Tarımsal Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında, süt satışından kesilen primlerin kuruma intikali ve 2926 sayılı Kanun ile kanunların geriye yürümezliği ilkesinin tartışıldığı temyiz kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının 1997 yılında süt satışından kesilen primler sebebiyle tarım Bağ-Kur sigortalılığının bu tarihten itibaren tespitini talep ettiği bir davayı ele almaktadır; ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı kısmen kabul ederek sigortalılığın 1997-2002 dönemi için tespitine karar vermesi üzerine, davalı kurum, kesilen primlerin kendi hesaplarına intikal etmediğini ve sigortalılık yaşına ilişkin yasal düzenlemelerin geriye yürümezliği ilkesini ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/3035 E., 2025/2695 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş MahkemesiSAYISI : 2024/171 E., 2025/35 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının ...’a bağlı ... köyünde ikamet ettiğini, geçimini çiftçilik ve hayvancılık yaparak sağladığını, davacının ... Hizmet Dökümünde 09.11.2005 tarihinde sigorta başlangıcı bulunmakta olup halen devam ettiğini, ancak davacının sigortalılık tarihinin daha önce olduğunu, davacının 1997 tarihinde satmış olduğu sütten dolayı S.S. ... Köyü Or. Paz. Kooperatifince kesilen stopaj, fon ve Bağ-Kur primi listesinde görüleceği üzere adına 181,050 TL Bağ-Kur primi kesildiğini ve kesilmeye devam edildiğini, davacının Kuruma sigortalılık başlangıcı için başvuru yaptığını, Kurumun olumsuz cevap verdiğini ileri sürerek davacının sigortalılık ilk tescil tarihinin Aralık-1997 tarihi olduğunun kabulü ile bu tarihten itibaren, ... Hizmet Dökümünde sigorta başlangıcı olan 09.11.2005 tarihine kadar sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, sigorta başlangıç tarihi yönünden taleple bağlı kalarak; davacının 01.12.19 97... .01.2002 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; 1.Tevkifata istinaden sigortalılığın başlangıcı ve bildirimi Kurumun 2013/11 sayılı Genelgesi ile düzenlenmiş olup; buna göre tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren sigortalılığın başlatılması, tarımsal faaliyetlerin devam etmesi halinde sigortalılığın devam ettirilmesi gerektiğini,2.Davacı tarafın iddiası üzerine müvekkili Kurumun arşiv kayıtlarında yapılan araştırmada; Mayıs/1998 dönemine ait ibraz edilen belgeye ait tevkifat tutarının Kuruma intikal ettirilmediği anlaşıldığından müvekkili Kurumca herhangi bir işlem yapılmadığını,3.Müvekkili Kurumca yapılan işlemlerin ilgili mevzuat ve usule uygun olarak yapılmış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.1.2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesi, Kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyette bulunan kimselerden, 22 yaşını doldurmuş erkekler, 22 yaşını doldurmuş aile reisi kadınların 2926 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılacağı, aynı Kanunun 5. maddesinde de Kanunun 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacakları kabul edilmekte iken 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonucunda, 2. maddede yer alan 22 yaş koşulu kaldırılmış ayrıca 5. maddede yer alan (Kanunun 2. maddesi kapsamına girenlerin 22 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar) düzenlemesi (2. madde kapsamına girenler, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar) şeklinde değiştirilmiştir. Bu aşamada, değişikliğin yürürlük tarihi konusunun da incelenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2014 tarihli 2013/21-620 E. 2014/203 K. sayılı ilamında belirtildiği gibi, kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm yoktur. Ancak, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir. Buna göre her kanun kural olarak, gerek özel hukuk ve gerekse kamu hukuku alanında, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Değişiklik hükmünün kanunların kabulünden önceki olaylara uygulanması Anayasaya ve kazanılmış haklara aykırıdır. Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen kanunlar da ilke olarak geçmişe etkilidir (Prof. Dr. Necip Bilge, Hukuk Başlangıcı, 14. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, sh: 193-194; Prof. Dr. A. ... Gözübüyük, Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, 18.Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2003, sh: 73). Ancak, yeni Kanun'un yürürlük tarihinden önceki olaylara da uygulanacağı yönünde açık hükmün bulunması halinde henüz kesinleşmemiş uyuşmazlıklara da yeni kanun uygulanmalıdır.Nitekim 6270 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 7 maddesine eklenen 10. fıkra ile “24.7.2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik, mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmü 02.08.2003 tarihi öncesi için de uygulanır." düzenlemesi getirilmişken, 5. madde hakkında bu konuda bir düzenleme getirilmemesi karşısında, kanun koyucunun iradesinin, 22 yaş koşulunun on sekiz yaşa indirilmesine ilişkin 5. maddedeki değişikliğin geçmişe uygulanmayacağı yönünde olduğunu kabul etmek gerekir. Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2006 gün ve 2006/10-367 E., 2006/386 K. sayılı; 06.04.2005 gün ve 2005/10-183 E., 2005/241 K. sayılı; 13.10.2004 gün ve 2004/10-528 E., 2004/533 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunun 5/1 maddesi, yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirildiğinde, anılan hükmü değiştiren ve 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin geçmişe etkili olacağına dair, ayrı ve açık bir hüküm bulunmadığı gibi; olayda yukarıda belirtilen istisnalardan biri de söz konusu değildir. Bu nedenle, 4958 sayılı Kanun ile getirilen on sekiz yaşa ilişkin hükmün değişiklik öncesi sürelere uygulanması söz konusu olmayacaktır.2.Eldeki davada, davacı Aralık 1997 döneminde ürettiği sütün satışı sonucunda yapılan Bağ-Kur prim kesintisi sebebiyle Aralık 1997-09.11.2005 tarihleri arasında sigortalılığının tespitini talep etmiş ve Mahkemece prim kesintilerine istinaden davacının 01.12.19 97... .01.2002 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına yönelik hüküm kurulmuş ise de 28.04.1978 doğumlu davacı yönünden uyuşmazlığın bulunduğu dönemde yürürlükteki 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre diğer koşullar yanında 22 yaşının doldurulması gerekmektedir. Davacının mahkeme kabulünde olan 01.12.1997 tarihinde tabi olduğu 22 yaş kuralını sağlamadığı anlaşılmakla, bu hususta yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle 22 yaşını tamamladığı tarihten itibaren sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekmektedir.Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.