İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, pandemi döneminde satın alınan ısı ölçerli kapı dedektörünün gizli ayıplı olduğu iddiasıyla bedel iadesi ve masraf tahsilatı talebi üzerine verilen istinaf kararı.
Özet: Bir şirket, COVID-19 önlemleri kapsamında satın aldığı ve yüksek sıcaklıklarda arızalanan ısı ölçerli kapı dedektörünün, bilirkişi raporuyla fabrikasyon gizli ayıplı olduğunun belirlenmesi üzerine, ürün bedelinin iadesi ile delil tespit masraflarının faiziyle birlikte tahsilini talep ederken; davalı satıcı şirket ise ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklandığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ve cihazın kullanım koşullarına aykırı kullanıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/506 KARAR NO : 2026/1642T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 16/01/2026NUMARASI : 2025/832 Esas 2026/20 KararDAVANIN KONUSU : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)BAM KARAR TARİH İ: 01/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ: 01/07/2026Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirket ile günümüz pandemi şartlarında fabrikaya giriş-çıkış yapan çalışanlarının ve diğer kişilerin Covid-19 önlemleri kapsamında, vücut ısılarının ölçülmesi amacıyla; ısı ölçerli kapı dedektörü satın almak üzere anlaştıklarını, anlaşmaya göre davaya konu ...Isı Ölçerli Kapı Dedektörü'nün -50, 60 - 50,60 derece hava sıcaklığına kadar sorunsuz çalıştığı hususunun müvekkili şirkete garanti edildiğini, 15.04.2020 tarihinde de dava konusu ürünün bedeli mukabili satın alındığını, ürünün ilkbahar döneminde sorun çıkarmaksızın çalıştığını yaz mevsimi ve sıcakların başlamasıyla Haziran ayında ilk kez arızalanmış olup, bilhassa öğle saatlerinden sonra kapıdan her geçişte uyarı vermeye başladığını, cihaz arızasını davalı tarafa 16.06.2020, 25.06.2020 ve 06.07.2020 tarihli e-postalar ile ivedilikle bildirildiğini, davalı tarafın çözüm olarak cihazın güneş almayan bir yerde konumlandırılmasını bildirdiklerini, müvekkilinin iyi niyetli olarak çalışanlarının ve diğer kişilerin sağlığını da önemsemeleri hasebiyle, cihazı güneşten korumak için üst ve yan taraflarını kapattıkları halde sorunun çözülmediğini, müvekkili şirketin ısrarlı talepleri neticesinde davalı tarafın teknik servis gönderdiğini, cihazı ayrı saatlerde incelediklerini, saat 11:00'da yapılan incelemede ortam sıcaklığının düşük olması sebebiyle cihazda bir arıza tespit edilemediğini, saat 15:00'da yapılan incelemede ise "ortam sıcaklığının vücutta istenilen değerin üzerinde kalması sebebiyle cihazın çalışmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin davalıdan cihazın kullanıma uygun olacağına dair onayı aldıktan sonra satın aldıklarını ancak cihazın sürekli arıza verdiğini, buna ilişkin Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/26 D.İş dosyası kapsamında tespitin konusu cihaz hakkında yapılan bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, raporda cihazın "Fabrikasyon Gizli Ayıplı olarak Üretilmiş Olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır" denilerek cihazın ayıplı olduğunun tespit edildiğini, İzmir 21. Noterliği'nin 21.08.2020 tarih ve 24350 yevmiye no'lu ihtarname ile tüm bu hususlar çerçevesinde davalı taraftan müvekkili tarafından satın alınan gizli ayıplı ürünün iade alınması ve sözleşmeden dönme hakkı gereği verilen 4.720 USD bedel tutarının ve delil tespiti için yapılan masrafların tarafımıza iadesi ihtar edildiğini, ancak davalının cihazın uygun olmayan ortama kurulduğunu, termometrelerin 45-50 dereceleri gösterdiği durumda, belki de daha yüksek sıcaklığa maruz kalması nedeniyle çalışmakta zorlandığını ve ürünün kapalı yerde veya üstünün normal şekilde kapatılarak kullanılması gerektiğini bildirdiğini, müvekkili şirketin satın aldığı cihazın ayıbının, müvekkilinin