Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyetin usul ve esastan hukuka uygunluğunu denetleyerek temyiz talebini reddedip hükmü onadı.
Özet: Yüksek Mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesi tarafından verilen ve istinaf incelemesinden sonra kesinleşen mahkûmiyet kararına yönelik temyiz başvurusunu, yargılama sürecindeki usul işlemlerinin kanuna uygunluğu, tüm delillerin hukuka uygun elde edildiği, sanığın örgüt içindeki konumunun örgütün nihai amacını bilebilecek nitelikte olduğu, iddia ve savunmaların eksiksiz değerlendirildiği, vicdani kanaatin kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandığı, eylemlerin doğru nitelendirildiği ve yaptırımların kanuni çerçevede şahsileştirildiği gerekçeleriyle esastan reddederek hükmü onamıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/14893 E.  ,  2026/8516 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/575 E., 2022/197 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/650 E., 2020/169 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin ileri sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereğince temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.