Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini yaparak kusur ve maluliyet oranlarına göre tazminat hükmünü değerlendiriyor.
Özet: Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davalı sürücüyü %75 oranında asli kusurlu bularak, davacıların sigorta şirketi ile yapılan sulh kapsamı dışında kalan sürekli iş göremezlik zararları için, bir davacıya 154.950,03 TL, diğer davacıya 196.181,64 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmetmiştir.

T.C.

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:18/09/2023
DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:27/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:10/02/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/06/2017 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ...'ya ait ... plakalı tarım makinesi (biçer döver) ile davacı ...'ın idaresindeki aracın kaza yaptığını, araç içerisinde bulunan ve ...'ın eşi olan davacı ...'ın ağır şekilde yaralandığını, kaza nedeniyle Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalının kullandığı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, sigorta şirketine yaptıkları başvuru sonucunda davacı ... adına herhangi bir ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, davacı ... adına ise 114.716,16 TL ödeme yapıldığını, kaza nedeniyle iki müvekkilinin de hayati tehlike geçirecek derece ağır yaralandığını, uzun süre tedaviler gördüğünü, maddi ve manevi anlamda yıprandıklarını beyanla davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacılardan ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalı araç sürücünün kusuru ile sınırlı olduğunu, davacıda kazayla illiyet bağı kurulduğundan kalıcı bir sürekli sakatlı tespit edilmediğinden ödeme talepleri karşılanmadığını, davacı ...'a ödeme yapıldığını, davaya konu talepler bakımından, davacı başvurusuna müteakip davacı tarafından kayıtsız ve şartsız ibra edilmiş olan müvekkili şirket açısından davanın reddi gerektiğini, aksi halde davacıların maluliyet oranları, kusur durumu ve zarar miktarının usulünce belirlenmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davaya konu tazminat davasının davacıların öğrendiği tarihten iki yıl sonra açıldığını, kusur durumuna ilişkin alınan raporlardaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, davacıların daha öncesinde mevcut rahatsızlıklarının olup olmadığını, bu durumun kaza sonucu tetiklenip tetiklenmediğini hususlarının araştırılmasını istediklerini, kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın kusurlu olduğunu, davacıların kendi kusurlarına dayalı maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceklerini, sigorta şirketi tarafından davacılara yapılmış ödemenin hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER:
Adli Tıp Kurumu raporu, aktüerya bilirkişi raporu, kaza tutanağı, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sürücünün %25, davalı sürücünün ise %75 oranında kusurlu oldukları, alınan ATK raporuna göre davacı ...'ün %27 malul kaldığı ve 12 ay geçici iş göremezliğinin olduğu; davacı ...'in %38 malul kaldığı geçici iş göremezliğinin 12 ay olduğu, yargılama aşamasında sigorta şirketi ile sulh olunduğu, ancak davacıların teminat limitini aşan zararlarının bulunduğu, aksi belirtilmediği için kalıcı iş göremezlik tazminatı yanında geçici iş göremezlik tazminatının da sulh protokolü çerçevesinde ibra kapsamına girdiği bu sebeple davacı ...'in bakiye geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği; sigorta şirketi tarafından karşılanmayan sürekli iş göremezlik tazminatlarından diğer davalıların sorumlu oldukları bu sebeple davacıların davasının bu talepler kapsamında maddi tazminat yönünden kısmen kabulünün gerektiği anlaşıldığından davanın maddi tazminat için (ibra kapsamı dışında kalan) davacı ... yönünden 154.950,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, davacı ... yönünden 196.181,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden kabulü ile bu tutarların 16/06/2017'den işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davalı sigorta şirketi ile sulh olunduğundan sigorta şirketi aleyhine karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'in %38, davacı ...'ün %27 maluliyeti, geçici maluliyet için tespit edilen süre, kazanın oluşu ile yaralanmaların niteliği dikkate alındığından zarar tarihi itibariyle davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarlarının makul olduğu anlaşıldığından davanın manevi tazminat için, davacı ... yönünden 100.000,00 TL, ... yönünden 50.000,00 TL üzerinden kabulü ile bu tutarların 16/06/2017'den işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; trafik kazalarında çelişkileri gidermek için kusur oranlarının tespitini yapacak olan en üst kuruluşun Trafik İhtisas Dairesi olduğunu ve raporlarına itibar edilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin Trafik İhtisas Dairesi raporuna itibar etmeyip, savcılık dosyasında alınan kusur raporuna itibar etmesinin yerinde bir karar olmadığını ve müvekkillerinin mağduriyetine sebep olduğunu, mahkemenin Trafik İhtisas Dairesinden gelen raporla, savcılık dosyasındaki rapor arasında çelişki görüp ve her nedense savcılık dosyasındaki rapora itibar ettiğini, oysa ki Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporun zaten çelişkinin giderilmesi için alındığını ve çelişkinin giderildiğini, en üst kuruluştan alınan raporu itibar edilmesi ve yönde karar kurulması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazada hiçbir kusurlu davranışı olmadığını, bu nedenle tüm talepler yönünden davanın reddi gerektiğini, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen maluliyet raporu ile aktüerya raporuna yaptıkları itirazların uygun şekilde değerlendirilmeden karar verildiğini, maluliyete ilişkin ATK raporlarının hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, aktüerya bilirkişi raporlarının denetime elverişle olmayacak ve hükme esas alınamayacak halde olduğunu, öncelikle sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek hatalı bir karar verildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber davacıların ibrası ve feragati kapsamında alacaklarının kalmadığının sabit olduğunu, zira ibranın bütün teminatlar tutarından borçtan kurtarıcı etkiye sahip olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı ...'