beklediği faydaları ortadan kaldıran bir ayıp olduğunu belirterek davalı tarafından müvekkiline gizli ayıplı satılan dava konusu ... Isı Ölçerli Kapı Dedektörü'nün davalıya iadesine, davalıya ayıplı mal için ödenen 4,720,00-USD'lik) bedel tutarının davalının mütemerrit olduğu tarihten itibaren devlet bankalarınca USD para birimine açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının tahakkukuna, ayrıca yukarıda anılan Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde icra etmek zorunda kaldıkları delil tespiti için harcanan 1.021,80-TL'nin, davalının ihtarname ile mütemefrit olduğu tarihten itibaren tahakkuk edecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın ayıp ihbarı süresinde yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketten 15/04/2020 tarihli GIB2020000000057 nolu fatura, 95637 irsaliye no ile satın alınan Cihazın 16/04/2020 tarihinde montajı yapılarak teslim edildiğini, davacı tarafın dava konusu emtiayı kullanım koşullarına aykırı kullandığını bu nedenle ayıp mevcut olmadığını tamamen kullanım hatasının mevcut olduğunu, müvekkili şirkete bildirilen arızalara gerekli servis hizmetleri sağlandığını, cihaz ayıplı ise günün değişen saatlerinde arıza vermesi mümkün olmayıp, günün her hangi bir zamanında da arıza verebileceğini bildirdiklerini, buna rağmen cihazın sabahtan öğlene kadar çalışıp öğleden sonra çalışmıyor şikayeti ile servis hizmeti sunulduğunu, satış broşüründe dış ortamda -20°- 45° sıcaklık sınırı mevcut olup kurulum yerini "indoor" olarak kapalı veya iç alanda kurulum olarak belirtildiğini, alınan tespit raporunda kurulum yeri ile ilgili detaylı bir bilgilendirme yada uygunluğunu eksik belirtmediğini, dosyaya sunulan tek taraflı yazışmaları ve içeriklerini de kabul etmediklerini, davacı şirketin ısrarları ile servis öğleden sonra gelsin demesine rağmen, teknik servis hem sabahtan hem de öğleden sonra test edip, cihazın sabah gölgede kaldığı için olağan çalıştığını, öğleden sonra güneşin dik ışıklarına maruz kalınca çalışmadığını ve ürünü fabrika içine almaları ya da üstünü kapatarak çalıştırdıklarında en iyi randımanı alacaklarını söyleyerek servis raporları hazırlandığını ve görevliye imzalatarak işyerinden ayrıldıklarını, cihazın kullanımına elverişli ortam sağlanmayıp olağan faydanın beklenmesinin imkansız olduğunu, bu durumun cihazın tamamen davacı tarafın yanlış kullanımdan kaynaklandığını, müvekkili şirket tarafından satılan malın ayıplı olmayıp taleplerin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ayıp ihbarı süresinde olmadığını da belirterek davanın reddini istemiştir. MAHKEMECE: "...Dava,satın alınan malın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönülmesi ayıplı malın iadesi ile satım bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir.Harçlandırılan asıl dosyadaki dava değeri: 38.498,60TL'dir.Davacı vekili delil olarak; 15.04.2020 tarihli fatura, 09.07.2020 tarihli servis bakım onarım formları, İzmir 21. Noterliği 21.08.2020 tarih ve 24350 yev, no'lu ihtarname, Karşıyaka 5.Noterliğinin 21.08.2020 tarih ve 24281 yevmiye nolu ihtarnamesi, Torbalı SHM 2020/26 D.İş no'lu dosyasına sunulan 06.08.2020 tarihli, 21.09.2020 tarihli arabuluculuk son tutanağı (aslı), tanık anlatımları, bilirkişi incelemesine dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur. Davalı vekili delil olarak; Fatura, Sevk irsaliyesi, servis hizmetleri dökümü ve faturası, mail ve diğer yazışmalar, cihaz kullanım kılavuzu, ticari defter ve kayıtlar, üniversitelerin elektrik-elektronik mühendisliği , mekatronik mühendisliği alanından ihtisası olan bilirkişi incelemesi, fotoğraf ve diğer görüntüler, yemin, tanıklar, bilirkişiler ile mahallinde keşif incelemesine dayanmış, dayanak belgeleri dosyaya sunmuştur. Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; taraflar arasında, davacının davalıdan aldığı emtianın arızalı olup olmadığı, ayıp ihbarının usulüne uygun ve süresinde yapılıp yapılmadığı, ayıbın gizli mi açık ayıp mı olup olmadığı, dava konusu miktar kadar davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı noktalarındadır.Mahkememizden verilen 18/02/2022 tarih ve 2020/432 Esas 2022/84 Karar sayılı kararı ile;"...Davacının Torbalı'da faaliyet gösteren fabrikası için davalıdan covit önlemleri çerçevesinde 15/04/2020 tarihinde kapı dedektörü satın aldığı, 16.4.2020 tarihinde de davacı firmanın belirttiği yere montajı yapılarak kullanılmaya başlandığı, davacı çalışanı .... 16.6.2020 tarihinde davalının e-mail adresine arızayı bildirdiği, 9.7.2020 tarihinde davacının arıza bildirimi üzerine gelen davalıya ait servisin, cihazın ortalama sabit ısı gerektiren iç ortamlarda kullanılması gerektiğinin tespitini yaptığı, ürünün bahar aylarında dış ortam sıcaklığından etkilenmezken arıza bildirimi olan 16.6.2020 yani artan yaz sıcaklarında ölçüm yapamamaya başladığı, ürün broşüründe ingilizce “location: indoor” yani bina içi kullanım için tasarlandığının açıkça belirtildiği halde dinlenen tanık beyanları ile davacının isteği doğrultusunda ürünün bina dışı yere montajının yapıldığı, kaldı ki ürünün bina dışına değilde bina içine kapalı bir alana montajının yapıldığı takdirde sorunsuz çalışacağının bilirkişi tarafından tespit edildiği,bilirkişi incelemesi sonucunda, dava konusu malda gizli ayıp olduğunun ortaya konulamadığı anlaşıldığından davanın reddine..." karar verilmiş, İzmir BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2025 tarih ve 2022/834 Esas, 2025/1636 Karar sayılı ilamıyla; "Tüm bu bilgiler ışığında somut olaya baktığımızda; davaya konu cihazın kullanım kılavuzunda indoor yani iç kullanım için olduğu, dolayısıyla içeriye kurulumunun gerekmesine rağmen dışarıya kurulduğu, satıcı olan davalının bu cihazın dışarıya kurulumunun yapılmaması gerektiği, iç kullanım için olduğu yönünde davacıyı yazılı olarak uyardığına, buna rağmen davacının talebi doğrultusunda dışarıya kurulduğuna ilişkin yazılı bir delil sunulmamıştır. Burada ispat yükü davalı taraftadır. Davalı davacıya yeterli uyarıları yapmış olmalı ve bunu da tutanak altına almış olmalıdır. Davalı tarafça bu hususta dosyaya yazılı bir belge sunulmamış, ancak davalının delilleri arasında yemin delili bulunmakla ispat yükü üzerinde olan davalıya yemin delilinin hatırlatılmaması ve deliller toplanmadan, ispat yükünde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; davalıya yemin delili hatırlatılarak davacı tarafa cihazın kullanımının iç mekan olduğu dışarıya kurulması halinde sorun oluşacağı, davacının da bunun anlatılmasına rağmen ısrarla dış mekana kurulumun sağlanmasını istediğine dair yemin teklif edilerek sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Mahkememiz 05/11/2025 tarihli tensip zaptı ara kararı uyarınca; "...Davalı vekilince cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı dikkate alınarak; davalı vekiline davacı tarafa cihazın kullanımının iç mekan olduğu dışarıya kurulması halinde sorun oluşacağı, davacının da bunun anlatılmasına rağmen ısrarla dış mekana kurulumun sağlanmasını istediğine dair yemin teklif edip etmeyeceği konusunda beyanda bulunmak yemin teklif edecek ise yemin metnini hazırlayıp mahkememize sunmak ve tebliğe çıkarılması hususunda iki haftalık kesin süre verilmesine,..." karar verilmiş,Davalı vekili 14.11.2025 tanzim tarihli yazılı beyanında yemin teklifinde bulunulmayacağının bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı tarafların iddia savunmaları dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve istinaf ilamı ile .TBK nun 219. Maddesi; satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." şeklindedir.Tüm bu bilgiler ışığında somut olaya baktığımızda; davaya konu cihazın kullanım