Danıştay Üçüncü Dairenin şirket kamu alacaklarından kaynaklanan kanuni temsilciye düzenlenen ödeme emirlerinin tebligat ve haciz varakası onay yetkisi usulsüzlükleri hakkında içtihat metni.
Özet: Bir şirketin ödenemeyen kamu alacakları nedeniyle kanuni temsilciye düzenlenen ödeme emirlerinin iptali talebinde, ilk derece mahkemesi şirket adına tebliğ usulüne aykırı bulunan ödeme emirleri ile yetkili onayı ispatlanamayan haciz varakalarını gerekçe göstererek ödeme emirlerini iptal etmiş; ancak bölge idare mahkemesi, yetki devriyle düzenlenmiş haciz varakalarını hukuka uygun bularak ve diğer bazı şirket ödeme emirlerinin tebliğini geçerli sayarak kararı kısmen bozmuş, sadece usulüne uygun tebliğ edilmeyen belirli şirket ödeme emirlerine dayalı iptal kararını onarken, geri kalan alacaklar için temsilcinin takibini hukuka uygun bulmuştur.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/2755 E.  ,  2025/3372 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/2755
Karar No : 2025/3372
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... İnşaat Malzemeleri Pazarlama Limited Şirketi'nden alınamayan muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı olan ve şirket adına düzenlenen ..., ..., ..., ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin şirketin bilinen adresinde tebliğ yolu denenmeksizin 30/10/2017 tarihinde kanuni temsilci olan davacının ikâmetgâh adresinde tebliğinin usule uygun olduğundan söz edilemeyeceği, öte yandan, şirket adına düzenlenen haciz varakalarını onaylayan kişi kısmının imzasız olduğu, haciz varakalarının yetki devri nedeniyle tevkil edilen memur tarafından onaylandığının bildirildiği ancak haciz varakalarını onaylayan kişiyi gösterir suretlerin ibraz edilmediği, 6183 sayılı Kanun'un 64. maddesi uyarınca haciz varakasının alacaklı amme idaresinin, mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından onaylanması gerekmesine rağmen haciz varakalarının yetkili kişi tarafından onaylandığına ilişkin davalı idare tarafından herhangi bir belge dosyaya sunulamadığından, yasada öngörülen şekle uygun olarak düzenlendiği ispat edilemeyen haciz varakalarına istinaden davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; dava konusu ödeme emirlerinin, dayanağı olan ve şirket adına düzenlenen ..., ..., ..., ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kamu alacağı yönünden iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
5345 sayılı Kanun uyarınca İstanbul Vergi Dairesi Başkanının 14/02/2006 tarihli "Olur"u ile vergi daireleri iş ve işlemlerinde zamanın daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla haciz varakalarının tanzimi konusunda, şartları da belirlenerek vergi dairesi müdürü ile ilgili müdür yardımcısına yetki verildiği, kamu hizmetlerinde devamlılık ile idari istikrar ilkeleri gereği yasalarda yapılan değişikliklerin, önceki tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre yapılan yetki devirlerinin geçerliliğini ortadan kaldırdığı ve verilen yetkinin son bulduğu yolundaki kabul, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli yürütülmesinde aksaklık ve kaosa sebep olacağı için hukuken kabul göremeyeceğinden ve bu haliyle dosyaya sunulan haciz varakalarının usule uygun tanzim edildiği sonucuna ulaşıldığından Vergi Mahkemesi kararının sözü edilen gerekçesinin hukuka uygun düşmediği, dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı olan ve şirket adına düzenlenen ..., ..., ..., ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri dışında kalan diğer ödeme emirlerinin usule uygun tebliğ edildiği, yapılan araştırmada haczedilebilecek herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığı bu haliyle ilgili dönemlerde kanuni temsilci sıfatını haiz olan davacının söz konusu kamu alacağı için takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emirlerinin, şirket adına düzenlenen ..., ..., ..., ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinde yer alan kamu alacağı haricindeki kısmına ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra sözü edilen kamu alacakları yönünden dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, 30/12/2017 tarihli tebliğ mazbatasında şirket adına düzenlenen ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri de yer almasına rağmen bu hususun yargılamada dikkate alınmadığı, haciz varakalarında onaylayanın ismi ve imzasının bulunmadığı gibi onay tarihine de yer verilmediği, 09/07/2018 ile 09/07/2020 tarihleri arasında vali veya kaymakamın 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca işlem tesis etme yetkisini haiz olduğu dolayısıyla haciz varakasında belirtilen eksikliklerin bulunması nedeniyle dava konusu haczin hukuka uygunluğundan söz edilemeyeceği, mahkeme kararında belirtilen bir kısım tebligatlarda tebliğin tarafına yapıldığı tespitinin gerçeği yansıtmadığı, tebligatlarda eşinin imzasının bulunduğu, şirket adına düzenlenen ihbarname ve ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, vergi incelemesinin yasal süresi içinde tamamlanmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.