Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi, ticari alacağa dayalı e-fatura ve elektronik mutabakatla desteklenen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yetersiz ispatla reddi kararını istinafen inceliyor.
Özet: Talep eden şirket, karşı tarafa yapılan boya satışından doğan 12.507,48 TL tutarındaki muaccel alacağını, e-arşiv faturaları, elektronik mutabakat mektubu ve borçlunun ekonomik olarak kötü durumda olması ile mal kaçırma girişimlerini delil göstererek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi sunulan belgelerin tek taraflı olması, mutabakatın aslının ibraz edilmemesi ve yaklaşık ispat şartının oluşmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir; bunun üzerine talep eden, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, borcun kaynağının ve varlığının sabit olduğunu, elektronik belgelerin yasal geçerliliğini ve olası zararlar için teminat yatırmaya hazır olduğunu vurgulayarak kararın kaldırılması ve ihtiyati haciz talebinin kabulü için istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/1370 KARAR NO : 2026/976T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :NUMARASI :.....Değişik İş - ...... KararTALEP EDEN : VEKİLİ : KARŞI TARAF : VEKİLİ : TALEP KONUSU : İhtiyati HacizTALEP TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, karşı tarafa masterbach boya sattığı ve eksiksiz teslim ettiğini, söze konu satış işlemine ilişkin olarak ....... sayılı, ......... tarihli, 12.507,48 TL bedelli fatura düzenlenerek borçlu şirkete gönderildiğini, borçlu tarafından işbu faturanın kabul edildiğini, faturaların borçlu şirkete elektronik ortamda teslim edildiğine ilişkin ekran görüntüsünün ekte sunulduğunu, tarafların fatura içeriği ve borç miktarına ilişkin mutabık kaldığını gösterir müvekkili ile karşı taraf arasında düzenlenen ........ tarihli mutabakat mektubu ile mutabakatı gösterir elektronik posta kayıtlarının ekte sunulduğunu, alacak dayanağı faturanın vadesinin dolduğunu, borcun muaccel hale geldiğini ancak karşı tarafın borcunu hiçbir şekilde ödemediğini, müvekkili şirket yetkililerinin haricen öğrendiği kadarıyla karşı tarafın ekonomik olarak kötü durumda olduğunu, karşı tarafın hacizlere maruz kaldığını ve makine ile ekipmanlarını taşıyarak mal kaçırmaya çalıştığını, tüm bu nedenlerle karşı taraf borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince "... Dosyaya talep dilekçesi ekinde ibraz edilen belgelerin incelenmesinde, her ne kadar davacı vekilince bir takım e- arşiv fatura sunularak ihtiyati haciz talep edilmiş ise de sunulan evrakların tek taraflı olduğu, mutabakat belgesinin aslının dosyaya sunulmadığı, maillerden borçlu-alacaklı ilişkisinin anlaşılmadığı, talebe konu faturalardaki bedeller konusunda alacaklı oldukları düşünülse dahi bu aşamada çekişme konusu olduğu, eldeki somut olayda, iddianın ileri sürülüş biçimi ve tüm dosya kapsamı hep birlikte irdelendiğinde; davacı şirketin, davalı şirketten alacağı olduğu hususu dahi yapılacak olan yargılama sonucunda netlik kazanacağından, bu aşamada davacı şirketin, davalıdan olan alacağın muaccel olduğuna kanaat getirilmediği, talep edenin alacağını yaklaşık olarak ispat edemediği ve davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilebilecek koşulların gerçekleşmediği kanaati hasıl olmakla ..." gerekçesiyle "1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE ..." karar verildiği anlaşılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, talep eden şirketin karşı taraf şirkete masterbach boya satışı gerçekleştirdiğini, bu satışa ilişkin .........sayılı ve ......... tarihli 12.507,48 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, faturanın elektronik ortamda karşı tarafa iletildiğini ve kabul edildiğini, taraflar arasında 01.12.2025 tarihli mutabakat mektubu ile elektronik posta kayıtlarının mevcut olduğunu, borcun kaynağının ve varlığının sabit olduğunu, mahkemenin faturaların tek taraflı olduğuna yönelik değerlendirmesinin hatalı olduğunu, e-arşiv faturalarının yasal düzenleme gereği elektronik ortamda düzenlendiğini, gib.gov.tr ekran görüntülerinin dosyaya sunulduğunu, mutabakatın elektronik posta yoluyla yapıldığını ve bu kayıtların fiziksel evraktan daha muteber olduğunu, karşı tarafın ekonomik durumunun kötü olduğunu ve mal kaçırma girişiminde bulunduğunu, talep eden şirket alacağının herhangi bir teminata bağlı olmadığını, İİK 257 ve 258. maddeleri uyarınca alacağın varlığına dair kanaat oluşturacak delillerin sunulduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre ihtiyati haciz için kesin ispatın gerekmediğini, olası zararların karşılanması için teminat depo etmeye hazır olduklarını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, karşı tarafın menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 12.507,48 TL tutarında ihtiyaten haczini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER: .........Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... Değişik İş -......... Karar sayılı dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.Talep, alacak nedeniyle İİK 257 ve devamı maddelerine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İstinaf incelemesine konu karar başlığında; tarafların Vergi/MERSİS numaralarının; tarafların ve talep eden vekilinin adreslerinin yazılmaması, mahkemenin adının altına "2 NOLU KALEM" ibaresinin yazılacağına ilişkin HMK'da hüküm bulunmaması karşısında anılan ibarenin yer alması, İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391/2 maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. HMK'nin 406/2. maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nin 257. Maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” hükmüne yer verilmiştir. İhtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nin 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK'nin 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usûl hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Her ne kadar davacı ihtiyati haciz şartlarının somut olayda oluştuğunu ileri sürmekte ise de; mahkemece sunulan evrakların tek taraflı olduğu, mutabakat belgesinin aslının dosyaya sunulmadığı, maillerden borçlu-alacaklı ilişkisinin anlaşılmadığı, talebe konu faturalardaki bedeller konusunda alacaklı oldukları düşünülse dahi bu aşamada çekişme konusu olduğu gerekçesiyle verilen kararın, talep edilebilecek tutarın toplanacak deliller ve yapılacak inceleme neticesinde tespit edilebileceğinden, davacı tarafça sunulan deliller bu aşamada alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispata yeterli görülmediğinden, İİK'nin 257.maddede öngörülen ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı sonucuna Dairemizce varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; Talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,Yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Artan istinaf avanslarının ilk derece mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine,Karar ilamının 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,İlişkin; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/09/2026Başkane imzalıdırÜyee imzalıdır Üyee imzalıdırKatipe imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*