Tanık sorgulama hakkı ihlali ve ankesörlü hat delili eksikliği nedeniyle terör örgütü üyeliği mahkumiyetinin Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararını bozan Yüksek Mahkeme, sanığın huzurunda esaslı bir tanığın usulüne uygun dinlenmemesi ve iddia tanıklarını sorgulama hakkının ihlali gibi temel usul hataları bulunduğunu; ayrıca, sanığın örgütsel bağının somut olgularla ve kesin kanaatle ortaya konulmasında yetersiz kalınması, ankesörlü hat kullanımı gibi kritik delillerin eksik araştırılması ve diğer şahısların usulünce dinlenmemesi gibi eksik incelemeler nedeniyle maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmadığını vurgulayarak hükmün bozulmasına karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/1937 E.  ,  2026/2653 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/571 E., 2021/1755
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/362 E., 2020/179
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanık ... T.'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa’nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; başka mahkemede haberdar edilmediği celsede alınan ifade metninin okunması ile yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,
2- Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; sanığın örgütle organik bağ kurarak hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren faaliyetlerde bulunup bulunmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasını teminen, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde temin edilmesi, temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ve sanık hakkında beyanda bulunan ....' nın teşhis ve ifade tutanaklarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması bu kişiler ile sabit/ankesörlü hat inceleme raporununda sanıkla birlikte arandığı tespit edilen ve kovuşturma aşamasında dinlenmeyen şahısların birlikte usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri, HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek sanık ile konuşma ve bir araya gelme durumlarının incelenmesi, gerektiğinde bilirkişi incelemesinin yaptırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.