Danıştay: FETÖ/PDY iltisakı iddiasıyla KHK ile görevden çıkarılan kamu görevlisinin, somut delil yetersizliğiyle kamuya iadesine ilişkin ısrar kararı onandı.
Özet: Davacı, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasının iptali talebiyle yargıya başvurmuş; idare mahkemesi, davacının FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibatına dair idarece sunulan çocuğunun özel okula gönderilmesi, Bank Asya hesap hareketleri ve HTS kayıtlarının örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, bu hususlarda ceza yargılamasında beraat kararı verildiği ve somut dayanaktan yoksun kurum kanaatinin yetersiz olduğu gerekçeleriyle kamu görevine iade kararı vermiş; ancak davacı, bu kararın aksine verilen bölge idare mahkemesinin ısrar kararının bozulmasını talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2023/2838Karar No : 2025/1065 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... BaşkanlığıVEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde üst kurul uzmanı olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarece, davacının kamu görevinden çıkarılması teklifinde imzası bulunan ve komisyon başkanı olan İ.Y.'nin tanıklığının bulunduğu ileri sürülmüş ise de, İ.Y.'nin beyanının kurum daire başkanı, daire başkan yardımcısı, uzman ve diğer personel ile yapılan görüşme neticesinde oluşan bir kanaate dayandığı, Mahkemelerince yapılan ara karara rağmen ilgili kurum yöneticilerinin beyanlarının dava dosyasına sunulmadığı, bu durumda, müstenidatı bulunmayan, başka bir ifadeyle somut tespitlere dayanmayan kurum kanaatinin iltisak ve irtibat gerekçesi olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı; dava konusu işlemde, davacının çocuğunun FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumunda 2014-2016 eğitim-öğretim dönemlerine ilişkin öğrenim kaydının bulunduğu tespitlerine yer verilmiş ise de, çocukları FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakından dolayı kapatılan okula gönderme eyleminin örgütün amacına hizmet ettiğinin tespiti davalı idarece ortaya konulamadığından ve bu husus başkaca delillerle desteklenmediğinden, okul kaydının tek başına örgüt ile iltisak ve irtibat bağını kuracak yeterlikte olmadığı kanaatine ulaşıldığı; dava konusu işlemde yer alan, davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Gonca Özel Eğitim Öğretim A.Ş'ye 16/12/2015-13/01/2016 tarihleri arasında toplam 2.500,00.-TL ödeme bilgisinin bulunduğu tespitine ilişkin olarak ise, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile Mahkemelerinin ara kararına cevaben davacı tarafından dava dosyasına ibraz edilen belgelerin tetkikinden; söz konusu ödemenin çocuğunun okul servis ücreti olduğunun anlaşıldığı; davalı idarece sunulan özet bilgi tablosunda davacının Bank Asya'da hesabının bulunduğu, örgüt liderinin talimatı üzerine bankaya para yatırdığı tespitine yer verilmiş ise de, davacının yargılandığı ceza davasında, Bank Asya hesap hareketlerinin kredi kullanımından kaynaklandığı ve rutin işlemler kapsamında olduğuna yönelik tespit bulunduğu görüldüğünden, söz konusu Bank Asya hesap hareketlerinin davacının örgüt ile iltisak ve irtibatını gösterir bir veri olarak kabul edilemeyeceği; aynı yargılamada, davacının FETÖ/PDY'nin üst düzey isimleriyle telefon görüşmeleri olduğuna yönelik HTS kaydı bulunduğunun tespit edildiği ve davacının söz konusu şahıslar ile yaptığı görüşmelere yönelik savunmalarının ceza mahkemesince kabul gördüğü, bu durumun tanık A.Z.A.'nın beyanı ile desteklendiği ve söz konusu telefon görüşmelerinin örgütsel amaçla yapıldığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı gerekçeleriyle davacının beraatine karar verildiği, Mahkemelerince de ceza yargılamasındaki söz konusu tespitlerin hükme esas alınabileceği ve anılan HTS kayıtlarının iltisak ve irtibat kapsamında değerlendirilemeyeceği, ara kararlarına rağmen davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını gösteren başkaca delil ve tespitin de dava dosyasına sunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ....İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Davacı hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yapılan ceza yargılamasında delil yetersizliği gerekçesiyle beraatine karar verildiğinin ve kararın kesinleştiği; Çocuğunu 2014-2016 öğretim yılında FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel okula gönderdiği ve kapatılan Gonca Özel Eğitim Öğretim A.Ş.'ye 16/12/2015 - 13/01/2016 tarihleri arasında eğitim ve servis ücreti olduğu açıklaması yapılarak toplam 2.500,00-TL ödeme yapıldığı; Davalı idare tarafından İdare Mahkemesince yapılan ara kararına cevapta dosyaya sunulan ve kurum kanaatini içeren 16/10/2020 tarihli yazıda davacının 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde "... gidici çok az kaldı!" şeklinde sanki darbe girişimini önceden bildiğine dair imalı sözler söylediği, bu süreçte FETÖ/PDY terör örgütü elebaşı F.G.'ye yöneltilen hakaretlere karşı itiraz ettiği ve hatta (tartışmayı) bazı kişilerle kavga edecek düzeye kadar götürdüğü, kurum içinde FETÖ/PDY ve bağlantılı okullarla bağlantılı olarak bilindiği belirtilerek davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir ve irtibatlı olduğuna dair kanaatlerinin geçerli olduğunun ifade edildiği;Yapılan ara kararına cevaben dosyaya sunulan HTS sorgusunun incelenmesinden, davacının iki ayrı GSM hattı üzerinden S.K. ile 3 kez, H.K. ile 28 kez, C.K. ile 36 kez görüşmesinin olduğunun anlaşıldığı, görüşmelerin yapılma zamanı, arama yönü ve şekli dikkate alındığında davacının savunmasının yeterli olmadığı ve kızı R.M.K.'nın beyanlarının hayatın olağan akışına uygun düşmediği; ayrıca davacının eşinin zaten oğlunun okulunda öğretmen olarak görev yapması nedeniyle oğlunun durumunu bizzat takip edebilecek durumda olduğu; Davacı hakkındaki ceza yargılamasında dijital materyalleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; telefonun Web geçmişinde son dakika haberleri, Bylock ve FETÖ/PDY kapsamındaki haberler ve güncel haberlerin görüntülendiği, bilgisayarında google arama motoru üzerinden yapılan aramalarda; "rtük paralel", "rtük paralel yılmaz kesmeci,", "samanyolu", "samanyolu haber izle", "SHABER", "harun ekinci", "harun ekinci akın ipek", "fuatavni" kelimelerinin arandığının tespit edildiği; yapılan aramada; (FETÖ/PDY'ye müzahir) "Gonca", "Işık", "Muştu", Zambak", "Nil", "Güvender", "Maltepe" ve "FEM" yayınlarına ait kitaplar yanında "9 parça farklı tarihli Zaman Gazetesi sayfası" ele geçirildiği; Davacının PTT Genel Müdürlüğü'nde başmühendis iken 1999 yılında RTÜK'e atandığı, uzman kadrosunda çalışmaktayken 2004 yılında daire başkanlığına atandığı, 17/25 Aralık 2013 süreci sonrasında 30/04/2014 tarihinde daire başkanlığı görevinden alındığı ve uzman kadrosuna atandığı, 21/07/2016 tarihinde de görevden uzaklaştırıldığının görüldüğü; davacı ve eşinin Bank Asya'da hesapları bulunmakla birlikte, hesap hareketlerinde örgütün talimatı sonrasında Bankaya finansal destek mahiyetinde işlem yaptıklarına dair bir tespitin bulunmadığının anlaşıldığı; Davacının 30/01/2012 tarihinden itibaren FETÖ/PDY terör örgütü elebaşının bulunduğu ABD'de geçirmek üzere 9 günü kapsayan iznini eşinin ablasının kızı H.N.K.'nın yanında geçireceğini beyan ettiğinin görüldüğü, davacının eşi hakkında hazırlanan iddianamede M.K.'nın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında terör örgütü üyeliği suçundan yargılandığı, yapılan yargılamada Fethullah Gülen'in eski talebelerinden biri olarak tanıtıldığı, avukatlar