Trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükteki mevzuata ve usule uygun olmaması nedeniyle itiraz hakem heyeti kararının bozulması.
Özet: Trafik kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin davada, itiraz hakem heyetince davacı lehine tazminata hükmedilmiş, ancak temyiz incelemesinde yüksek mahkeme, zararın kapsamını belirlemek için esas alınan maluliyet raporunun davacının bizzat fiziksel muayenesi yapılmadan ve yaralanmanın niteliğine uygun uzmanlıkta hekim bulunmayan bir heyet tarafından düzenlenmiş olması nedeniyle hüküm kurmaya elverişli ve yeterli görülmeyerek, kaza tarihindeki ilgili mevzuata uygun dahi olsa kararın hatalı olduğuna hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/1420 E., 2020/97 K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 17.05.2018 tarihinde davacı idaresindeki bisiklet ile davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 50.831,80 TL'ye artırmıştır.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; kusur ve maluliyet oranının usulünce belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usule uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin kabulü ile 50.831,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 23.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'ya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; kusura itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının da kusurlu olduğunu, hatalı rapor ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun şekil ve esas bakımından kaza tarihinde geçerli mevzuata uygun olmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüt oluşmadığını, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, vekalet ücretinin; tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı idaresindeki bisiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza 17.05.2018 tarihinde meydana gelmiştir.Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi Adli Tıp Kurulu 12.03.2019 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Söz konusu rapor kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre düzenlenmişse de davacı bizzat muayene edilmeden düzenlenmiş, heyette de estetik ve plastik cerrahi uzmanı/cildiye uzmanı bulunmadığından bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığı sabittir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve yerleşim yerine en yakın ... adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde estetik ve plastik cerrahi uzmanı/cildiye uzmanının da bulunduğu bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak kazanılmış haklara da riayet edilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3-5684 sayılı Kanun'un 30 maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 ve AAÜT’nin 17/2 maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.