Trafik kazası sonucu ölen desteğin yabancı uyruklu yakınına ödenecek destekten yoksun kalma tazminatında teminat şartı nedeniyle Yargıtay bozması.
Özet: Bu hukuki evrak, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında yaşanan ölümlü trafik kazası nedeniyle yabancı uyruklu davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle ilgili süreci ele almaktadır; Uyuşmazlık Hakem Heyetinin davayı kabulle 442.220,76 TL tazminata hükmetmesinin ardından İtiraz Hakem Heyeti vekalet ücretinde düzeltme yaparak kararı onaylamıştır; ancak Yargıtay, yabancı uyruklu davacının teminat yatırma zorunluluğu olup olmadığının araştırılması ve teminat sağlanmadan esasa girilemeyeceği gerekçesiyle kararı usulden bozmuş; bozma sonrası İtiraz Hakem Heyeti, Yargıtayın bu usuli talimatına uyarak yargılamayı sürdürmüş ve aynı tazminat miktarını kabul etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2026/3635 E.  ,  2026/3963 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2026/91 D.İş -2026/69 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalanan aracın, yaya olan davacının desteğine çarpması ile 05.01.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının desteğinin öldüğünü, davacının müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, davalıya başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini 442.220,76 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, davacının yabancı uyruklu olduğunu ve teminat göstermesinin zorunlu olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle desteğin babasına 34.789,61 TL ödeme yapıldığını ve müvekkilinin poliçeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müteveffanın kaza tarihinde yaklaşık 4 yaşında olduğunu ve ebeveynlerinin bakım ve gözetim yükümlülüğüne aykırı davranmış olmaları nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için kusur raporu alınması gerektiğini, tazminat hesabbının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gerektiğini, faize karar verilmesi halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. BOZMA ÖNCESİ UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile 442.220,76 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 64.910,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA ÖNCESİ İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin 11.04.2023 tarih ve 2023/İHK-17741 sayılı kararıyla, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına, kusur takdirinin kazanın oluş şekline uygun olmasına, pasif dönem zararının AGİ hariç asgari ücret üzerinden yapılmış olmasına göre buna yönelik itirazların reddine ve yine davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3 no'lu bendinde yer alan 64.910,00 TL ibaresinin, 12.982,00 TL vekalet ücreti şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 11.04.2023 tarih ve 2023/İHK-17741 sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 24.02.2025 tarihli ve 2023/8629 Esas, 2025/3136 Karar sayılı ilamıyla "öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması ve bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmesine yer olmadığına," karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 24.02.2025 tarihli ve 2023/8629 Esas, 2025/3136 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile 442.220,76 TL tazminatın 07.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 12.982,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hesap raporunda esas alınan ve sigortalı araç sürücüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, sigortalı aracın kapalı kasa kamyonet olduğunu ve müteveffanın üç yaşında olup, boy uzunluğunun 82 cm olduğunu ve sigortalı araç sürücüsünün yola atlayan müteveffayı göremeyeceğini, kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderir kusur raporu alınması gerektiğini, pay dağıtımlarının eksik ve hatalı yapıldığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmesi halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, kaza nedeniyle elde edilen gelirlerin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra yapılan ödemenin mahsubunun doğru olmadığını, garame sonrasında kalan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın, yaya olan davacının desteğine çarpması ile meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucunda davacının çocuğu olan desteğinin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davacının desteğinin karşıya geçmek istediği sırada davalı tarafından sigortalanan aracın davacıya çarptığını ve davacının desteğinin 2918 sayılı KTK'nın 68/1-c maddesinde düzenlenen yayaların yaya yolu, geçit veya zorunlu hallerde taşıt trafiğini tehlikeye düşürecek şekilde davranmaları kuralını ihlal ettiği, davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün ise Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/d maddesinde düzenlenen kavşaklara yaklaşan sürücülerin, kavşak giriş ve çıkışlarında yayalara öncelik verme zorunluluğu kuralını ihlal ettiğinin ifade edildiği görülmüştür.
Dava konusu olaya ilişkin olarak yürütülen ceza dosyasında ... Adli Tıp Turumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporunda ise; davacının desteğinin kazanın meydana gelmesinde davranışlarının asli etken olduğu, davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün ise asli kusurlu olduğu ifade edilmiştir.
Desteğin babası tarafından açılan davada aynı kazaya ilişkin olarak alınan kusur raporunda; müteveffanın ve davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde eşit oranda ve %50 oranında kusurlu bulunmuş iken, yine aynı bilirkişiden alınan bilirkişi ek raporunda ise davacının desteğinin %25 oranında ve davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsü %75 oranında kusurlu olduğu ifade edilmiş ve iş bu dosyada kusur raporu alınmadan davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile karar verilmiştir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası ve davacının desteğinin babasının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu dava dosyasında alınan tüm kusur raporları da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için ... öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Güvenliği Kurulu gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.