Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının bir trafik kazasında yaralanması sonucu uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini talebini ele almaktadır; davacı, kazada diğer aracın sürücüsünü tam kusurlu bularak sinyalizasyon direğine çarpmasıyla meydana gelen yaralanması nedeniyle sigorta şirketi ile diğer davalıdan geçici ve kalıcı işgöremezlik ile manevi tazminat istemiş; davalı sigorta şirketi, usuli eksiklikler, SGKnın sorumluluğu ve kendi kusursuzluklarını ileri sürerken, diğer davalı da kazanın kendi kusurundan kaynaklanmadığını ve davacının tam kusurlu olduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:11/07/2023DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:20/01/2026KARAR YAZIM TARİHİ:22/01/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/06/2019 tarihinde maliki ... olan ve davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davalı ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araca çarpmamak için sağa manevra yaparak sinyalizasyon direğine çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olay yerinde tutulan kaza tespit tutanağında davalı sürücünün tam kusurlu, davacının ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrasında davacının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte sol el ve yüzük parmağından yaralandığını ve uzun süre günlük yaşantısını tam olarak idame edemediğini, kazaya sebebiyet veren davalının aracının davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, sigorta şirketine iş göremezlik tazminatı için başvuruda bulunulduğunu, ancak herhangi bir ödemede bulunulmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlamadığını beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin yaralanmasından mütevellit 50,00 TL geçici ve 10,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen olarak davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber, sigorta şirketi dışındaki davalı bakımından ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 05/04/2023 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile; 50,00TL'lik iş göremezlik tazminatı talebini 30.333,00 TL'ye yükseltmiş, 10,00 TL'lik kalıcı iş göremezlik tazminatı talebini 194.676,23 TL'ye yükselterek davalılardan müştereken ve müteselsilen davalı sigorta şirketi temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile diğer davalı yönünden ise kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte talep etmiştir.DAVALI CEVABININ ÖZETİ:Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kendilerine yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ile başvuru yapılmadığını, yapılan başvurunun eksik olduğunu, usule uygun başvuru yapılmamış olduğundan kanunda aranan dava şartının gerçekleşmediğini, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, hesaplamanın TRH 2010 tablosuna göre yapılmasını talep ettiklerini, bakıcı ve tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi giderleri bakımından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücünün kusurunun bulunmadığını, kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının maluliyetinin Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından yönetmelik doğrultusunda belirlenmesini talep ettiklerini, davacının söz konusu olaydan dolayı SGK'dan ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, faiz talebinin yasal faiz üzerinde olması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının yönetmelik çerçevesinde almış olduğu bir sağlık kurulu raporu bulunmadığını, davacının usuli işlemleri tamamlamadan iş bu davayı ikamet etmiş olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, kaza nedeniyle oluşan maddi hasar ve yaralanmaya ilişkin taleplerini kabul etmediklerini, müvekkilinin söz konusu kazada kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağını ve davacının beyanlarının kabul etmediklerini, söz konusu olayda davacının kavşaklara girerken hızını azaltma kuralını ve şehir içi yasal hız limitlerine uyma kurallarını ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, davacının hızlı olduğunu, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığını tevilli ikrar yolu ile kabul ettiğini, kaza yerini gören kamera kayıtlarının araştırılması ve dosyaya kazandırılması için ilgili kurumlara müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, davacının söz konusu olaydan dolayı SGK kurumundan ödeme alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacılar arasında hatır taşımacılığının söz konusu olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin de kusurlu bulunduğu düşünülse bile davacının kusurunun göz önünde bulundurularak manevi tazminat takdirinin son derece düşük olması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.DELİLLER:Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, PAÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; somut olayda davacının dava konusu kaza nedeniyle %1 oranında malul kaldığı, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği alınan Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Heyet raporu ile sabit olduğu anlaşıldığından; davanın kabulü ile 30.333,03 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 194.676,23 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 225.009,26 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere 27/07/2019 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 23/06/2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur durumu, yaralanmanın niteliği, paranın alım gücü göz önüne alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın 23/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerekirken taleplerinin dikkate alınmaksızın hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 tablosuna göre yapılmasını ve %1.8 teknik faiz kullanılmasını talep ettiklerini, sağlık giderlerinin teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, davacının kaza tarihinde öğrenci olduğundan gelir getirici bir işte çalışmadığını, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamadığını, ayrıca geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin SGK sorumluluğunda olduğunu, davacının kaza tarihinde ... Gıda...