Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin, ayıplı makine bedelinin tahsiline ilişkin kesinleşmemiş ilama dayalı teminatsız ihtiyati haciz kararına yapılan istinaf başvurusu.
Özet: Bu hukuki evrak, ayıplı makine teslimi nedeniyle hükmedilen 20.350.365,69 TL alacağın tahsilini güvence altına almak amacıyla, borçlunun mal kaçırma ihtimali gerekçesiyle teminatsız ihtiyati haciz talebinin, ilk derece mahkemesince ilama dayalı ve vadesi gelmiş olması sebebiyle kabul edilmesine yönelik ek karara ilişkin istinaf incelemesini konu almakta; karşı taraf ise kararın kesinleşmemesi, davacının ayıplı malı elinde tutarak fiilen güvenceye sahip olması ve borçlunun mal kaçırdığına dair kanıt bulunmaması nedeniyle teminatsız haczin orantısız olduğunu ileri sürerek itiraz etmektedir.

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN EK KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
EK KARAR TARİHİ: 13/05/2026
NUMARASI : ... D.İş Esas - ... D.İş Karar
TALEP EDEN: ......
VEKİLİ : Av...
KARŞI TARAF: ......
VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 11/09/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına yönelik talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ:
Talep eden vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada ayıplı makine teslimi sebebiyle sözleşmeden dönme istemli davanın 15.04.2026 tarihinde karara çıktığını, davaya konu makineni ayıplı olduğunun tespit edildiğini, hüküm ile birlikte müvekkili lehine makine bedeli 423.000,00 USD, nakliye ve ithalat masrafı 1.314.392,79 TL olmak üzere toplam 20.350.365,69 TL bedele hükmedildiğini, davalının karar duruşmasında yargılama boyunca tamir ettirmediği makineyi tamir ettirmek için 3 ay süre talep ettiğini ancak bu talebin reddedildiğini, gerekçeli kararın icra edilme süresi boyunca beklenilmesi halinde davalının mal kaçıracağını ve müvekkilinin mahkemece tespit edilen haklı alacağına halel düşüreceğini, davalının borcu ödememek için mal kaçırmakta olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek, alacağın mahkeme kararı ile açık olması ancak teminat bulunmaması sebebiyle 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının, menkul ve gayrimenkul mallarının, araçlarının ihtiyaten haczine teminatsız olarak karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 27.04.2026 tarihli D.İş kararında; "...2004 s. İİK’nun 257/1. maddesine göre, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.”
Yargıtay 8. HD.nin 26.10.2015 gün ve 2015/17576 E. 2015/19186 K. sayılı emsal içtihadına göre, "HMK'nun Geçici 3. maddesi gereğince uygulanması gereken HUMK'nun 443/4 (HMK'nun 367/2.) maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle aynı ilamda yazılı eklentilerin de infazının istenebilmesi için ilamın kesinleşmesi zorunludur. Buna karşılık, gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel "şahsi" haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmelerine gerek yoktur. Yani bu ilamlar kesinleşmeden icraya konulabilir."
Genel hükümler çerçevesinde mahkememizin görevli olduğu anlaşılarak, ihtiyati haciz isteyenin yukarıda yazılı ve henüz kesinleşmemiş ilama dayalı, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş alacağından dolayı, İİK.nın 259/2. maddesi gereğince teminatsız olarak, ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle; ihtiyati haciz talebinin kabulü ile; İcra İflas Kanun'unun 257 vd. maddeleri gereğince, alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde, karşı taraf olan borçlu ile 3. kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçlunun gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının, yukarıda miktarı yazılı alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine, ihtiyati haczin ilama dayanması nedeniyle teminat alınmasına yer olmadığına, karar verilmiştir.
Karşı taraf vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, ilama bağlanmış bir alacak için ayrıca ihtiyati haciz talep edilemeyeceğini, ihtiyati hacze dayanak gösterilen ilamın henüz kesinleşmediğini ve tehiri icra talepli istinaf edildiğini, davacı tarafın kendi asli edimi olan makinenin iadesini gerçekleştirmeden müvekkilinin bedel ödeme borcunun muaccel hali geldiğinden söz edilemeyeceğini, mahkeme kararında alacağın rehin veya teminat altına alınmadığı belirtilmiş ise de bu tespitin maddi vakıa ile bağdaşmadığını, dava konusu makinenin halen ihtiyati haciz isteyen tarafın elinde olduğunu, alacaklı tarafın hüküm gereği iade ile yükümlü bulunduğu malı elinde tutmak suretiyle fiilen önemli bir teminat elde ettiğini, tahsil riski olmadığını, müvekkilinin güçlü mal varlığı karşısında haczin ölçüsüz olduğunu, ihtiyati haciz talep eden tarafın müvekkilinin mal kaçırdığına, acze düştüğüne veya düşme tehlikesinde olduğuna ilişkin hiç bir somut delil sunmadığını, teminatsız haciz tesis edilmesinin hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararı kapsamında müvekkilinin banka hesaplarına ve ticari faaliyet için zorunlu finansal kaynaklara doğrudan bloke uygulandığını, müvekkilinin üretim zinciri ve ödeme sisteminin zarar gördüğünü, mahkemece ölçülülük ilkesinin gözetilmediğini belirterek, ihtiyati haczin kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise haczin yalnızca uygun görülecek sınırlı teminat karşılığında ve müvekkilinin banka hesaplarını bloke etmeyecek ölçüde daraltılmasına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesinin 13.05.2026 tarihli ek kararında; "...İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde ;
Talep, "ihtiyati hacze itiraz" talebidir.
