tarihli rapora atıf yapılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "07.10.2022" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve yerine "20.05.2022" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.