2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 22. maddesi gereği geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 22. maddesi uyarınca kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırma amacı dışında kullanılmasına rağmen kendisine geri alım hakkı kullandırılmadığı ve durumun bildirilmediği iddiasıyla uğranılan zararın tazmini için belirsiz alacak davası açmıştır; dava, ilk derece mahkemesinde kısmen kabul edilmiş, ancak temyiz üzerine bozularak yeniden yapılan yargılamada reddedilmiştir ve bu ret kararı davacı tarafından temyiz edilmiş olup dosya şu an yüksek mahkemede duruşmalı olarak incelenmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5990 E.  ,  2026/824 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/151 Esas, 2024/424 Karar
KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre idarenin davacıya geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.01.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı asil ... ile yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ...gelmiş, davalı idare vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Mevkii, 84... ada 30, 31... parsel sayılı taşınmazların 05.11.1996 tarihli ve 103-107 sayılı encümen kararı ile kamulaştırıldığını, müvekkilinin kamulaştırılan 30, 31... parsel sayılı taşınmazların hissedarı olduğunu, belirtilen parsellerin davalı tarafından kamulaştırma amacı dışında kullanılmasına karar verildiği hâlde, bu durumun müvekkiline bildirilmediğini, müvekkilinin taşınmazı geri alma hakkını kullanamadığını, bu nedenlerle 2942 sayılı Kanun gereğince müvekkiline geri verilmesi gereken taşınmazlardaki hisselerinin yerine geçmek üzere gerçek miktarı keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda yükseltmek kaydıyla belirsiz tazminat alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/230 Esas, 2022/71 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli ve 2023/620 Esas, 2023/924 sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu, istinaf talepleri yerinde olmadığından başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu...Mahallesi, 62... , 31... parsel sayılı taşınmazların taş ocağı mevkii ağaçlandırma alanı olarak kullanılmak üzere 18.12.1997 tarihinde satın alma yolu ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiği, daha sonra tevhit ve ifraz işlemleri sonrasında 4 88... parsel sayılı 372.490,62 m² yüzölçümü ile tescil gördüğü, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda yapılan 29.08.2003 tarihli ve 1/5000 ölçekli... ... Planında ve 19.03.2005 tarihli 1/1000 ölçekli ... İmar Planında planlanan alanın büyük bir bölümünün bölge parkı+spor alanı kısmen mesleki teknik eğitim tesis alanı, kısmen dini tesis, kısmen de kapalı ve açık spor alanları ve ticaret alanı, kısmen de ... alan (dinlenme ve oyun alanları) lejandında kaldığı, 25.03.2011 tarihli ve 1/1000 ölçekli plan değişikliğine ait notlarda rekrasyon alanı, temapark alanı, mesleki ve teknik öğretim tesisleri alanı, dini tesis alanı, otel, motel gibi konaklama tesisleri alanı, lokanta, kafe, çay bahçesi, büfe gibi ticaret üniteleri, alışveriş merkezleri, fuar alanları, iş merkezleri, sinema-tiyatro-sergi salonu gibi kültürel tesisler, spor alanları, ulaşım yolları, bu fonksiyonları destekleyen alanlarda kaldıkları, 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde “Kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir.” hükmü yer almakta olup, dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde, dava konusu taşınmazda imar durumuna uygun üst hakkı kurulduğu; dava konusu taşınmazın mülkiyetinin kamulaştırma tarihinden bu yana idare üzerinde olduğu ve taşınmazın mülkiyetinde bir değişikliğin olmadığı, kamulaştırılan taşınmazın üst hakkı dahilinde üzerine yapılan binaların da bu hakkın sona ermesi durumunda davalı idareye ait olacağı da dikkate alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde inşa edilmiş olan... Park isimli alışveriş ve eğlence merkezinin pek çok kısmından vatandaşın kamu kullanımına özgü bir yer gibi yararlanmadığını, girişin ücrete tabii olduğunu, bu hususun yerinde keşifle tespit edildiğini, emsal Yargıtay (Kapatılan) 18 nci Hukuk Dairesinin kararında taşınmaz üzerinde kamulaştırma amacına aykırı tasarrufta bulunularak kar elde edilmesinin yürütülen kamu hizmetine aykırılık teşkil ettiğini, taşınmazın kamulaştırma amacına uygun kullanılmadığını, Anayasa Mahkemesinin örnek kararına göre de bu durumun mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, bozma ilamının usul ve kanuna aykırı olduğunu, üst hakkı tesis edilerek kamulaştırma amacına aykırı tasarrufta bulunulduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak taraflar arasındaki 2942 sayılı Kanun’un 22 nci maddesine göre idarenin davacıya geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.