ın sürücüsü, ...'ın yolcusu olduğu araca davalıların maliki ve sürücüsü olduğu tarım aracının çarpması sonucu davacılar yaralanmış ve maddi ve manevi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin ... esas, ... karar sayılı kararı ile davalı sürücü ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yapılan yargılama neticesinde; ...'nın sevk ve idaresindeki iş makinesi (biçer döver) ile iki yönlü yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, iş makinesinin önünde takılı 4,75 m. genişlikteki biçme aparatının yolun iki şeridinide kaplaması sonucu, virajlı yol bölümünde karşı istikametten nizami şeridinden gelen otomobilin seyir şeridini kapatıp aracına çarpmasına sebebiyet verdiği olayın oluşumunda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı davranışı ile asli kusurlu, otomobil sürücüsü ...'ın ise sevk ve idaresindeki otomobil ile nizami seyir şeridinde seyri sırasında geldiği olay mahalli virajlı yol bölümünde, karşı yönden yolun iki şeridini de kapatacak şekilde gelen önünü kapatan sürücünün kullandığı biçerdöverle çarpışmamak için fren tatbik etmiş ise de, çarpışmayı önleyemeyip 13,5 m. frenli vaziyette çarpıştığı olayda, oluş üzerine hatalı tutum ve davranışı bulunmadığı, oluş şartlarındaki kazayı önlemek için alabileceği başkaca önlem olmadığından kusursuz olduğu kabul edilerek davalının TCK'nın 89/4, 22/3, 62 maddeleri gereğince cezalandırılmasına temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).
...'nın olay tarihi olan ... günü saat ... sıralarında sevk ve idaresindeki ... plakalı iş makinesi (biçer döver) ve iş makinesinin önünde takılı 4,75 metre genişliği olan biçme aparatı ile ... istikametinden ... mahallesi istikametine seyir halinde iken 50km/h hız sınırı olan meskun mahal dışında, 5,30 m. genişlikteki asfalt kaplama, düşeyde eğimsiz, yatayda virajlı, kuru zeminli, banketi olmayan, iki yönlü yolda seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, şerit ihlali ile yolu kaplamasıyla, karşı yönden gelen katılan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobille çarpıştıkları, meydana gelen kaza sonucunda kesin doktor raporlarına göre katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilemeyecek, vücudunda kemik kırığı oluşturacak, kırığında hayat fonksiyonların ağır (4) derece etkileyecek şekilde, katılan ...'ın ise, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek, vücudunda kemik kırığı oluşturacak, yüzde sabit iz kalacak şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince davalı ...'nın % 75, davacı ...'ın % 25 kusurlu olduğu kabul edilerek ve davacı ...'ın hakkında yine % 25 kusur indirimi yapılarak karar verilmiş ise de ceza mahkemesince verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan ve yüzdesel kusur raporu alınmadan, ayrıca kabule göre de otomobil içerisinde yolcu olan ve kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan ... yönünden kusur indirimi yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-İlk derece mahkemesince davacılar lehine geçici iş göremezlik tazminatına karar verilmediği anlaşıldığından ise davalılar vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına yönelen istinaf itirazları yerinde görülmemiş, reddine karar verilmiştir.
3-Bu itibarla mahkemece yapılması gereken, öncelikle ceza dosyasının bir sureti celp edilerek, ceza mahkemesince verilen kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırıldıktan sonra, dava konusu kazanın meydana gelmesinde biçer döver ve otomobil sürücüsünün yüzdesel kusur oranlarını gösterir şekilde kusur raporu alınmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Eksik araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalılar vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına yönelik yerinde görülmeyen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin ilk derece mahkemesince kabul edilen kusur oranlarına yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalılar vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına yönelik yerinde görülmeyen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin ilk derece mahkemesince kabul edilen kusur oranlarına yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,
3-Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 18/09/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
4-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
5-Davalılar vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
6-Davacılar tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 269,85 ‬TL istinaf karar harcının istekleri halinde iadesine,
7-Davalılar ... ve ... tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 8.559,00 ‬TL istinaf karar harcının istekleri halinde iadesine,
8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 27/01/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.
...