Danıştay, 6292 sayılı kanun kapsamında 2/B arazilerinin bedelsiz iadesi başvuru süreleri ve taşınmazdaki hisse anlaşmazlığına ilişkin bölge idare mahkemesi kararının incelenmesi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında taşınmazın kalan 1/2 hissesinin davacı adına bedelsiz tescili talebinin reddedilmesi üzerine açılmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının kadastro kayıtlarına göre taşınmazın tamamında hak sahibi olduğunu ve ilk başvurusunun tüm taşınmazı kapsadığını belirterek ret işlemini iptal etmiştir. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, 6292 sayılı Kanunun 7. maddesindeki bedelsiz iade başvuruları için tanınan iki yıllık yasal sürenin uzatılmadığını, diğer hissedarın başvurusunun ve muvafakatnamenin bu süre dolduktan sonra yapıldığını tespit ederek, davacının kalan hisse talebinin reddine dair işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiş, ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak davayı reddetmiştir. Davacı, taşınmazın tamamında hak sahibi olduğu iddiasıyla bu kararı temyiz etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2021/2358Karar No : 2025/6220 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... ValiliğiVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Ümraniye ilçesi, ... mahallesi ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında yapılan başvurunun, 1/2 hissesi oranında değerlendirilerek taşınmazın tümünün kendisine verilmediğinden bahisle 16/11/2018 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ... sayılı İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece dava konusu taşınmazın 1/2 hisse sahibi ...'in 6292 sayılı Kanun 7. maddesi kapsamında yasal süresinde başvuruda bulunmadığından kendisine veya akdi haleflerine iadesinin mümkün bulunmadığı belirtilmişse de; 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 1. fıkra hükmü doğrultusunda davacının hak sahipliğinin tespiti amacıyla Mahkeme tarafından 26/06/2019, 25/09/2019 ve 24/10/2019 tarihli ara kararları ile dava konusu taşınmaza ilişkin kadostro tespit tutanaklarının istendiği, 18/11/2019 tarihli dilekçe ekinde sunulan kadostro tutanağında " Ümraniye İlçesi, ... Mahallesi ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın 1995 yılından beri ... evladı ...'in fiili kullanımında bulunduğu ... Maliye Hazinesi adına tespitinin 22/09/2010 tarihi itibariyle" yapıldığı anlaşılmakla; davacının 6292 sayılı Kanun kapsamında dava konusu taşınmaz üzerinde tek başına hak sahibi bulunduğu ve taşınmazın tümüne ilişkin 6292 sayılı Kanun 7. maddesi kapsamında 14/05/2012 tarihinde başvuru yaptığı; bu durumda kadastro tutanakları ile taşınmaz üzerinde tek başına hak sahibi olduğu sabit olan davacının, 14/05/2012 tarihindeki taşınmazın tümü hakkındaki başvurusu değerlendirilmeyerek, başvurunun süresinde yapılmadığından bahisle davacının 16/11/2018 tarihli başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, taşınmazda hak sahibi olduğunu iddia ederek bedelsiz iade talebinde bulunacak kişiler bakımından, Kanun'un yürürlüğe girdiği 26/04/2012 tarihinden itibaren iki yıllık başvuru süresi getirildiği, her ne kadar anılan Kanun'un Geçici 4. maddesinde, belirtilen süreleri iki katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmış ve Bakanlar Kurulunca bu süreler uzatılmış ise de, söz konusu süre uzatımının Kanun kapsamına giren taşınmazların satışına yönelik başvuruları kapsadığı, bedelsiz iade başvuruları için sürenin uzatılmadığı; uyuşmazlık konusu taşınmazla ilgili olarak, davacının bedelsiz devri talebiyle süresi içerisinde başvurulmasına ve bu başvuru üzerine taşınmazın 1/2 hissesinin davacı adına tesciline karar verilmesine rağmen ... tarafından ilk başvurunun süre geçtikten sonra 31/03/2016 yapıldığı, muvafakatnamenin de yine süre dolduktan sonra 24/10/2018 tarihinde verildiği sabit olup, davacının talebinin bu nedenle reddine dair dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı; öte yandan davacının dava konusu işleme dayanak başvurusunda, taşınmazın kalan 1/2 hissesinin de adına bedelsiz tescilini talep ettiği, yani 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre yapılmış bir başvuru olduğu açık olduğundan, ilk derece mahkemesince 6292 sayılı Kanun'un, 2/B arazilerinin fiili kullanıcılarına satışına dair düzenlemelerin yer aldığı 6. maddesi hükmüne dayanarak işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesi ile davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, her ne kadar taşınmazın 1/2 hissesi ...'e ait görünse de taşınmazın tamamı üzerinde kendisinin hak sahibi olduğu, bu duruma ilişkin ... tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı, işlemin hukuka uygun olmadığı ile ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 26/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.