Trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, emniyet kemeri takılı olmadığı iddiasıyla yapılan müterafik kusur indiriminin Yargıtay tarafından yerinde görülmeyerek itiraz hakem heyeti kararının bozulmasına ilişkin.
Özet: Bir trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle açılan davada, itiraz hakem heyetinin kaza tespit tutanağındaki emniyet kemeri işareti ve yaralanma bölgelerini esas alarak davacıya müterafik kusur indirimi uygulaması, dosyadaki somut delillerle davacının araçtan fırladığına dair kanıt bulunmaması ve bu emarelerin tek başına kusuru ispatlamaya yetmemesi gerekçeleriyle hukuka aykırı bulunarak, itiraz hakem heyeti kararının bu yönden hatalı olduğu belirtilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/12458 E.  ,  2026/4745 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2024/1050 Değişik İş-2024/1055 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 25.10.2022 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında sürücü müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 15.100,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.000.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını, poliçe teminat limiti ile sınırlı şekilde sorumlu olunacağını, maluliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını, kaza ile illiyeti gösterir ve mevzuata uygun yeni maluliyet raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur bulunduğunu, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1.000.000,00 TL'nin 05.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağında emniyet kemeri ile ilgili bölümde "..." kodunun işaretlendiği, kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığının anlaşıldığı, yaralanmanın baş ve bel bölgesinde olduğu, sigorta şirketi vekilinin müterafik kusur itirazının yerinde görüldüğü, sigorta şirketi vekilinin teminat limitinin aşıldığına yönelik itirazının ise yerinde olmadığı, geçici bakıcı ve geçici iş göremezlik tazminatının tedavi giderleri kapsamında olduğu belirtilerek itirazın müterafik kusur yönünden kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, 800.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatın 05.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müterafik kusur durumunun somut olaya göre belirlenmesi gerektiğini, davacının bel ve baş bölgesinden yaralanmış olmasının emniyet kemerinin takılı olmadığı anlamına gelmeyeceğini, bu hususuta ispat yükünün davalı tarafta olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, ATK'dan kusur raporu alınması gerektiğini, poliçe teminat limitini aşar şekilde karar verildiğini, davacıya geçici iş göremezlik nedeniyle 17.493,66 TL'nin icra dosyası kanalı ile ödendiğini, bu ödemenin sakatlık teminatı limitinden düşülmesi gerektiğini, maluliyet raporları arasında çelişki olduğunu, iki farklı medikal raporda davacıdaki arazlar ile kaza arasında illiyet bağı kurulamadığının belirlendiğini, maluliyet konusundaki çelişkilerin giderilmesi için ... ATK'dan rapor alınması gerektiğini, sağlık kurulu raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, muayene dahi yapılmadan, kurulda en az 7 daimi üye bulunmadan, mühürsüz ve kayıt numarasız raporun karara esas alınamayacağını, üniversitelerin adli tıp kurumlarınca düzenlenen raporların hükme esas teşkil etmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde, davacının kaza anında araçtan fırlamış olduğuna dair somut bir delil olmadığı, salt trafik kazası tespit tutanağında emniyet kemerinin belirsiz olarak işaretlenmiş olmasının ve davacının bel ve baş bölgelerinden yaralanmış olmasının davacının müterafik kusuru olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmış olup, İtiraz Hakem Heyeti tarafından müterafik kusur indirimi uygulanmış olması yerinde görülmemiştir.
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; davaya konu kazaya ilişkin kolluk görevlileri tarafından kaza tespit tutanağı tanzim edildiği, kaza tespit tutanağında; sigortalı aracın ilk geçiş hakkını vermediği gerekçesiyle tam kusurlu olduğunun belirtildiği, dosyada hakem heyetince kusur yönünden bilirkişi raporu alınmadan, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için seçilecek uzman bilirkişilerden, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
4.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya ... Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, kaza tarihi 25.10.2022 olup Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. Davacının dosyaya sunduğu ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 30.10.2023 tarihli raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı belirtilmiş ise de raporun incelenmesinden, davacının güncel film ve grafilerinin raporda irdelenmediği anlaşılmış olup maluliyet raporu bu haliyle hüküm kurmaya elverişli görülmemiştir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının ikametgahına en yakın ... adli tıp bölümünden ya da Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği yetkili hastanelerden davacının güncel film ve grafileri de çekilmek suretiyle, içerisinde ortopedi ve nöroloji uzmanı hekimlerin bulunduğu üç kişilik heyetten; davacının muayenesi yapılarak, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, önceki raporların da irdelendiği yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalının limit aşımına ilişkin itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
3- Değerlendirme bölümünün (5) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalının limit aşımına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.