3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını, zorunlu müdafiin hüküm celsesinde bulunmaması nedeniyle savunma hakkı ihlali sebebiyle bozmuştur.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı, yargılamanın ilk celsesinde müdafisi olmadan savunmasının alınması ve karar duruşmasında müdafiinin mazeretinin reddedilmesine rağmen sanığa yeni bir müdafi atanmaksızın hüküm tesis edilmesi suretiyle Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile teminat altına alınan adil yargılama ve savunma hakkının kısıtlandığı, dolayısıyla CMKnın 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edildiği gerekçesiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/380 E., 2022/435 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/124 E., 2019/405 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 09.04.2018 tarih ve 2018/1 25... /1049 sayılı kararında belirtildiği üzere; CMK 188/1. maddesinde; "Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulanması şarttır." şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken "zorunlu müdafiiyi" mahkeme heyetinden saymıştır. CMK'nın 289. maddesinin 1-a-e bendlerinde, kanuna kesin aykırılık halleri içinde, "mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması ile Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" gösterilmiştir. Temyiz denetiminde bu madde kapsamındaki hukuka aykırılıklar temyiz kapsamında gösterilmiş olmasa da resen incelenecektir (CMK 289/1).Bu açıklamalar doğrultusunda, somut olayda; silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan sanığın ilk celsede müdafisi olmadan savunmasının alındığı, akabinde ikinci celsede kendisine barodan müdafi görevlendirildiği ancak barodan görevlendirilen müdafinin esas hakkındaki savunmaların alındığı 16.12.2019 tarihli karar celsesine sağlık nedenlerini ileri sürerek katılmadığı, mahkemece sanık müdafiinin mazereti herhangi bir belgeye dayanmadığından bahisle reddedilmesine karşın sanığa re'sen başka bir müdafi görevlendirilmeksizin CMK'nın 156. maddesi, Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmadan hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması yukarıda izah edilen mevzuat ile CMK'nın 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.