Danıştaydan 6292 Sayılı Kanun Kapsamında Tapusu İptal Edilen Orman Arazisinin Bedelsiz İade Başvurusu Reddine Onay
Özet: Danıştay, İstanbul Ümraniyede 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz iadesi talep edilen, ancak 2/b vasfını yitirdiği gerekçesiyle tapusu iptal edilen bir taşınmaz için yapılan başvurunun reddi işleminin iptali istemini konu alan davada, davacı adına hukuken geçerli bir tapu kaydı bulunmadığından bedelsiz iade şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin davanın reddi yönündeki kararlarını hukuka uygun bularak, davacının temyiz başvurularını reddetmiş ve söz konusu kararları onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2021/1444Karar No : 2025/6221 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... ValiliğiVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 267,76 m² taşınmazın 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun kapsamında bedelsiz iadesine yönelik başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6831 sayılı Kanun'un (2/B) maddesi uyarınca orman vasfını yitirdiği gerekçesiyle tapusu iptal edilen ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda, Tapulama Mahkemesi kararı ile davacı adına yapılan tespitin iptaline karar verildiği gözönünde bulundurulduğunda, davacı adına oluşmuş hukuken geçerli bir tapu kaydı bulunmadığından, 6292 sayılı Kanun'da (7/1-b) maddesinde öngörülen şartları taşımayan bedelsiz iade başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazın kayıt malikinin davacı olduğu, taşınmazın küçük bir kısmında kullanıcı olarak görünen ... isimli şahsın bu taşınmaz için herhangi bir iade müracaatının da bulunmadığı, taşınmazın bulunduğu mahalde keşif yapılmaksızın karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 26/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.