Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, bankaların ticari kredilerinden kaynaklanan itirazın iptali davasında konkordato süreci ve kefillerin sorumluluğu ele alınmıştır.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan ve konkordato sürecinden geçmiş asıl borçlu şirketin kefillerine karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıyla ilgilidir. Davacı banka, kredi borcunun ödenmemesi üzerine itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı kefiller, asıl borçlunun konkordato projesinin tasdik edilerek borçlarını düzenli ödediğini, konkordatonun borcu muaccel kılmadığını ve asıl borçlu için muaccel olmayan borcun kefiller için de muaccel olamayacağını, ayrıca takibin usulsüz olduğunu savunarak davanın reddini ve tazminat ödenmesini istemektedir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/629 Esas - 2026/626

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/629
KARAR NO: 2026/626
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALILAR:
VEKİLİ :
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 30/07/2025
KARAR TARİHİ : 08/09/2026
G.K. YAZIM TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka ile ..... Ticaret Limited Şirketi arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri imzalandığını, anılan sözleşmelere istinaden kredi kullandırıldığını, ancak kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesapların Kat edildiğini, borçlulara ihtarname gönderilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalılar ...., ..... ve .... hakkında Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün ...... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, borçluların ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmeleri üzerine takibin durduğunu, uyuşmazlığın çözümü için zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını, davalıların imzalanan sözleşmeler gereği müvekkil bankaya 775.867,37 TL tutarında borçlu olduklarının sabit olduğunu, davalıların itirazlarının takibi uzatmaya yönelik olduğunu belirterek Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün ...... E. sayılı dosyasındaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ..... e. sayılı dosyası üzerinden müvekkilleri ....,....... ve ....... aleyhine başlatılan icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, takibe konu borcun asıl borçlusu olan ..... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin nezdindeki ..... esas sayılı dosya kapsamında konkordato talebinde bulunduğunu, mahkemece 28.12.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, 27/03/2020 tarihli ve ...... sayılı karar ile konkordato projesinin tasdik edilerek borçların 48 ayda eşit taksitlerle ödenmesine hükmedildiğini, bu kararın 07/06/2021 tarihinde kesinleştiğini, davacı bankanın konkordato kapsamında kabul edilen alacağına ilişkin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtığı ...... E. sayılı çekişmeli alacak davasının 05/07/2023 tarihli ve ....... sayılı karar ile kısmen kabul edildiğini, hüküm altına alınan ödemelerin asıl borçlu şirket tarafından düzenli olarak yapıldığını ve 04/11/2024 tarihinde konkordato sürecinin bittiğinin tespit edildiğini, asıl borçlu şirketin konkordato mühleti verildiği tarih itibarıyla muaccel bir borcu bulunmadığını, İcra ve İflas Kanunu'nun 296. maddesi uyarınca konkordato talebinin kredi borcunu muaccel hale getirmeyeceğini, asıl borçlu için muaccel olmayan borcun kefiller olan müvekkilleri için de muaccel olamayacağını, ayrıca Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi nezdindeki ....... Esas sayılı dosya ile şirket hakkında kesin mühlet kararı verilerek takiplerin durdurulmasına hükmedildiğini, ödeme emri ekinde Genel Kredi Sözleşmesi'nin tasdikli suretlerinin gönderilmemesi nedeniyle takibin usulsüz olduğunu, davacı bankanın basiretli tacir sorumluluğuna aykırı hareket ederek kötü niyetli takip başlattığını belirterek davanın reddini, davacının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
TOPLANAN DELİLLER :
-Taraflara ait Ticaret Sicil Gazetesi suretleri dosya arasına alınmıştır.
-Ankara Batı İcra Müdürlüğü' nün ...... takip sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
-Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... E sayılı konkordato dosyası ile ..... E sayılı şüpheli alacağa ilişkin dosya UYAP üzerinden celp edilmiştir.
-Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulundan resen seçilen Bankacı bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor tanzimi istenmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporlar dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı, dava dışı asıl borçlu şirket hakkında yürütülen konkordato yargılaması, çekişmeli alacak davası ile hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile dava dışı...... Ltd. Şti (Mahkememizin ......E sayılı dosyasında davalı) arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ile Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesinin akdedildiği, davalıların bu sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladıkları kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek 12/01/2020 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK’nın 308/c maddesi uyarınca, tasdik ile bağlayıcı hâle gelen konkordato, kanunda belirtilen istisnalar dışında konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar bakımından mecburidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/1045 E, 2024/139 K sayılı kararında; tasdik edilen konkordatonun, konkordato prosedürüne katılmayan alacaklılar dahi dahil olmak üzere tüm alacaklıları bağladığı, konkordatonun borcu yenilememekle birlikte borcun ödeme şekil ve şartlarında değişiklik meydana getirdiği ve bu değişikliğin kapsamının tasdik edilen ödeme projesiyle belirlendiği açıkça kabul edilmiştir.