2004 s. İİK’nun 257/1. maddesine göre, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.”
2004 s. İİK’nun 258. maddesine göre de, "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur."
İİK'nun 265. maddesine göre ; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir."
Somut olayda; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin henüz kesinleşmemiş 15/04/2026 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamına istinaden ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de, ihtiyati hacze dayanak teşkil eden ilamda davaya konu makinenin davalıya iadesi kaydıyla, makine bedeli olan 423.000 ABD doları ve nakliye masrafı ile ithalat masrafı olan 1.314.392,79 TL.'nin faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ......'ye verilmesine karar verilmiştir.
Söz konusu ilam, bu haliyle iki tarafa borç yükleyen bir karardır.
Davacı ...'nin bu ilama dayalı olarak ihtiyati haciz isteyebilmesi için önce kendi edimini yerine getirmesi, bunun için de söz konusu makineyi davalıya iade etmesi veya iade teklifinde bulunması gerekmektedir.
İhtiyati haciz isteyen taraf 25/04/2026 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ancak, söz konusu makinenin iade teklifini ihtiyati haciz kararının verildiği 27/04/2026 tarihinden sonra 28/04/2026 tarihinde Konya .... Noterliğinin 28/04/2026 gün ve ...... yevmiye nolu ihtarnamesi ile yapmıştır. İhtiyati haczin istenildiği ve ihtiyati haciz kararının verildiği tarihler itibariyle kendi edimini yerine getirmemiş, ihtiyati haciz kararından sonra bu işlemi yapmıştır.
İtiraz eden tarafın itiraz dilekçesi ve ihtiyati haciz isteyen tarafın itiraza yönelik beyanları sonucu, ihtiyati haciz kararının verildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin verilmesinin şartlarının oluşmadığı, sonradan bu eksikliğin giderilmesinin ihtiyati hacze itiraz edilmesine ve kaldırılmasına engel teşkil etmeyeceği, ihtiyati hacze itirazın ihtiyati haczin verildiği tarihteki şartlara göre değerlendirilmesinin gerektiği sonucuna varılmış ve itiraz kabul edilerek murafaa duruşmasında ihtiyati haciz kaldırılmıştır.
Murafaa duruşmasında verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin kararın gerekçesini oluşturmak üzere işbu gerekçeli ek karar hazırlanmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, Mahkemenin 27/04/2026 gün ve ... D.İş ... D.İş sayılı ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın kabulü ile bu ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir.
Talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati haczin kaldırılması kararında hukuki değerlendirme hatasına düştüğünü, müvekkilin alacağının, mahkeme kararı ile tespit edilen, miktarı belirlenen ve ciddi delillerle desteklenen bir alacak olduğunu, İİK'nun 258. maddesi kapsamında ihtiyati haciz için alacağın varlığı hususunda mahkemede kanaat oluşturacak delillerin sunulmasının yeterli olduğunu, mahkeme, ihtarnamenin 28.04.2026 tarihinde gönderilmiş olmasını ihtiyati haciz şartlarının bulunmadığı şeklinde yorumladığını ancak ihtiyati haciz kararından sonra gönderilen noter ihtarnamesinin, müvekkilinin ilam gereğince makineyi teslim etmeye hazır olduğunu karşı tarafa bildiren bir ispat vasıtası olduğunu, itiraz duruşmasında açıkça beyan edildiği üzere dosyaya sunulan aktif ve pasif tapu kayıtlarından, karşı taraf şirketin kısa süre içerisinde bir kısım taşınmazlarını elden çıkardığının anlaşıldığını, bu hususun duruşma tutanağına da geçtiğini, buna rağmen gerekçeli kararda söz konusu tapu kayıtlarına, taşınmaz devirlerine ve mal kaçırma olgusuna ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılmasını istemiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme, alacak ve tazminat istemi ile açılan davada verilen ilamdan kaynaklanan para alacağına ilişkin ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz 6100 sayılı HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
Gerek birinci, gerek ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre, ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehinle temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur.
Somut olayda, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/04/2026 tarih ve ... E. ... K. sayılı ilamına istinaden ihtiyati haciz talep edilmişse de, ihtiyati hacze dayanak teşkil eden ilamda davaya konu makinenin davalıya iadesi kaydıyla, makine bedeli olan 423.000 ABD doları ve nakliye masrafı ile ithalat masrafı toplamı olan 1.314.392,79 TL'nin faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ......'ye verilmesine karar verilmiştir. Bu halde, talep eden ...'nin bu ilama dayalı olarak ihtiyati haciz isteyebilmesi için önce kendi edimini yerine getirmesi, bunun için de söz konusu makineyi davalıya iade etmesi veya iade teklifinde bulunması gerekmektedir. İhtiyati haciz isteyen taraf 25/04/2026 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ancak, söz konusu makinenin iade teklifini ihtiyati haciz kararının verildiği 27/04/2026 tarihinden sonra 28/04/2026 tarihinde Konya ... Noterliğinin 28/04/2026 gün ve ...... yevmiye nolu ihtarnamesi ile yapmıştır. Talep eden taraf, ihtiyati haczin istenildiği tarih itibariyle kendi edimini yerine getirmemiş olup, talep tarihi itibariyle ihtiyati haczin verilmesinin şartları oluşmamıştır. Bu nedenle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkini ilk derece mahkemesinin 13.05.2026 tarihli ek kararı yerindedir.
Bu itibarla; ilk derece mahkemesi ek karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş Esas - ... D.İş Karar sayılı dosyasından verilen 13.05.2026 tarihli ek karar usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
1-Talep edenden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına,
2-Talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf karar tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 11/09/2026
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