Zonguldakta 3303 sayılı Kanuna tabi taşınmazların beyan hanesindeki kullanıcı şerhlerinin iptalini isteyen Hazine davasında, uzun süreli zilyetlik ve zirai kullanımın tespitiyle davanın reddi kararı.
Özet: Hazine, kadastro tespiti sırasında kendi adına kaydedilen ancak beyanlar hanesinde 1999 öncesinden itibaren kişilerce ev ve tarımsal amaçlı kullanıldığına dair şerhler bulunan taşınmazların, çalılıklarla kaplı ve kullanılmadığı iddiasıyla bu şerhlerin iptalini talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporlarıyla taşınmazların üzerinde konutlar, uzun yıllardır ekilip biçilen meyve ve fındık bahçeleri bulunduğunu ve davalıların 1999 öncesinden beri zilyedliğini tespit ederek Hazinenin davasını reddetmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi de benzer bulgularla hükmü değerlendirmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1030 E., 2025/899 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak Kadastro MahkemesiSAYISI : 2020/75 E., 2022/10 Karar.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sırasında, Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 45... parsel sayılı 1.127,28 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "3303 sayılı Taş Kömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun) 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı şirketlerince iktisap ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği, 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere parselin ... oğlu ...'ın kullanımında olduğu, 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere taşınmaz üzerindeki 1 katlı kargir evin ... oğlu ...'a ait olduğu" şerhi yazılarak bahçe vasfıyla; 45... parsel sayılı 624,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı şirketlerince iktisap ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği, 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere parselin ... kızı ...'ın kullanımında olduğu, 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere taşınmaz üzerindeki 1 katlı kargir evin ... kızı ...'a ait olduğu, taşınmaz üzerindeki 1 katlı kargir evin 45... nolu taşınmaza 18, 23... tecavüzü olduğu " şerhi yazılark bahçe vasfıyla; 45... parsel sayılı 555,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı şirketlerince iktisap ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği, 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere parselin ... kızı ...'ın kullanımında olduğu" şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların çalılık ağaçlarla kaplı olduğunu, en az 20 yıldır kullanım olmamasına rağmen beyanlar hanelerine kullanıcı şerhi verildiğini ileri sürerek, taşınmazlardaki hak sahipliğinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''dava konusu taşınmazlarda davalıların evlerinin bulunduğu, geri kalan yerlerin ise meyve ve fındık bahçesi olarak ekilip biçildiği, taşınmazın üzerinde ziraat bilirkişisinin raporunda belirtildiği üzere 5-35 yıllık meyve ağaçları ve fındık ocaklarının bulunduğu, çok uzun zamandır taşınmazın tarımsal amaçla işlendiğinin bildirildiği, fen bilirkişisinin raporunda dava konusu taşınmazlar üzerinde çalılık haline dönüşmüş bir kısmın olmadığı, mevcut yapıların 1998 tarihli hava fotoğrafında görüldüğü, dava konusu taşınmazlarda davalıların 1999 yılı ve çok öncesinden bu zamana kadar taşınmazın zilyedi oldukları, taşınmazı ikamet ve zirai amaçlı olarak kullanmaya devam ettikleri, çalılığa dönüşen yer olmadığı" gerekçesiyle davanın reddi ile 45... , 20... parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve yüzölçümleri ile tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde bulunan şerhlerin devamına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''dava konusu 45... , 20, 22 parsel sayılı taşınmazlarda fen bilirkişi raporunda yoğun olarak fındık ağaçlarına ek olarak bazı meyve ağaçları bulunduğu, ziraat bilirkişi raporunda 19 84... yıllarına ilişkin hava fotoğraflarında bu yıllarda taşınmazların kullanım durumunun günümüzle aynı olduğu, 1998 yılında parsellerdeki yapıların bulunduğu, üzerlerinde yaşları 5-35 arasında değişen meyve ağaçları ile yoğun olarak fındık ocaklarının bulunduğu, yerel bilirkişi beyanlarına göre 40 yıldır kullanım olduğunun beyan edildiği, incelenen dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye, talep sonucu ve dava türüne göre istinaf edenin sıfatına ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin tartışılması sonucundaki maddi olay ve hukuki değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu Zonguldak ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 45... , 20, 22 parsel sayılı taşınmazlarda yapılan kadastro çalışması kapsamında fiilen bir kullanıma sahip olmamalarına rağmen davalılar adına taşınmazların beyanlar hanesine kullanıcı şerhi düşüldüğünü, dava konusu taşınmazlar üzerinde davalıların yıllardır herhangi bir işlem yapmayarak zilyetliği terk ettiğini, eksik inceleme yapıldığını, uzman ziraat mühendisi bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde kim tarafından dikildiği belirsiz olan fındık ağaçlarının bakım ve budamalarının yapılıp yapılmadığına değinilmediğini, kullanımı belirleyecek nitelikteki bu hususlarla ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmadığını, dosya kapsamında incelenen hava fotoğraflarının jeodezi ve fotogrometri uzmanı bilirkişi tarafından incelenmediğini, ziraat mühendisi bilirkişi tarafından incelenen hava fotoğraflarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, dosya kapsamında sadece 19 84... yıllarına ait hava fotoğraflarının incelendiğini, tespit tarihine en yakın hava fotoğrafları getirtilerek, taşınmazın tespit günü itibariyle fiili kullanıma konu olup olmadığı üzerinde durulmadan karar verildiğini, usulünce araştırma yapılmadan zilyetliğin ne zaman başladığı, ne şekilde sürdürüldüğü, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu, kullanıma ara verilip verilmediği hususlarının ayrıntılı şekilde tespit etmeye uygun olmayan bilirkişi raporu ve tanık beyanları esas alınarak hukuka aykırı karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davalıların kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.