kılavuzunda indoor yani iç kullanım için olduğunun yazılı olduğu , dolayısıyla içeriye kurulumunun gerekmesine rağmen davalı tarafından dışarıya kurulduğu, satıcı olan davalının bu cihazın dışarıya kurulumunu yapmaması gerektiği, iç kullanım için olduğu yönünde davacıyı yazılı olarak uyardığına, buna rağmen davacının talebi doğrultusunda dışarıya kurulduğuna ilişkin yazılı bir delil sunulmadığı ,ispat yükünün davalı tarafta olduğu ,davalının yemin deliline dayandığı, davalıya yemin delilinin hatırlatılmasına karşın yemin deliline başvurmayacağının bildirildiği davacının davalıdan satın aldığı üründen beklediği kullanım amacını ve faydayı sağlayamadığı anlaşıldığından davacının satış akdinden dönme ve ödediği bedeli isteme hakkının bulunduğu anlaşılmış satım konusu malın davalıya iadesine ve ödenen bedelin davalıdan tahsiline ilişkin olarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.. '' gerekçesi ile; HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve hakimin taktirine göre:Davanın KABULÜ İLE; 4720 USD alacağın 23/08/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a.maddesi uyarınca kamu bankalarınca 1 yıllık döviz mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,1.021,80 TL delil tespiti masrafının yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine,Davaya konu ....ısı ölçerli kapı dedektörünün davalıya iadesine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflarınca dava konusu ısı ölçer ve dedektör cihazının davacının talebi üzerine kurulumunun dış mekana yapıldığı, davacı yana bu hususta tüm gerekli eğitimlerin verildiği ve cihazda tüm gerkeli kontrollerin yapıldığına dair yazılı delil olarak 04.12.2020 tarihli cevap dilekçelerinin 4.sayfasında açıkça 16.04.2020 tarihli davacı yetkilisi ....'ün imzası bulunan Servis Bakım Onarım Formu sunulduğunu söz konusu servis bakım onarım formunda açıkça ; ''Yapılan İşlemler: Isı Ölçer kapının montajı firmanın belirttiği yere yapılmıştır. Gerekli kontroller yapılıp eğitimleri verilerek teslim edilmiştir'' şeklinde belirtildiği, servis formunda davacı yetkilisi ....'ün imzasının bulunduğunun sabit olduğunu, 16.04.2020 tarihli davacının imzasını taşıyan yazılı servis formundan da görüleceği üzere; davalı tarafından, davacı şirketin talebi doğrultusunda ürünün davacının istediği yere kurulduğu ve ürün ile ilgili tüm kontrollerin yapılıp tüm eğitimlerin verildiği 16.04.2020 tarihli yazılı servis bakım onarım formu ile de ispatlanmakta olup, ürünün montajının davacının belirttiği yere yapıldığı, yine ürünle ilgili tüm kontrollerin yapılarak gerekli eğitimlerin verildiğinin yazılı delille ispatlandığını, mahkemece bu nedenle davalının üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirdiği ve bunu da yazılı delillerle ispatladıkları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, 16.04.2020 tarihli imzalı servis bakım onarım formunun dikkate alınmaması, hatta gerekçeli kararda bu savunmalarına dahi yer verilmemesinin, 16.04.2020 tarihli imzalı servis bakım onarım formuna ilişkin gerekçeli kararda hiç bir değerlendirme yapılmamasının, hukuka ve somut olaya aykırı olduğundan, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasının gerektiğini, somut olayda bir önceki kaldırmaya yönelik istinaf ilamında ve alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davacıya satılan cihazda ayıp bulunmadığını, Isı Ölçer Cihazının çalıştığını, yalnızca davacının ürünü dışarıda kullandığından, öğlen sıcağında ürünün kısa süreliğine hata verdiğini, bunun haricinde öğlen sıcağı dışında ürünün çalıştığını, tanıkların da beyan ettiği ve taraflarınca da beyan edildiği üzere davacı yanın bu durumu cihazın üzerine basit bir tente çekerek (gölgelik yaparak) sorun çözülebilecekken, tüm sözleşmeden dönme talebinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece dolar yönünden hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu, dava konusu ürünün satım faturası incelendiğinde ödenecek tutarın 31.978,94 TL olduğunun belirtildiğini, her ne kadar faturada bu tutarın dolar karşılığı (USD) da belirtilmiş olsa da, faturada Türk Lirası üzerinden de tutarın belirtildiğini, bu nedenlerle hiç bir şekilde üründe ayıp bulunduğunu kabul etmemekle birlikte, sözleşmeden dönme hükümleri uygulanacak ise tarafların sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vermemek ve ürünün 5 yıldan uzun süredir davacının kullanımında olduğu, faturada Türk Lirası üzerinden de tutar belirlendiği dikkate alınarak, mahkemece de Türk Lirası ile hüküm kurulması gerektiğinden, dolar ile hüküm kurulmasının ve mahkemece asıl alacağa faiz hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: alacak istemine ilişkindir.HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf; davalıdan covid dönemi için çalışanların ateşinin ölçülmesi için kapı dedektörü satın aldığını ancak cihazın bir kaç kere arıza verdiğini, sebepsiz yere öttüğünü ve yanlış ölçüm yaptığını, bu nedenle cihazın ayıplı olması nedeni ile iadesi ile ödediği bedelin kendisine iadesini ve delil tespit masraflarını talep etmiştir. Davalı taraf; davanın ayıp ihbarı süresinde yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketten 15/04/2020 tarihli GIB2020000000057 nolu fatura, 95637 irsaliye no ile satın alınan Cihazın 16/04/2020 tarihinde montajı yapılarak teslim edildiğini, davacı tarafın dava konusu emtiayı kullanım koşullarına aykırı kullandığını bu nedenle ayıp mevcut olmadığını tamamen kullanım hatasının mevcut olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dava açılmadan önce davacı tarafın talebi üzerine Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/26 D.İş sayılı dosyasında makine mühendisinden delil tespiti raporu alınmış, alınan raporda; cihazda gizli ayıp olduğu belirtilmiştir. Davalı tarafça bu delil tespit raporuna itiraz edilmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde; makine mühendisinin anlamayacağını elektrik elektronik ya da mekatronik mühendisinden rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.İlk derece Mahkemesince yüksek elektrik elektronik mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, bu raporda ise; cihazın depoda olduğu fişe takılarak denendiği, cihazın arızalı olmadığı, doğru ölçüm yaptığı, ürünün bina içi için tasarlanmasına rağmen bina dışına kurulum yapılması nedeniyle sorunların oluştuğu, bina içinde çalışması halinde bir sorun olmayacağı görüşünü belirtmiş. Ayrıca ürün broşüründe ürünün bina içi kullanım şeklinde tasarlandığı halde davalı tarafından bina dışına montajı yapılarak servise sunulduğunu, dosya içinde davacı tarafından ürünün +50 dereceye kadar sorunsuz çalışacağının şifai olarak davalı tarafından davacıya bildirildiği iddia edilmektedir. Davacının da bu sözlü taahhüde inanarak ürünü satın alması ve ürünün de davalı tarafından bina dışı ortamda çalışması için tasarlanmadığını bilindiği halde güvenlik kulübesi dışına yani bina dışı bir yere montajının yapılarak servise alındığı düşünüldüğünde, davacının bu sözlü taahhüde rağmen üründen beklediği faydayı sağlayamadığını bildirmiştir. Mahkemece ilk kararla; cihazda ayıp olmadığı sadece kurulum yerinden dolayı sorun çıktığı kanaatiyle dava reddedilmiştir.Davacı, davalıya fabrika dışında kurulacak dedektör talep ettiklerini belirtmesine rağmen bu ürünün kullanıma uygun olacağının belirtildiği için aldıklarını, yoksa almayacaklarını ileri sürmüştür.Davalıda , davacıya kesinlikle böyle bir garanti verilmediğini belirtmiş, hatta istinafa cevabında davacı tanığının dahi yeri biz gösterdik ona göre kuruldu dediğini belirtmiştir. Tüm dosya kapsamına göre davaya konu cihazda ayıp olmadığı ancak kurulum yerinden kaynaklı bir sorun olduğu anlaşılmaktadır. TBK