Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararını, adli para cezasının hapse çevrilmesi ibaresindeki hatayı düzelterek onadı ve sanığın tahliye talebini reddetti.
Özet: Sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyetine dair yerel mahkeme kararının istinaf incelemesinde onanmasının ardından yapılan temyiz başvurusunda, sanık ve müdafilerinin suç vasfı ve delil yetersizliği iddiaları reddedilmiş; yargılama süreçlerinin usulüne uygun olduğu ve eylemin sağlam delillerle ispatlandığı belirtilmiştir. Yargıtay, hükmün esasına ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulmazken, yalnızca adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilme ifadesindeki küçük bir hukuki eksikliği düzelterek, kararı düzeltilerek onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2002 Esas, 2024/2191 KararSUÇ : Uyuşturucu madde ticaretiHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıTurgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2024 tarihli ve 2024/32 Esas, 2024/174 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan cezanın bir seferde alınacağının ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrilebileceğinin sanığa ihtar edilmesine, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükme karşı sanık ve müdafileri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararıİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2024/2002 Esas, 2024/2191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık ve Müdafilerinin Temyiz İstemiSuç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, mahkumiyet kararı verilmesi için yeterli delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, tanık ....'nin oğlu olan sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ve kullanıcı tanık ....'ye uyuşturucu madde sattığına dair yaptığı ihbar üzerine usulüne uygun şekilde sanığın ikametgahında yapılan aramada uyuşturucu maddelerden ... maddesinin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ihbar tutanağı ile uyumlu olan kullanıcı tanığın müdafii eşliğinde alınan beyanlarına, sosyal medya yazışma içeriklerine, arama ve elkoyma tutanaklarına göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği saptanmıştır. Mahkemenin vicdani kanaatinin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, aşağıda belirtilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, İlk Derece Mahkemesinin hükmün adli para cezasına ilişkin kısmında, ödenmeyen para cezasının hapse "çevrileceği" yerine, "çevrilebileceği"ne karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2024/2002 Esas, 2024/2191 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümünden, "hapse çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkartılarak "hapse çevrileceğinin" ibaresinin yazılması sureti ile Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.