ŞTİ'nin sahibi olduğuna dair belge sunamadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden kusur konusunda uzman bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete davadan önce usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı için müvekkili şirketin temerrütünden bahsedilemeyeceğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu olayda sürücünün kavşaklara girerken hızını azaltma kuralını ve şehir içi yasal hız limitlerine uymama kurallarını ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, bilirkişilerce karşı tarafın hız durumu değerlendirmeye alınmadan düzenlenen bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca kaza anında davacının emniyet kemeri bulunmadığından müterafik kusurlu olduğunu, hatalı ve eksik olarak düzenlenen raporla, müvekkilinin asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğuna ilişkin tespitinin hatalı olduğunu, rapora karşı itirazlarının hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini ve hatalı raporun hükme esas alınarak karar verilmesi nedeniyle kararın bozulması gerektiğini, davacının maluliyetinin Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince bu husus değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, bu nedenle söz konusu kararın bozulması gerektiğini, davacının gelir durumunun hatalı olarak tespit edildiğini, davacı lehine 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinafına cevap dilekçesinde özetle; kusura ilişkin itirazların kabul edilmesinin mümkün olmadığını, kusura ilişkin bilirkişi raporu incelendiği Yargıtay içtihatları çerçevesinde denetime uygun olarak hazırlandığının tespit edileceğini, ATK raporu ve aktüerya raporunun usulüne uygun yöntemlerle hazırlandığını, davalı tarafın hesaplamaya ve maluliyete ilişkin aldırılan raporlara dair itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı tarafın usulüne uygun başvuru yapılmadığı iddialarının mesnetsiz olduğunu, davalı tarafın sorumluluğun SGK olduğu iddiasının da mesnetsiz olduğunu ve gerçeği yansıtmadığının Yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğunu, müvekkilinin gelirine dair belgelerin dosyaya sunulduğunu, davalı tarafın müvekkilinin şirket sahibi olup olmadığına dair araştırma yapılmadığına yönelen itirazlarının da gerekçesi bulunmadığını, davalı tarafın tehir-i icra talebinin hakkaniyet gereği reddedilmesi gerektiğini beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Davacı kullanmış olduğu aracını davalının kullanmış olduğu araca çarpmamak üzere manevra yapması nedeniyle sinyalizasyon direğine çarparak kaza yapmış ve yaralanmış, bu nedenlerle geçici ve kalıcı iş göremezliğine ilişkin tazminatlar ile manevi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;1-Davacı tarafın, davalı sigorta şirketine 16/07/2019 tarihli dilekçesi ile tazminat talebi ile sigorta şirketine başvuru yaptığının anlaşılması ve geçici iş göremezlik tazminatının sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunun anlaşılmasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru dava şartına ve geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında yer almadığına yönelen istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.2-Kaza tespit tutanağına göre; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobiliyle ... caddesi üzerinde ... camisi istikametine doğru seyrini sürdürdüğü ... sokak kavşağına geldiğinde, seyir yönüne göre sol taraftan ... sokak üzerinden gelip ... sokaktan ... caddesine çıkmak isteyen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobile çarpışmamak için sağa manevra yatığı esnada sinyalizasyon direğine çarpması şeklinde meydana gelen kazanın oluşumunda ... plakalı oto sürücüsü ... 2918 sayılı K.T.K. belirtilen 57/1-a (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak ve geçiş hakkı olana araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) kuralını ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsü ... kural ihlalinin bulunmadığı kanaatinin belirtildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemece trafikçi bilirkişiden alınan kusur raporunda özetle; kaza mahalli kontrolsüz kavşak noktasında ... plakalı otomobilin geliş yaptığı ... sokak üzerine kavşak girişine 'DUR' levhası konulmak suretiyle ana yol tali yol ayrımı yapıldığı, bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Kavşaklarda geçiş hakkı başlıklı madde 57/1-b-6 (tali yoldan anayola çıkan sürücüler ana yoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar) sayılan kural gereği, ilk geçiş hakkının ... caddesi üzerinden doğru seyrini sürdüren ... plakalı araçta olduğu, sürücü ..., idaresindeki otomobiliyle tali yol durumundaki ... sokak üzerinde seyirle istikametine DUR levhası bulunan kontrolsüz kavşak noktasına geldiğinde, kavşağa giriş yapmadan önce durması, sağ taraftan gelen ve geçiş önceliği olan aracın uzaklık ve hızını yeterince kontrol etmesi, akabinde de ilk geçiş hakkını bu araca vermek suretiyle kavşak geçişini yapması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyip dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak tedbirsizce geçiş önceliği olan aracın seyir yönüne girmesi neticesi bu araç sürücüsünün seyir emniyetinin bozulmasına ve kontrolsüzce sağa manevra yapmasına neden olduğ, bu