Yargıtay 3. Ceza Dairesi, İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verdiği mahkûmiyet kararını usul ve esas yönünden hukuka uygun bularak onadı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne karşı sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede; yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olduğu, hukuka uygun olarak elde edilen delillerin yeterli ve tartışıldığı, vicdani kanaatin kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru nitelendirildiği ve suç tipine uyduğu tespit edilerek, ileri sürülen temyiz nedenlerinin yerinde görülmemesi sebebiyle ilk derece mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/904 E., 2022/1265 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/64 E., 2022/164 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca hükmedilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak, TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca hükmedilen mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.