Danıştay 8. Daireden, 6831 Sayılı Orman Kanununun 2/b Maddesi Kapsamında Daha Önce İşlem Görmüş Bir Taşınmazda Yeniden Uygulama Talebinin Reddine Dair Kararın Onanması.
Özet: Davacı tarafından, daha önce 6831 sayılı Orman Kanununun 2/b maddesi kapsamında araştırma yapılan bir bölgede bulunan ve 1994 yılındaki ilk tespitlerde orman vasfını kaybetmediği belirlenen bir taşınmazın, yeniden 2/b uygulamasıyla orman sınırı dışına çıkarılıp adına tescil edilmesi talebinin, daha önce 2/b uygulaması yapılan yerlerde yeniden uygulama yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmesi işlemine karşı açılan davada; ilk derece ve istinaf mahkemeleri davanın reddine karar vermiş, temyiz incelemesinde ise, taşınmazın daha önce 2/b kapsamında orman vasfını kaybetmediği tespit edildiği için yeniden 2/b uygulaması yapılamayacağı gerekçesiyle bu ret kararları hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2021/5119Karar No : 2025/6218 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı tarafından, Trabzon ili, Çaykara ilçesi, ... mahallesi ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın içerisinde kalan 36.250 m2 yüz ölçümlü taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uygulaması yapılarak orman sınırı dışına çıkarılması suretiyle adına tescil edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun 2/B uygulaması yapılan yerlerde yeniden 2/B uygulaması yapılamayacağı nedeniyle reddedilmesine yönelik Sürmene Orman İşletme Müdürlüğünün ... tarih ve E:... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından 1952 tarihli tapu kaydında babası adına kayıtlı olduğu belirtilen ve Trabzon ili, Çaykara ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın içerisinde kalan 36.250 m2 yüz ölçümlü taşınmazın, daha önce 2/B uygulaması yapılan bir mahallede kaldığından, anılan taşınmazın 2/B uygulamalarında orman sınırları içerisinde değerlendirilmemiş olması halinde bu taşınmazda 2/B uygulaması yapılabileceği, bu hususa yönelik alınan bilirkişi raporunda da taşınmazın 1994 yılında yapılan 2/B çalışmaları kapsamında orman vasfını kaybetmemiş olarak değerlendirildiği ve orman sınırları dışına çıkartılmadığının belirtildiği; daha önce 2/B uygulaması (araştırması) yapılan dava konusu alanda yeniden uygulama yapılamayacağından söz konusu alanda 2/B uygulaması yapılamayacağına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 1994 yılında köyde 2/B uygulaması yapıldığı, bu alanın 1981 yılından önce orman niteliğini tam olarak kaybetmiş ve tarım alanı haline gelmiş olmasına karşın 2/B kapsamına alınmadığı ancak kendilerinin uygulamadan haberdar olmaması nedeniyle bu işleme karşı süresi içinde dava açılamadığı, ardından köyde 1997 yılında kadastro çalışmaları yapıldığı ve taşınmazın orman olarak belirlenerek hazine adına tescil edildiği ancak bu işlemden de haberdar olunmaması nedeniyle bu işleme de dava açılamadığı, taşınmazın eski tapuya göre babasına ait olduğu, 1952 tarihli tapu senedi olan bir alanın o tarihte orman olmasına ve buna rağmen tapuya tescil edilmesine olanak bulunmadığı, 1994 yılında yapılan tespit sırasında bu taşınmazın orman olduğu yolunda bir tespitin olmadığı, bu nedenle idareye başvurarak bu alanda 2/B uygulaması yapılmasının istenildiği, taşınmazın orman vasfını 1981 yılından çok önce kaybettiği ve 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarılmasına engel bir durumun bulunmadığının açık olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 26/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.