Boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama iddiasıyla ölüm aylığının kesilmesi ve kurum borcu tespiti uyuşmazlığında temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, babasının vefatı sonrası aldığı ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle davalı kurum tarafından kesilmesi ve borç çıkarılması üzerine, bu işlemin iptali, aylığının yeniden bağlanması ve kuruma borçlu olmadığının tespiti talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi davacının aylık talebini reddedip kuruma borçlu olduğuna karar vermiş, bölge adliye mahkemesi ise istinaf başvurularını esastan reddetmiş olup, davacı tanık beyanları ve ayrı yaşam kanıtlarının göz ardı edildiğini, davalı kurum ise işleminin mevzuata uygunluğunu ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2026/7 E.  ,  2026/6500 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2508 E., 2024/2583 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/432 E., 2024/176 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, babası ... vefatı sorasında davalı Kurumdan almış olduğu ölüm aylığının davalı Kurum tarafından hukuka aykırı olarak kesildiğini ve kendisine gönderilen yazı ile davalı Kuruma borçlu olduğunun bildirildiğini, yapılan bildirimde boşandığı eşi ile birlikte yaşaması nedeniyle aylığının kesildiği hususunun yer aldığını, davalı Kuruma 09.01.2020 tarihinde dilekçe ile başvurduğunu, 27369765-32 967 015 sayılı yazıda "Yargı kararı ile yeniden aylık bağlanması talebinin değerlendirilebileceğinin'' bildirildiğini, davacının 07.03.2006 tarihinde eşinden boşandığını, babasının ise boşandıktan yaklaşık 5 yıl sonra 09.03.2011 tarihinde vefat ettiğini, davalı Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile yeniden bağlanmasına, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, ödenmeyen aylıkların hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Kurum işleminin iptali ile yeniden aylık bağlanmasına yönelik talebin reddine;
2-Davacının 01.06.2017-01.05.2019 tarihleri arasında yersiz ödenen yaşlılık aylıklarına ilişkin 05.02.2020 dava tarihi itibariyle 8.913,71 TL borç aslı ve 1.977,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.891,17 TL borcu bulunduğunun tespitine,
3-Davacının 01.04.2011-31.05.2019 tarihleri arasında ödenen tedavi giderlerine ilişkin 05.02.2020 dava tarihi itibariyle 25.650,03 TL asıl ve 8.831,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.481,93 TL borcu bulunduğunun tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle;
1. Müvekkilin babasının boşanmadan beş yıl sonra yani 09.03.2011 tarihinde vefat ettiğini,
2.Yargılama sırasında dinlenen tanık ...'in Mahkeme önünde yeminli olarak vermiş olduğu beyanın gözardı edilerek hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu,
3.Davacının eski eşinin 25.06.2019 tarihinde başka şahıs ile evlendiğini,
4.Davacının eski eşinin ...’da önceden beri gittiği ve memnun kaldığı için gitmeye devam ettiği doktorların fiilen birlikte yaşamanın delili olamayacağını,
5.Davacı ile eski eşinin farklı adreslerde oy kullandıklarını, kolluk araştırma sonuçlarının da davacı ile eski eşinin ayrı yaşadıklarını gösterdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, temyiz dilekçesinde özetle;
1.Davacının boşandığı halde fiilen birlikte yaşadığı eşinin 25.06.2019 tarihinde başka biri ile evlenmesi üzerine Kurumun 17.01.2020 tarihli ve 871378 sayılı işlemi ile ilgiliye 01.07.2019 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmış, söz konusu borca karşılık aylıklarından 1/4 oranında kesintiye başlanmış ve 31.01.2020 tarihli yazı ile davacıya bilgi verilmiş olduğunu,
2.Müvekkili Kurum tarafından davacıya uygulanmış olan kesinti işleminin mevzuata uygun olduğunu, bu sebeple davacının açmış olduğu haksız davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini,
3.Yerel Mahkeme sırasında aldırılan bilirkişi raporunun hatalı ve hukuka aykırı olup, itirazları dikkate alınmaksızın bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölüm aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.