Yargıtay 8. Hukuk Dairesi: Orman vasfını yitiren 2/b arazide miras yoluyla intikal eden zilyetlik ve kullanım haklarının tespiti ve kadastro şerhi düzeltimi.
Özet: Zonguldak ilindeki 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi uyarınca Hazine adına tescilli bir taşınmazın kadastro tutanağındaki kullanım şerhinin düzeltilmesi talebiyle açılan davada, davacı mirasçı, babalarından intikal eden ve kardeşleriyle ortak kullandıkları arazinin tüm mirasçılar adına tescilini talep etmiştir; ilk derece mahkemesi, taşınmazın Hazine adına tescilli kalmasına karar vermekle birlikte, yapılan keşif ve tanık beyanlarına dayanarak kullanımın tarafların ortak mirasçısı olan babalarından intikal ettiğini tespit etmiş ve kadastro tutanağındaki beyanlar hanesine taşınmazın belirli hisselerinin mirasçılar tarafından kullanıldığına dair yeni bir şerh yazılmasına hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/807 E.,2025/895 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak Kadastro MahkemesiSAYISI : 2022/37 E., 2023/29 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sırasında, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 71... parsel sayılı 1.074,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 31.12.2011 tarihinden önce olmak suretiyle 1980 tarihinden beri ... oğlu ... kullanımında olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı dava dilekçesinde; Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 71... parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın büyükbabasından babasına kaldığını, taşınmazda bulunan evde büyükbabası ve babası, annesi ve davalı kardeşi dahil dört kardeş hep birlikte yaşadıklarını ve kullandıklarını, kadastro tespitinde davalı kardeşi adına yazıldığını, taşınmazın dört kardeş olarak hepsinin kullanımında olduğunu, dört kardeş adına tespiti gerektiğini ileri sürerek, dört kardeş adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 2/B vasfı arzeden Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, gerçek kişiler tarafından mülkiyet iktisabının mümkün olmadığını, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliğinin sözkonusu olmadığını, davacının zilyetliğinin kesintisiz ve nizasız devam etmediğini ileri sürerek, davanın usul ve esastan reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''keşif mahallinde dinlenen davacı tanığı ile mahalli ve tespit bilirkişilerinin görgüye dayalı beyanlarından, dava konusu taşınmazın davacı ve davalının babası olan muris ... tarafından 40 yıl öncesinden vefat ettiği tarihe (06.06.1999 tarihine) kadar, mısır ve buğday ekilmek suretiyle ve keşifte alınan beyanlardan geçmişte taşınmaz üzerinde bulunduğu anlaşılan ahşap evin bahçesi olarak kullanıldığı, murisin vefatından sonra davalı tarafından sadece taşınmazın temizliğinin yapıldığının anlaşıldığı, davalının da 06.10.2022 tarihli duruşmasındaki beyanında dava konusu taşınmazın 2000 yılı öncesinde babası Hasan Basri tarafından kullanıldığını beyan ettiği, dava konusu taşınmazın muris ...'dan intikal ettiği ve murisin vefatına kadar taşınmazın muris tarafından kullanıldığının dosya kapsamıyla sabit olduğu, keşif, dinlenen yerel ve tespit bilirkişileri ve tanık beyanları ile konuyla ilgili emsal Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın tarafların ortak murisi olan babalarından intikal ettiği, murisin vefatından önce veya murisin vefatından sonra taşınmazla ilgili olarak taksim, satış, bağış vb. işlem yapıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, davalının bu yönde bir iddiasının da bulunmadığı, taşınmazdaki kullanımın mirasçılık ilişkisi devam ettiği sürece tereke adına olduğunun kabulünün gerektiği, davacı ... dışındaki mirasçılar tarafından açılmış bir dava veya harcı ikmal edilerek mahkememize sunulmuş müdahale talepli bir dilekçe bulunmadığından, dava açmayan mirasçıların payı davalı tespit lehtarı üzerinde bırakılmak suretiyle, açılan davanın davacının miras hissesi oranında kabulüne karar vermek gerektiği, davalı Hazine vekilinin davaya cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında açıkça davanın reddini savunmuş olması gözetilerek davalı Hazine'nin yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği'' gerekçesiyle davanın kabulüne, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 71... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve yüzölçümü ile Hazine adına tespit gibi tapuya tesciline, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde bulunan şerhlerin iptali ile "6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı,31.12.2011 tarihinden önce olmak suretiyle, 3/4 hissesi ... ve ..., 1/4 hissesi ... ve ...'in kullanımında olduğu" şerhlerinin yazılmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davalı Hazine vekilinin davaya cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında açıkça davanın reddini savunduğundan yasal hasım konumunda bulunmadığı, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı'' gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; yasal hasım olmaları sebebiyle Hazine aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.