Somut olayda davacı banka tarafından konkordato dosyasına toplam 709.778,95 TL alacak bildirildiği, bunun 402.723,56 TL’lik kısmının kabul edilerek konkordato projesine dahil edildiği, kabul edilen alacağın tasdik edilen proje kapsamında ödenerek dava dışı asıl borçlu şirketin konkordato projesi kapsamında kalan borçlarının tamamen ifa edildiğinin 01/11/2024 tarihli ek kararla tespit edildiği; kabul edilmeyen 307.055,39 TL’lik bölümün ise çekişmeli alacak olarak ayrıca dava konusu edildiği ve bu alacak hakkında da Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... E sayılı dosyası ile yargılama yapılarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Mühlet kararından önce doğmuş konkordatoya tabi alacakları konkordato hükümlerine bağlı olup, alacağın borçlu tarafından kısmen veya tamamen kabul edilmemesi hâlinde kabul edilmeyen kısmın çekişmeli alacak niteliğini kazanacak ve bu bölüm yönünden İİK’nın 308/b maddesinde öngörülen dava yoluna başvurularak alacağın varlık ve miktarının tespit edilmesi gerekmekte olup; konkordatoya tabi bir alacağın ise konkordato hükümleri dışında ileri sürülmesinin mümkün değildir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2025/3177 E., 2025/3738 K. Sayılı kararı)
Buna göre, davacı bankanın konkordato kapsamında kabul edilmeyen alacağı bakımından kanunda öngörülen hukuki yolun da kullanıldığı ve söz konusu 307.055,39 TL’lik çekişmeli alacağın ayrıca yargılama konusu yapılarak karara bağlandığı gözetildiğinde, aynı kredi ilişkisine dayanan alacağın konkordato süreci ve çekişmeli alacak yargılaması dışında yeniden ve bağımsız bir alacak gibi ileri sürülebilmesi için, davacı tarafından bunlardan farklı veya bunları aşan, takip tarihi itibarıyla mevcut ve muaccel ayrı bir bakiye alacağın ortaya konulması gerekir.
İcra takibine konu alacakların tasdik edilen konkordato projesinde yer alması hâlinde hesabın konkordato projesindeki alacak miktarları ve proje kapsamında gerçekleştirilen ödemeler esas alınarak yapılması gerekmektedir. Konkordatoya tabi kredi alacağının sonradan takibe konu edilmesi hâlinde alacağın miktar ve kapsamının tasdik edilmiş proje ve bu proje uyarınca yapılan ödemelerden bağımsız biçimde belirlenemeyeceği yüksek mahkeme kararları ile de sabittir. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2023 tarih, 2022/2931 E., 2023/6690 K. Sayılı kararı)
Mahkememizce davaya konu sözleşmenin asıl borçlusu olan şirket ile davacı banka arasında Mahkememizin ...... E sayılı dosyasında görülen davada hükme esas alınan bilirkişi incelemesinde de; eldeki davaya ve Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takibine dayanak teşkil eden kredi sözleşmeleri ile konkordato dosyasında davacı banka tarafından bildirilen alacakların dayanağı sözleşmelerin aynı olduğu, takibe dayanak kat ihtarının aynı kredi ilişkisine ilişkin bulunduğu ve eldeki davada talep edilen alacak kalemlerinin konkordato sürecinde bildirilen ve çekişmeli alacak davasına konu edilen alacak kalemleriyle örtüştüğü tespit edilmiştir.
Dolayısıyla davacı bankanın aynı kredi ilişkilerinden kaynaklanan alacağının bir bölümünün konkordato projesine dahil edilerek ödenmiş, kabul edilmeyen bölümünün ise İİK’nın 308/b maddesi kapsamında çekişmeli alacak davasına konu edilerek yargısal değerlendirmeden geçirilmiş olması karşısında; davacı tarafça eldeki icra takibine konu edilen tutarın söz konusu alacaklardan farklı olarak sonradan doğan yahut bunların dışında kalan, takip tarihi itibarıyla ayrıca talep ve tahsil edilebilir nitelikte bir bakiye alacak olduğunun ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.
Kefalet borcunun asıl borca bağlı feri nitelikte bulunduğu, asıl borçlu yönünden Mahkememizin ..... E sayılı dosyasında yapılan değerlendirmede takip tarihi itibariyle davacı tarafından talep edilebilir nitelikte bir alacağın varlığının kanıtlanamadığı, bu nedenle aynı borca kefil olan davalıların da sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaati ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı aleyhine başlatılan takip haksız ise de kötü niyetli başlatıldığına ilişkin dosya kapsamında kötü niyeti ispata yarar herhangi bir delil bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bu itibarla, dava dışı asıl borçlu yönünden tasdik edilen konkordatonun bağlayıcı niteliği, konkordato projesi kapsamında gerçekleştirilen ödemeler, projeye kabul edilmeyen alacak kısmının ayrıca çekişmeli alacak davasında karara bağlanmış olması ve bilirkişi raporunda takip konusu alacak ile anılan alacak kalemleri arasındaki ayniyetin tespit edilmiş bulunması birlikte değerlendirildiğinde, takip tarihi itibarıyla davacının davalı kefillerden ayrıca talep edebileceği bir alacağın varlığı kanıtlanamadığından, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın haksız olduğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 9.370,54-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.638,54-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 122.380,11-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/09/2026
Katip ..... e-imza Hakim .....e-imza