ünitesinin İzmir Bölge sorumlusu olduğu yönünde beyanlar olduğu, ayrıca C.K. ve H.K. ile görüşmelerinin tespit edildiği, M.K.'nın, 2008-2010 yılları civarında kızı H.N.K. ve damadının yanına Amerika’ya New Jersey eyaletine gittiğini beyan ettiği, davacının da H.N.K.'nın yanında geçirmek üzere 30/01/2012 tarihinden itibaren 9 gün izin aldığı, davacının HTS incelemesinde irtibat kurduğu belirtilen ve FETÖ/PDY terör örgütünün tepe yöneticileri oldukları gerekçesiyle haklarında kamu davası açılan C.K. ve H.K. ile davacının bacanağının da irtibatlı olduğu hususlarının dikkat çekici bulunduğu; Trabzon'da bulunan FETÖ/PDY'ye müzahir okulun müdürü olan ve davacının bacanağı olduğu belirtilen F.D. hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan yapılan yargılamasında alınan ve F.D.'nin Bank Asya'yı kurtarmak için kendilerine para yatırmalarını telkin ettiği yönünde tanık ifadesi olduğunun görüldüğü, ayrıca sorgusu sırasında F.D.'den İrfan Özel Eğitim Yayıncılık ve Ticaret A.Ş.'nin Bank Asya hesabına yüklü miktarda para yatırılmasının yanında, gerçekleşen diğer para trafiğini de açıklamasının istenildiği, bu kapsamda F.D.'nin 2014 yılında kendisine gelen 3.223,00-TL EFT'yi bacanağı (davacı) Yılmaz Kesmeci'nin gönderdiğini, bu parayı oğlu için borç olarak aldığını beyan ettiğinin görüldüğü, F.D.'nin eşi ve davacının baldızı olan H.D. hakkında yapılan ceza yargılamasında ise Bank Asya hesap hareketlerinin bu kişi aleyhine değerlendirildiği görülmekle birlikte davacı ile F.D. arasında gerçekleşen para trafiğine dair bir belirleme yapılmadığı, dolayısıyla söz konusu para trafiğinin örgütsel bir yönünün tespit edilemediğinin anlaşıldığı;Tüm bu delil ve tespitler ile davacının savunma ve beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna kanaat getirilmesine yeterli düzeyde verinin dosyada mevcut olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılarak, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanunun değişik 45/4. maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/06/2022 tarih ve E:2021/6476, K:2022/5332 sayılı kararıyla;Kapatılan Gonca Özel Eğitim Öğretim A.Ş.'ye yapılan ödemelerin davacının oğlunun eğitim ve servis ücretine ilişkin olduğunun anlaşıldığı, davacının çocuğunu örgüte müzahir okula gönderdiği sabit ise de davacının çocuğunu bu okula gönderirken eğitim saikiyle değil örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında yer almadığı, bu nedenle davalı idare tarafından ileri sürülen davacının çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesi hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldığı;Davacı tarafından, C.K., S.K. ve H.K. isimli kişilerle yaptığı görüşmelere ilişkin beyanları ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kesinleşen kararında yer alan anılan görüşmelerin davacının terör örgütü ile ilişkisi kapsamında yapıldığına dair maddi bir delil bulunmadığı yolundaki tespitler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu görüşmelerin davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığı; Öte yandan, İstinaf Dairesince, davacının kızının 2012-2013 tarihleri arasında İzmir Şifa Üniversitesinde öğrenim görmesi nedeniyle anılan görüşmelerin Ankara'da öğrenim gören kardeşinin çıkış saatini öğrenmek amacıyla yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilmiş ise de, HTS kayıtlarının incelenmesinden, davacı adına kayıtlı ... numaralı GSM hattından C.K. adına kayıtlı GSM hattı ile en son görüşmenin 31/07/2012 tarihinde gerçekleştiği, dosyaya ibraz edilen belgelerden davacının kızının 2012-2013 eğitim-öğretim döneminde İzmir Şifa Üniversitesinde öğrenim kaydının bulunduğu, bu yönden davacının kızının İzmir'de olduğu yolunda kabule dayalı tespitte hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, kaldı