Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda, 5233 sayılı Kanun uyarınca terör olayları nedeniyle köyden ayrılma kaynaklı zararın tazmini amacıyla açılan davada, idare mahkemesinin iptal kararını uygulamama sonrası verdiği ısrar kararının temyiz incelemesi.
Özet: Terör olayları nedeniyle köyünü terk etmek zorunda kalan davacıların 5233 sayılı kanun uyarınca uğradıkları zararların tazmini istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin idarenin usul itirazlarını reddederek ve idari kararların kesinleşme şartı aranmaksızın yerine getirilmesi gerektiğini vurgulayarak davacıya 19.672,09 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesine hükmettiği kararın; üst mahkeme tarafından, tazminat talebinin dayanağı olan daha önceki kısmen iptal kararının ilgili dairesince kısmen bozulmuş olması nedeniyle hukuka aykırı bulunarak bozulması üzerine, ilk derece mahkemesinin kararında ısrar ettiği anlaşılmaktadır.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/1699 E.  ,  2025/1030 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/1699
Karar No : 2025/1030
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR): ...l mirasçıları;
1-... 2- ... ... 9- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şırnak ili, Merkez ilçesi, ... köyünü terk etmek zorunda kaldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanması talebiyle davacı tarafından yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kısmen iptal kararının uygulanmaması sebebiyle uğranılan zararlarına karşılık 44.000,00-TL maddi tazminatın, 20/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; işbu davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. ve 13. maddelerinde belirtilen bir tam yargı davası olmadığı, bu nedenle süre ve ön karar alma hususlarının anılan maddeler kapsamında değil, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı idarenin süre ve ön karar alınmadığı yolundaki itirazlarının yerinde görülmediği,
Bu davanın dayanağını oluşturan Mahkemelerince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararının temyiz edildiği, henüz kesinleşmediği, bu durumun bekletici mesele yapılması gerektiği savunulsa da; İdare Mahkemesi kararlarının, idarelerce yerine getirilmesi için kesinleşmesi zorunluluğunun bulunmadığı, tebliğden itibaren en geç 30 gün içinde yerine getirilmesinin zorunlu olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin bu savunmasına itibar edilmediği,
Davacının maddi zararının, 5233 sayılı Kanun uyarınca terör olayları sebebiyle malvarlığına ulaşamamadan kaynaklanan bir zarar olduğu ve bu zarara yönelik olarak davalı idarece daha önce davacının malvarlığının tespiti yapıldığından, davacı zararının da bu tespitler ışığında hesaplanması gerektiği, davacının zararının hesaplanması amacıyla 21/01/2016 tarihli ara kararı ile daha önce davacı adına tespiti yapılan sulu ve susuz arazilerine ilişkin olarak 30/05/2007 tarihinden itibaren hesaplama yapılmasının istenildiği, ara karar cevap yazısı eki hesaplama tutanağı uyarınca Mahkemelerince yapılan hesaplamada, davacının 30/05/2007 tarihi ile idareye başvuru yaptığı 05/07/2013 tarihi arasındaki zararının 19.672,09-TL olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacının dava dilekçesinde zararlarına karşılık 44.000,00-TL istediğinin görüldüğü, yapılan hesaplama sonucu davacının gerçek zararının 19.672,09-TL olduğu, bu nedenle talep edilen tazminat tutarının 19.672,09-TL 'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmının ise reddine karar verilmesi gerektiği,
... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının idareye tebliğ edildiği tarihten sonraki 30 günlük sürenin geçtiği tarihten itibaren söz konusu tutara faiz yürütülmesi talebinin ise; Anayasa'nın 125/son maddesinde yer verilen "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca, tazminat talebinin kabul edilen kısmına Mahkemenin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının idareye tebliğ edildiği tarihi takip eden 30 gün sonraki tarihten işbu davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre zarfında, davacının dava açmayarak suskun kaldığı görüldüğünden, kabul edilen tazminat tutarına işbu davanın açıldığı 07/09/2015 tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 19.672,09-TL'nin 07/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 16/12/2019 tarih ve E:2019/2120, K:2019/10410 sayılı kararıyla;İdare Mahkemesince, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş ise de; davacının tazminat talebinin dayanağı Mardin İdare Mahkemesince verilen kısmen iptal, kısmen ret yolundaki... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Dairelerinin... tarih ve E:..., K:...4 sayılı kararı ile, mahkeme kararının kısmen reddine ilişkin kısmının gerekçeli onanmasına, kısmen iptale ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği, bu durumda ilgili karar gözönünde tutularak karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu talebin kısmen kabul kısmen reddine ilişkin idare mahkemesi kararının, temyize konu kısmen kabule ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesini...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla;
Malvarlığına ulaşılamamasından kaynaklanan zararın tazmini için yapılan idari başvurunun süresinde görülmemesi nedeniyle, mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiası ile Anayasa Mahkemesi'ne yapılan .../... sayılı başvuruda; "(...) Bu nedenle Bölge İdare Mahkemesinin Zarar Tespit Komisyonuna başvuru süresine ilişkin yorumunun makul olmayan, zarar konusu olayın adeta her yıl kesintiye uğrayarak tekrarlandığını kabul eden, aşırı şekilci ve başvurucunun 5233 sayılı Kanun'la getirilen tazminat imkânından yararlanmasını zorlaştıran bir yorum olduğu değerlendirilmiştir. Bu hâliyle mülkiyet hakkına ilişkin ihlalin giderilmesi bakımından teorik düzeyde etkili olduğu saptanan 5233 sayılı Kanun'la oluşturulan tazminat yolu Bölge İdare Mahkemesinin bariz takdir hatası teşkil eden, şekilci ve katı yorumu sebebiyle somut olayda başarı şansı sunma kapasitesini yitirmiştir. Sonuç olarak Bölge İdare Mahkemesinin başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının esasının incelenmesini ve giderim sağlanmasını engelleyen yorumu nedeniyle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.(...)" gerekçelerine yer verilerek Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verildiği gerekçesi eklenmek suretiyle, dava konusu tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki idare mahkemesi kararının, kabule ilişkin kısmında ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yargılama devam ederken, Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun 10/11/2022 tarihli kararı ile davacıların mal varlığına ulaşamamasından kaynaklanan zararlarının ödenmesine karar verildiği, bu nedenle bakılan davanın reddine veya karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davacılara mükerrer ödeme yapılmasına neden olacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; bakılan dava, ... İdare Mahkemesince verilen kısmen iptal, kısmen ret yolundaki ... tarih ve E:.../..., K:.../... sayılı kararın iptale ilişkin kısmının davalı idarece uygulanmaması üzerine açıldığından, davalı idare tarafından davacılara yapılacak ödemelerde, mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi için, işbu davada verilen kısmen kabul yolundaki karar ile bu davanın dayanağını oluşturan kısmen iptal yolundaki kararın birlikte değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu tazminat isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne ilişkin ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:...K... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/05/2025 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.