nun 219. Maddesinde; satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Tüm bu bilgiler ışığında somut olaya baktığımızda; davaya konu cihazın kullanım kılavuzunda indoor yani iç kullanım için olduğu, dolayısıyla içeriye kurulumunun gerekmesine rağmen dışarıya kurulduğu, satıcı olan davalının bu cihazın dışarıya kurulumunun yapılmaması gerektiği, iç kullanım için olduğu yönünde davacıyı yazılı olarak uyardığına, buna rağmen davacının talebi doğrultusunda dışarıya kurulduğuna ilişkin yazılı bir delil sunması gerekirken böyle bir delil sunmamıştır. Burada ispat yükü davalı taraftadır. Davalı davacıya yeterli uyarıları yapmış olmalı ve bunu da tutanak altına almış olmalıdır. Davalı tarafça bu hususta dosyaya yazılı bir belge sunulmamış, ancak davalının delilleri arasında yemin delili bulunmakla ispat yükü üzerinde olan davalıya yemin delilinin hatırlatılmaması ve deliller toplanmadan, ispat yükünde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle Dairemizce ilk derece mahkemesince verilen ilk kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece davalı tarafa yemin teklif hakkı hatırlatılmış, davalı vekili yemin teklif etmeyeceklerini beyan etmiş, mahkemece davanın kabulüne, 23/08/2020 tarihinden itibaren faize hükmetmiştir. Davalının davacıya gerekli uyarı yapıldığına ilişkin savunmasını sunduğu delillerle ispat edememesi ve satın alınan cihazın dolar olarak satın alınması nedeniyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde ve dolar üzerinden hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Ancak davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine ilişkin istinafı yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkemece, cihaz bedelinin tahsiline karar verilmiş olmasının taraflar arasındaki satış sözleşmesinin feshi doğal sonucunu da doğurması sebebiyle, hukuki ve fiili olarak davacının elinde bulunan cihazın davacı tarafça davalıya teslim edilmedikçe, araç bedeli için faiz talebinde bulunulamayacağı, aksi halde davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açılacağı gözetilmeksizin faiz başlangıç tarihinin, cihazın davalıya iade tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin 23/08/2020 tarihi olarak belirlenmesi ve buna göre hüküm kurulması doğru olmamıştır. (Yargıtay 3. HD nin 2022/2959 esas, 2022/4471 karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır. HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kabulüne dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 1-Davalı vekilinin yatırmış olduğu 732,00 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, 2-Davalı vekilinin yatırdığı 2.002,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,B- Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/01/2026 tarih, 2025/832 Esas ve 2026/20 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;1-Davanın KABULÜ İLE;4720 USD alacağın, davaya konu .... ısı ölçerli kapı dedektörünün davalıya iadesi tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a.maddesi uyarınca kamu bankalarınca 1 yıllık döviz mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-1.021,80 TL delil tespiti masrafının yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine,3-Davaya konu .... ısı ölçerli kapı dedektörünün davalıya iadesine,4-Alınması gereken 2.629,83-TL peşin harcın yatırılan 657,46 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.972,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ne göre hesaplanan 38.498,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL başvuru harcı, 657,46-TL peşin harç, 600,00-TL bilirkişi ücreti, 150,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 1.461,86-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,8-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,9-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/07/2026