kural ihlalininde kazanın oluşumundaki asli kusur olduğu, sürücü ... idaresindeki otomobiliyle ana yol durumundaki ... caddesi üzerinde seyredip ön ilerisinde bulunan kontrolsüz kavşak noktasına doğru geçişini yapmak üzere giriş yaptığı esnada seyir yönüne göre sol taraftan tali yol üzerinden kontrolsüzce seyir yönüne giren aracın etkisiyle çarpışmadan kaçınmak adına sağa manevra yapmış olduğunun anlaşılmasıyla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı madde:157/1-A- son fıkra (... Sürücülerin veya yayaların kural dışı hareketleri veya taşıtların teknik arızaları bir başka sürücüyü tehlikeye düşürmüş ve bu sürücü, oluşması muhtemel bir kazayı önlemek, can ve mal güvenliğini korumak amacı ile Karayolları Trafik Kanununun öngördüğü temel kurallardan birini ihlal etmeye mecbur kalmış ve bütün tedbirlere rağmen bir kazaya neden olmuşsa, asli kusurlu sayılamaz) belirtilen kural gereği, ayrıca seyrettiği cadde üzerinde sağ kenarda park halinde bulunan araçlar nedeniyle ani manevra sonrası direksiyon hakimiyetini sağlayabileceği oranda yol genişliğinin olması ve dosya kapsamında hızın tespitine yönelik yeterli bilgi bulunmaması göz önüne alınarak, kazanın oluşuma yönelik kural ihlalinin bulunmadığı görüşü belirtilmiştir.Davalılar kusur raporuna itirazlarında özetle; davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın şehir içi hız sınırlarının çok üzerinde olduğu, şehir içi hız sınırı 50 km kuralına uygun davranmadığı, bu nedenle davacının da kusuru olduğu ileri sürülmüştür.Bu durumda mahkemece davalıların kusur raporuna itirazlarının değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden yeni bir kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle davalıların kusura yönelen istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmiştir.3-Davacı, ... Ltd. Şti. isimli işletmesinin bulunduğunu beyanla, aylık 10.000,00 TL geliri olduğunu ileri sürerek, bu gelirine göre maddi tazminat talep etmiştir.Bu bakımdan davacının gelirinin somut ve ispata yarar delillerle sübuta ermediği dikkate alınarak, davacının ticari işletmesinin işletme gelirinde bir azalma olmayacağından davacının ticari işletmeden gelirlerinden (kâr) dolayı bir zararlarının olmadığı, davacının ticari işletmede satıştan kaynaklanan kâr değil, yaptığı işe harcayacağı bedensel emek ve mesaisinden kaynaklanan günlük kazancının, diğer bir anlatımla kendisi yerine bir başkasının çalışması halinde ona ödenecek günlük ücretin tespiti ile zarar hesabında bu miktarın esas alınmak suretiyle yapılması gereklidir.Davacının tüm ticari defter ve belgeleri davacı taraftan istenilip, vergi kayıtları, vergi yoklama kayıtları, işyeri ruhsatı ilgili kurumlardan getirilerek iş yeri büyüklüğü, çalıştırdığı kişi sayısı, günlük sattığı ürün vb. kıstaslara göre sektörde uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişi marifetiyle ticareti işletmesi işi için işletmeye dışarıdan üçüncü bir kişinin görevlendirilmesi halinde bu kişiye ödenecek ücretin olay tarihi olan 2019 yılından ilk derece mahkemesince hükme esas alınan tazminat bilirkişi rapor tarihine kadar her yıl ayrı olacak şekilde aylık gelirinin tespiti yapılarak, tespit edilecek gelire göre tazminat bilirkişisinden iş göremezlik zararının ne olacağı konusunda mütalaa alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.4-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Kaza tarihi 23/06/2019'dur. Bu itibarla kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumundan davacının geçici ve sürekli maluliyetinin tespiti için rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı da parmak hareket kısıtlılığının bulunduğunun anlaşılmasına göre ortopedi uzmanı bulunmayan Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp ABD tarafından düzenlenen 09/12/2022 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. Bu nedenle davalıların maluliyet raporuna yönelen istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmiştir.Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı sigorta şirketi vekilinin sigorta şirketine davadan önce başvurulmadığı için dava şartı gerçekleşmediğine ve geçici iş göremezlik tazminatının ZMMS poliçesi teminatı kapsımında yer almadığına yönelik yerinde görülmeyen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davalılar vekillerinin davacının geliri ve maluliyeti ve kusur raporuna yönelen istinaf istemlerinin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalılar vekillerinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin sigorta şirketine davadan önce başvurulmadığı için dava şartı gerçekleşmediğine ve geçici iş göremezlik tazminatının ZMMS poliçesi teminatı kapsımında yer almadığına yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin davacının geliri ve maluliyeti ve kusur raporuna yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,3-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 11/07/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,4-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,5-Davalılar vekillerinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,6-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 3.928,00 TL istinaf karar harcının isteği halinde kendisine iadesine,7-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, (269,85 Tl + 3.572,75 TL) 3.842,60 TL istinaf karar harcının isteği halinde kendisine iadesine,8-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ilamın icrasının geri bırakılması için Denizli İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yatırılan teminatın İİK. 36 madde uyarınca bu davalıya iadesine,9-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 20/01/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi....