Davacı tarafından fiilen ve ekonomik amaçla kullanılan Hazineye ait 2/b nitelikli taşınmaza şerh konulması talebinin kabulü ve onanması.
Özet: Davacının, kadastro çalışmasıyla Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı şerhiyle tescillenen 2/b vasfındaki taşınmazın bir bölümünü uzun yıllardır fiilen ve ekonomik amaçla (bahçe ve ev yaparak) kullandığını ileri sürerek kullanımının tapu kaydına şerh düşülmesi talebi üzerine, mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda davacının taşınmazın belirli bir kısmını tespit tarihinde ekonomik amaçla kullandığının sabit görülmesiyle, bu kısmın Hazine adına ancak davacının fiili kullanımında olduğu şerhi ve bahçeli ev niteliğiyle tesciline, davalı Hazinenin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/51 E., 2025/1866 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/135 E., 2023/264 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 52... parsel sayılı 1.610,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin haricen satın aldığı dava konusu taşınmazı satın alındıktan sonra fiilen kullandığını, 1990 yılında babasıyla birlikte muhtelif meyve ağaçları dikip büyüttüğünü, taşınmaza inşa ettiği baraka şeklindeki konutu kullandığını, 1994 yılından beri taşınmazın 800,00 metrekarelik kısmını bilfiil zilyet olarak kullanıldığını, 2014 yılında ev olarak kullandığı baraka için vergi ödediğini, 2003 yılında zamanla tahrip olan baraka yerine konteyner koyup onu kullandığını, sonraki tarihlerde taşınmazda yapı inşa ettiğini, en az 25 yıldır fiilen kullandığını, 2 ceviz, 7 zeytin, 3 kök fındık ocağı, 2 kiraz dikip büyüttüğünü, baraka ve sonrasında konteyner koyarak kullandığını ileri sürerek, taşınmazın malik hanesine 800,00 metrekarelik kısmı için 1994 yılından beri müvekkilinin kullanımında olduğuna dair şerh yazılmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davaya konu 2 52... parsel sayılı 1.610,21 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 2/B vasfında olduğunu, 2010 yılında yapılan kadastro çalışmasında söz konusu taşınmazın kullanıcısının bulunmadığını, 06.08.2010 tarihinde yapılan çalışma sonrasında 30 günlük askı süresince kimsenin itirazda bulunmadığını ve yapılan çalışmanın 07.09.2010 tarihinde kesinleşerek taşınmazın Hazine adına tapuya tescil ettirildiğini, idare personellerce tutulan tutanakta taşınmaz üzerinde 1 adet fırın yapısı bulunduğu, bahçe olarak kullanılan kısımda zeytin ve incir ağaçlarının mevcut olduğu ve kısmen ... tarafından kullanıldığı, ilgili tutanağın mahalle muhtarı tarafından imzalandığı, davacının davaya konu taşınmazla irtibatının olduğuna dair herhangi bir belgeye ve bilgiye rastlanılmadığının bildirildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' davacının fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 697,21 metrekarelik kısmı üzerinde ortofotoya göre 2014 yılında ev yaptığı, ziraat raporuna göre taşınmaz üzerinde 30 yaşında 25 yaşında ağaçların bulunduğu, taşınmazın 2010 yılı kadastro tespit çalışması sırasında ve öncesinde davacı ve murisi tarafından bahçe olarak ekonomik amaca uygun kullanımının bulunduğu, taşınmazın niteliği ve konumu gereği tarımsal amaçlı kullanılmasının mümkün olmadığı, davacının bahçe olarak kullandığı taşınmaza sonrasında ev yaptığı, davasını 800,00 metrekare üzerinden açtığı, dava mülkiyete ilişkin olmadığından maktu vekalet ücreti takdir edildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 52... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 27.12.2022 tarihli harita mühendisi tarafından hazırlanan raporda ve rapora ekli kroki (A) harfi ile gösterilen 697,27 metrekarenin son parsel numarası verilerek taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine ''taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın Yunus oğlu ...'nun fiili kullanımında olduğu" ibaresi eklenerek bahçeli ev niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''yapılan keşif, elde edilen beyanlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacının tespit tarihinde taşınmazı ekonomik amaçla kullanmakta olduğu, istinaf edenin sıfatına ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin tartışılması sonucundaki maddi olay ve hukuki değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik ve yetersiz araştırma incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, bilirkişi raporunda taşınmazın 27.07.2010 tarihli kadastro tutanağında fiili kullanıcısı bulunmadığının ve üzerindeki yapının 2014 yılında yapıldığının açıkça belirtildiğini, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un belirtilen tarihten sonra yapılan yapı dolayısıyla davacının taşınmazın kullanıcısı ve hak sahibi olduğu tespitinin hukuken mümkün olmadığını, Hazine yasal hasım olmasına rağmen aleyhine yargılama masrafları ve vekalet ücretine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.