Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talebi, maluliyet raporu ile kaza arasındaki illiyet bağı ve tedavi belgesi eksikliği tartışmaları üzerinden itiraz hakem heyeti kararının temyizine ilişkin içtihat.
Özet: Yüksek Mahkeme, trafik kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, itiraz hakem heyeti kararını incelemiş; davacının organik kişilik bozukluğu nedeniyle %25 oranında belirlenen maluliyetine ilişkin rapora itiraz eden tarafların iddialarını değerlendirerek, dosyadaki tedavi kayıtları eksikliği nedeniyle bu durumun kaza ile illiyet bağının ve kalıcılığının şüpheli olduğunu, bu sebeple maluliyet oranının doğru tespit edilmediğini belirterek kararı bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/351 E., 2022/300 K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 31.12.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul olduğunu, belirterek belirsiz alacak olarak 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 523,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 390.000,00 TL'ye artırmış, rapor ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; hatır taşıması def'inde bulunarak müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 312.418,40 TL'nin 23.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin itirazlarının kısmen kabulüne, davanın kabulü ile 390.000,00 TL'nin 23.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; emniyet kemeri ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu ve oranın fahiş olduğunu, hatalı şekilde rapor ücretinin azaltıldığını belirterek İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporu ile sunulan medikal rapor arasında çelişki olduğunu ve ATK'dan çelişki giderir rapor alınması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, toplam tazminat miktarı 389.620,69 TL olmasına rağmen hatalı bir şekilde 390.000,00 TL tazminata hükmedildiğini, yine bu anlamda lehe vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken hükmedilmediğini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.Somut olayda başvuruda sunulan ve hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 12.07.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, kaza tarihinde geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre "Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar/B-Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları, Tedavi ile İşlevselliği Kısmen Düzelen" fonksiyon kaybı kapsamında maluliyet oranı % 25 olarak belirlenmiştir.Söz konusu maluliyet raporunda fonksiyon kaybına neden olan "tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen organik kişilik bozukluğu" nedeniyle maluliyet oranı belirlenmişse de davacının bu nedenle tedavi gördüğüne ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi belge bulunmadığı anlaşılmakla, arazın kaza nedeniyle oluşup oluşmadığı, kaza ile arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, bu bulgunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Maluliyet raporu açıklanan nedenlerle açık ve denetime elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenerek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, içerisinde psikiyatri uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın ... hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından (dosyada mevcut maluliyet raporunu düzenleyen hastane dışında başka bir ... Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden) beyin işlevsel bozukluğuna bağlı organik kişilik bozukluğu olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.3- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma evrakı ve dosya kapsamı itibariyle, davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.