Danıştay Üçüncü Daire, bankadan alınıp ortağına aktarılan köprü kredinin finansman gider kısıtlamasının fiilen kullanan şirket bünyesinde uygulanması gerektiğine karar verdi.
Özet: Bir şirketin bankadan temin ettiği köprü krediyi aynı koşullarla ortağına aktarması ve üzerinde herhangi bir finansman yükü kalmaması durumunda, söz konusu kredinin finansman gider kısıtlamasına tabi tutulmasının hukuka aykırı olduğu; çünkü kısıtlamanın krediyi fiilen kullanan şirket bünyesinde uygulanması gerektiği ve aksi takdirde mükerrer kısıtlamaya yol açacağı gerekçesiyle, vergi mahkemesince işlemin iptaline karar verilmiş ve bu kararın istinaf ile temyiz başvuruları neticesinde hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2024/480 E.  ,  2025/3450 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/480
Karar No : 2025/3450
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından kullanılan ve aynı koşullarda ortağı olduğu şirkete aktarılan köprü kredinin yabancı kaynak olarak dikkate alınmaması dolayısıyla finansman gider kısıtlaması kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden yapılması neticesinde sonraki döneme devreden zararın azaltılmasına ilişkin işlemin istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (i) işaretli bendi ile yabancı kaynak kullanımında finansman giderlerine yönelik olarak 2013 yılında yürürlüğe giren düzenlemede, Cumhurbaşkanı Kararı ile 2021 yılı ve devamında uygulanmak üzere %10'luk kısmın kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağının düzenlendiği, Kararda, 2021 yılı vergilendirme dönemi sona ermeden oranın belirlendiği ve bu vergilendirme döneminde uygulanmak üzere yürürlüğe girdiğinin açıkça belirtildiği, bu doğrultuda hazırlanan tebliğ hükümleri ile anılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği 01/01/2013 tarihinden itibaren sağlanan yabancı kaynaklara ilişkin olarak mahiyet ve tutar itibarıyla 01/01/2021 tarihinden itibaren kesinleşen gider ve maliyet unsurlarının gider kısıtlamasına tabi tutulacağının belirtildiği, 1 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde değişiklik Yapılmasına dair 18 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin; "11.13.4. Gider kısıtlaması kapsamına giren yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurları" başlıklı bölümünde; ayrıca, işletmelerce banka vb. kurumlardan temin edilen kredilerin, bu işletmelerin üzerinde herhangi bir finansman yükü kalmaksızın grup şirketlerine aktarılması halinde, bu kredilere ilişkin finansman giderinin, krediyi devralan ve fiilen kullanan şirket bünyesinde gider kısıtlamasına tabi tutulması gerektiğinin düzenlendiği, davacı şirket tarafından bankadan kullanılıp aynı koşullarda ortağı şirkete aktardığı kredinin finansman gider kısıtlaması bakımından, temin edilen yabancı kaynaklara ilişkin giderlerin, gider kısıtlamasına tabi olması için söz konusu kredinin işletme bünyesinde kullanılmasına karşın, imalat faaliyetinde kullanılmamış olması gerektiği, finansman gider kısıtlamasının amacının firmaların finansman ihtiyaçlarını borçlanma yerine öz kaynakları ile finanse etmelerini teşvik etmek olduğu göz önünde tutulduğunda, davacı şirketin söz konusu krediyi ortağı şirkete aktarması nedeniyle üzerinde herhangi bir finansman yükü kalmadığı, Tebliğ'de yer alan düzenleme kapsamında bu kredilere ilişkin finansman giderinin, krediyi devralan ve fiilen kullanan şirket bünyesinde gider kısıtlamasına tabi tutulması gerektiğinden, söz konusu tutarın finansman gider kısıtlamasına ilişkin oranın hesaplanmasında dikkate alınmasının mükerrer finansman gider kısıtlaması uygulamasına sebebiyet vereceği görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bankadan kullanılıp aynı koşullarda ortağı şirkete aktardığı kredinin finansman gider kısıtlaması bakımından, temin edilen yabancı kaynaklara ilişkin giderlerin, gider kısıtlamasına tabi olması için söz konusu kredinin işletme bünyesinde kullanılması gerektiği, ancak kredinin ortağı olan şirkete aktarıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.