Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, 1980li yıllara ait olduğu iddia edilen bononun haksız doldurulması ve 800 TLlik borcun 800.000 TLye dönüştürülmesi iddiasıyla açılan menfi tespit davası.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı, 1980li yıllarda 800 TL borç karşılığında imzalanıp boş bırakılan ve borcun ödenmesine rağmen davalı tarafından daha sonra 800.000 TL olarak doldurulup icra takibine konulan senedin geçersizliği ve borçlu olunmadığının tespiti için menfi tespit davası açmıştır. Davacı, senedin eski tarihli olduğunu, borcun ödendiğini ve zamanaşımına uğradığını savunurken, davalı senette "nakden" ibaresi bulunduğundan ispat yükünün davacıda olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, senette "nakden" kaydı bulunduğundan, davacının iddiasını kesin delille ispat yükümlülüğünde olduğunu ve damga pulunun senedin geçerliliğini veya düzenlenme tarihini etkilemeyeceğini belirtmiştir.

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
G E R E K Ç E L İ K A R A R
ESAS NO : 2023/242 Esas
KARAR NO : 2023/434
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/03/2022
KARAR TARİHİ : 14/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan 1980 li yıllarda 800,00 TL borç aldığını ve buna karşılık aralarında imza dışında bono boş bırakılarak borçlu kısmına o zamanlar damga vergisi anlamında bonoya yapıştırılma zorunluluğu olan pulların üzeri ve açığa müvekkil imza atarak güvene dayalı olarak davalıya senet verdiğini, senet aralarında konuşulan zamanda müvekkilce davalıya ödendiğini ve müvekkil davalıdan senedi kendisine verilmesini istemesine rağmen davalı çeşitli gerekçelerle senedin evde olduğunu, daha sonrada kaybettiği ileri sürerek senedi vermediğini, müvekkilinin babasının ölümü üzerine davalı İmamoğlu İcra Müdürlüğünün 2021/... takip sayılı dosyası ile senedin boş bırakılan yerlerini doldurarak 13/05/2019 tanzim ve 14/10/2020 vade tarihli olarak senet üzerinde o tarihlerde rakamla 800 TL #800.000# olan kısımların dışındaki yerleri yazıyla 800,000,00 TL olarak yazarak müvekkiline karşı takip başlattığını, müvekkilinin uzun yıllardan bu yana eşi ile birlikte ticaret ve tarım ile uğraşan varlıklı bir ailenin çocuğu olduğunu, bu kadar yüksek bir meblağda bir borcu hiç olmadığı gibi davalının da müvekkile bu meblağda ne verdiğini kanıtlamak zorunluluğu bulunduğunu, 7 Ağustos 2003 yılından itibaren damga vergisi niteliğindeki bonoya pul yapıştırma zorunluluğu yasal olarak ortadan kaldırıldığını, tanzim tarihi olarak gösterilen 2019 yılında pul yapıştırılması, rakamla yazılan tırnak içerisinde "800.000" yazısının da senedin veriliş tarihindeki sekiz yüz lira olduğunun bir göstergesi olduğunu, bu da müvekkilinin söz konusu borucu ödediği gibi zamanaşımına uğramış bir senet olduğu, davalı hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını, takibin durdurulmasını ve % 20 den az olmamak kaydı ile davalıya karşı inkar tazminatına hükmedilmesini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından 21/03/2022 tarihli cevap dilekçesinden özetle; dava konusu edilen 13/05/2019 tanzim ve 14/10/2020 vade tarihli olarak düzenlenen bono incelendiği zaman bono üzerinde nakden ibaresinin bulunduğunu, bu nedenle bono üzerinde nakden ibaresi bulunan bonolarla ilgili açılan menfi tespit davalarında ispat yükünün davacı borçluya ait olduğunu ve davacı borçlu davasını ancak yazılı bir belge ile ispat etmek zorunda olduğunu, tanık dinlenmesine ve bilirkişi inceleme yaptırılmasına muvafakatlarının olmadığını, İmamoğlu İcra müdürlüğünün 2021/... takip sayılı dosyası üzerinden icra takibinin devam ettiğini, İmamoğlu İcra Hukuk mahkemesinin 202... Esas sayılı dosyası üzerinden icra dosyasına tedbir konulduğunu ve müvekkilinin mağdur edildiğinden dava değerinin % 20 sinden aşağı olmamak üzere tazminat taleplerinin olduğunu, davacının hukuki dayanaktan yoksun olan davasının reddi ile dava değeri olan 800.000TL nin % 20 sinden aşağı olmamak üzere müvekkiline tazminat ödenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER:
İcra Dosyası: İmamoğlu icra dairesinin 2021/... e sayılı takip dosyasının uyap üzerinden yapılan incelemesinde, davacının ... borçlunun ... olduğu, takip dayanağının 13/05/2019 günlü 800.000,00 TL bedelli poliçe olduğunun yazılı olduğu, takip çıkış miktarının 886,991,78 TL takip tarihinin 29/12/2021 örnek 10 kambio senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri olduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, İİK'nın 72.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
Dava konusu bonoda nakden kaydı mevcut olup, davacı yan davalıdan borç para alıp imzası ve #800.000# yazan kısım dışında boş olarak düzenlenen davaya konu bonoyu verdiğini, 1980'li yılların parasıyla almış olduğu 800.000 TL borcu ödemesine rağmen, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia ettiğinden senedin aksi yöndeki iddiasını kesin delille ispatla yükümlüdür.
Davacının iddiası ile ilgili olarak başlatılan soruşturma sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itirazı reddedilmiştir.
Davacı vekili bonoda damga pulu olmasının senedin eski tarihli olduğunu gösterdiğini, senetteki yazıların sonradan yazıldığının bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Senette damga pulu olması, zorunlu unsurlarına haiz senedin kambiyo senedi vasfını ve düzenlenme tarihini etkilemeyecektir. (İstanbul BAM 16.HD, 11/02/2021 T, 2018/1133 E, 2021/294 K)
6102 Sayılı TTK'nın 773/2-f maddelerine göre bonolarda da uygulama olanağı bulunan aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlemesinin mümkün olup senet tedavüle çıktığında tüm unsurlarının bulunmasının zorunludur. Dava konusu senette 6102 Sayılı TTK'nın 776. maddesinde belirtilen tüm yasal zorunlu unsurlar bulunduğu, senedin bono vasfında olduğu, davacının yazılı delil sunmadığı ve delil listesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla, davacı iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı alacaklının tazminat talebi yönünden: Davacının talebi üzerine teminat karşılığında takip dosyasına yatırılacak paranın alacaklı tarafa ödenmesi ihtiyati tedbir yoluyla durdurulduğundan, İİK 72/4 maddesi gereğince, davalının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını karşılanması amacıyla icra dosyası takip talebindeki alacak miktarı olan 886.991,78 TL'nin %20'si oranında tazminatına mahkum edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine, 177.398,35 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Alınması gereken 269,80 TL karar harcından, peşin alınan 15.147,61‬ TL harcın mahsubu ile fazla yatan 14.877,81‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili yararına AAÜT uyarınca hesap olunan 115.569,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yapmış olduğu 37,10 TL vekalet harcı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise ... aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı. 14/09/2023
Katip ...
Hakim ...