Silahlı terör örgütü üyeliği yargılamasında, tanık dinleme usulündeki eksiklikler ve maddi gerçeğin ortaya konulmasında yetersiz araştırma nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, temel delil niteliğindeki tanıkların adil yargılanma hakkına aykırı şekilde sanık huzurunda veya SEGBİS ile dinlenmemesi, örgüt tarafından kullanılan kodlamalarla ilgili kritik şahısların kimliklerinin ve örgüt bağlantılarının eksik araştırılması, ilgili dosya ve iletişim kayıtlarının incelenmemesi ile UYAP bilgi bankasındaki beyanların araştırılmaması gibi eksik soruşturma ve adil yargılanma prensiplerine aykırılıklar nedeniyle hukuka aykırı bularak bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/22834 E.  ,  2026/8527 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/677 E., 2022/1083 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/137 E., 2021/40 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve
63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet
kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanıkların örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; tanıklar ... A. ve ... B.'nin talimatla ifadelerinin alınması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrası ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,
2. Gizli tanık ...’dan ele geçirilen micro SD kart üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen veri inceleme raporlarında örgüt tarafından sanığın 2012-2013-2014 için "SAY", 2015 MART için "SAYV" olarak kodlandığının belirtilmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, dosyada mevcut 26.03.2019 tarihli ve 18.04.2025 tarihli veri analiz raporlarında zümre başkanı olarak tespit edilen "..." ile öğretmen olarak tespit edilen "..." isimli kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında .../PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi halinde söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılması, HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek, bu şahıslarla sanığın konuşma ve bir araya gelme durumlarının incelenmesi, gerekirse bilirkişi raporu alınması zorunluluğu,
3. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.