ki bakılan uyuşmazlıkta bu hususun tek başına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını ortaya koymayacağının da tabii olduğu; Davacı hakkında kurum kanaatine dayanak saha araştırması neticesinde oluşturulan ve dosyaya ibraz edilen, dönemin RTÜK başkanı İ.Y. tarafından imzalanan belgenin davacının kamu görevinden çıkarılma tarihinden çok sonraya tekabül eden 16/10/2020 tarihli olduğu, davacının kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe olduğu belirtilen kurum kanaatine ilişkin olarak görevden çıkarma tarihi öncesinde düzenlenmiş herhangi bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, ayrıca kurum nezdinde davacının irtibat veya iltisakı noktasında kurum daire başkanı, daire başkan yardımcısı, uzman ve diğer personelle yapılan şifahi görüşmeler ile saha ve sosyal çevre araştırması bulunduğundan bahsedilmiş ise de, İdare Mahkemesince anılan görüşmelere ve araştırmalara ilişkin imzalı beyanlar ve tevsik edici tüm belgelerin sunulmasının istenilmesine rağmen davalı idarece dava dosyasına yazılı herhangi bir beyan ibraz edilmediği görüldüğünden, temyize konu Daire kararında davacının personel bilgi dosyasında yer aldığı belirtilen bilgilerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı;Davacının yargılandığı ceza davasında, Bank Asya hesap hareketlerinin kredi kullanımından kaynaklandığı ve rutin işlemler kapsamında olduğu, örgüt liderinin talimatı üzerine Bankaya yoğun bir şekilde para yatırdığına dair bir tespitte bulunulmadığı anlaşıldığından, söz konusu Bank Asya hesap hareketlerinin davacının örgüt ile iltisak ve irtibatını gösterir bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldığı;Davacının 24/01/2012 tarihli izin dilekçesiyle usulüne uygun olur almak suretiyle, davacının da bacanağının kızı olan H.N.K.'nın yanında gitmek üzere 9 gün izin almasının ve C.K. ve H.K. ile davacının bacanağının da irtibatlı olması durumunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldığı;Dijital materyalleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; sadece anılan haberlerin görüntülenmesi, belirtilen kelimelerin aranması ve söz konusu sitelere giriş yapılmış olmasının davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğunun göstergesi olarak kabulüne olanak bulunmadığı, öte yandan, davacının ikametinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir yayınların bulunması hususunun ise, davacı hakkında yürütülen ve beraat kararı ile sonuçlanarak kesinleşen Ceza Mahkemesi kararında, "...sanıktan ele geçirilen dijital materyallerin yapılan incelenmesinde, sanığın silahlı terör örgütü ile organik bağını gösteren ve örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair kesin kanıt tespit edilemediği..." hükmüne yer verildiği ve davacının anılan örgütle bağlantısı bulunduğunu gösteren başka bir delille desteklenmediği görüldüğünden, tek başına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı;Davacı ile F.D. arasında gerçekleşen para trafiğinin örgütsel bir yönünün tespit edilemediği anlaşıldığından, söz konusu akrabalara ilişkin tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,Bu durumda, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ....İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, suç ve cezaların şahsiliği, suç ve cezada kanunilik, yargılamada lehe delillerin dikkate alınması, adil yargılanma, silahların eşitliği ve savunma hakkı gibi temel hakların ihlal edildiği, karar verme sürecinde deliller ele alınırken ve incelenirken gerekli özenin gösterilmediği, başka bir şahsın açtığı Bank Asya hesaplarının kendisi açmış gibi lanse edildiği, anılan Banka hesaplarının kendisine ait olmadığı, Bank Asya'da talimat doğrultusunda işlem yapmadığının MASAK ve Bilirkişi Raporu ile ortaya konulduğu, eşinin Bank Asya hesabı ile ilgili olarak alınan Bilirkişi Raporunda ise, hesabın 2013 yılına kadar maaş hesabı olarak kullanıldığının ortaya konulduğu, talimatla yapılmış bir ödemenin söz konusu olmadığı, eşinin okuldan ayrılmasıyla BES hesabı olarak devam ettiği, Devlet desteğinin 3 yıl sonunda hesaba eklenmesiyle devlet katkısının alınarak anılan hesabın kapatıldığı, C.K. ile olan görüşmesinin, bu şahsın Ankara Büyükşehir Belediyesi'yle ortak televizyon kanalı açılması yönünde görüşmek amacıyla RTÜK'e gelmesi üzerine RTÜK başkanının kendisine yönlendirmesi nedeniyle olduğu, görüşmenin RTÜK başkanının bilgisi dahilinde olduğu, telefonla görüşmediği, telefon kayıtlarında görünen C.K. adına kayıtlı hattın, oğlunun okuduğu ve C.K.'nın kurucusu olduğu özel okulun santrali olarak kullanılan hat olduğu, bu hususun Ceza Mahkemesince tespit edildiği, bu aramaların kızının kullanımında olan hattan yapıldığı; diğer FETÖ/PDY yöneticileriyle görüşmelerinin 2013 yılından önce olduğu ve A.Z.A.'nın tanık beyanıyla da tespit edildiği üzere görevinden kaynaklandığı, RTÜK'deki görevi nedeniyle yaptığı işlemlerin defalarca Devletin farklı denetim kurumlarınca denetlendiği ve FETÖ/PDY yayın grubuna ait TV ve radyo kuruluşlarının lehine değerlendirilebilecek en ufak bir işleme ve yanlışa rastlanmamış olduğu, çalışma hayatının hiçbir döneminde idari veya disiplinle ilişkili soruşturma geçirmediği; Gonca Eğitim A.Ş.'ye yapılan 2500.- TL ödemenin servis ve eğitim ücreti olduğunu, ödemeye ilişkin dekontlarla ortaya koyduğu; kızının 2012 yılında Şifa Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandığı, 2013 yılında ilişiğini kestiği, 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandığı ve 2018 yılında mezun olduğu, kızının YÖK mevzuatına göre faaliyet gösteren bir üniversiteyi kazanmış olmasının irtibat ve iltisak olarak değerlendirilemeyeceği; 9 günlük Amerika ziyaretini halen Amerika'da yaşayan kuzeninin ailevi bir sorununu çözmek için gerçekleştirdiği, seyahat nedenini açıkça beyan edip ilgili makamlardan izin alarak 2010 yılında yurtdışına çıkmasının irtibat ve iltisak olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; eşinin ilahiyat fakültesi mezunu olduğu, 2013 yılının Haziran ayı itibarıyla kapatılan eğitim kurumundan istifa ederek ayrıldığı, takip eden 4 yıl süreyle Kültür Koleji ve Sınav Koleji'nde çalıştığı, daha sonra sağlık sorunları sebebiyle ameliyat olarak çalışma hayatını sonlandırdığı; kurum kanaatinde belirtilen iddiaların hukuki dayanağı ve somut delilinin bulunmadığı, kulaktan dolma ve tek taraflı olduğu, gösterdiği özveri ve gayretinin Kurum içinde daima takdir edildiği, yalnızca bir şahıs tarafından nerde, ne zaman, hangi konuşmanın devamında ve nasıl bir ortamda söylendiğinin açıkça ifade edilmediği bir cümle nedeniyle terör örgütüne iltisaklı olarak değerlendirmek istenmesinin hukuka uygun olmadığı gibi kötü niyetli olduğu; tüm dosya kapsamında, hakkındaki iddiaları destekleyen herhangi bir maddi delil olmadığı, dönemin Üst Kurul Başkanı A.Z.A.'nın hakkında verdiği ifadesinde FETÖ ile mensubiyetinin olduğuna ilişkin bir gözleminin olmadığı, farklı bir talebine şahit olmadığı, telefon görüşmelerinin işi ve görevi gereği olduğu yolunda beyanda bulunduğu belirtilerek temyiz edilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 14. İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2025 tarihinde kesin olarak, oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, davacının temyiz isteminin kabulü ile, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:... K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 23/06/2022 tarih ve E:2021/6476, K:2022/5332 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.