3. Ceza Dairesinin silahlı terör örgütüne üyelik suçunda örgütsel bağ, eylem sürekliliği ve tanık beyanlarını değerlendiren içtihadı.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, örgüt üyeliğinin organik bağ, hiyerarşik teslimiyet ve eylemlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektirdiğini, sadece sempati veya ideolojik benimsemenin yeterli olmadığını vurgulayarak, özellikle FETÖ/PDY terör örgütü bağlamında sanığın 2014 yılı sonrasındaki "mütevelli" toplantılarına katılımına dair tanık beyanları arasındaki çelişkili ifadeleri değerlendirmektedir.
3. Ceza Dairesi         2023/17160 E.  ,  2026/8536 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/646 E., 2022/735 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/598 E., 2021/21 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve
63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet
kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan .../PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alınarak,
Tanık ... A.'nin mahkeme ifadesinde sanığın örgütün ... esnaf mütevelli toplantılarına 2014 yılına kadar katıldığını söylediği, yargılandığı İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki 2017/355 esas sayılı dosyadaki savunmasında ise 2014 yılından sonra ... İlçe imamlığını ise ... Ç.'nin yaptığını beyan ettiği, Tanık ... C.'nin kolluk ifadesinde sanığın 2016 yılına kadar mütevelli toplantılarında yer aldığını mütevelli grubunun sohbet hocasının ... K. olduğu, mütevelli grubunda ise ... A., ... Ş. ve ... S.'nin bulunduğunu söylediği, tanık ... D.'nin ise mahkeme ifadesinde sanığın gelmek istemesine rağmen 2014 yılından sonraki mütevelli heyeti toplantılarına alınmadığını beyan ettiği, tanık ... A.'nın ise kolluk ifadesinde sanığı örgüt sohbetlerinde yer aldığını, örgütün mütevelli grubunun başında en son olarak ... Ç.'nin bulunduğu ve himmet adı altında para toplayan ve sohbet veren kişinin ise ... T., olduğunu beyan ettiği, bu haliyle dosyadaki tanık beyanları arasında sanığın 2014 yılından sonraki örgütün mütevelli toplantılarında yer alıp almadığı hususunda çelişki oluştuğu anlaşılmakla,
Sanığın mütevelli toplantılarına katılım tarihleri hususundaki çelişkinin giderilmesi ile sanığın söz konusu esnaf mütevelli sohbetlerine iştiraki, himmet verip vermediği ile diğer örgütsel faaliyetlerinin tespiti ve bu eylemlerin gerçekleştiği tarihlerin netleştirilmesi için örgütün sohbet imamı oldukları iddia olunan ... Ç., ... T. ve ... K., ile sanıkla aynı mütevelli grubunda yer aldıkları beyan olunan ... A., ... Ş. ve ... S.'nin hakkında herhangi bir soruşturma veyahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılarak bulunması halinde tüm bilgi ve belgelerin dosya arasına alınarak adı geçen kişilerin duruşmaya getirilip yahut bunun mümkün olmaması halinde SEGBİS yolu ile hazır edilerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle sanıkla ilgili ayrıntılı beyanlarının alınması ve sanığın örgütsel konum ve faaliyetleriyle, eylemlerin gerçekleştiği tarihlere ilişin görgü ve bilgilerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ... A.'nın sanık hakkında teşhis ve beyanlarda bulunduğu anlaşılmakla, bu kişi hakkında herhangi bir soruşturma veyahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılarak bulunması halinde tüm bilgi ve belgelerin dosya arasına alınarak adı geçen kişinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenilmesi ve sanığın örgütsel bağlantısına ilişkin görgü ve bilgisi ile sanığın dahil olduğu mütevelli grubuna hangi tarihler arasında katıldığı hususu sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu,
3. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.