11. Ceza Dairesi, beyaz eşya bedelini tahsil edip teslim etmeyerek basit güveni kötüye kullanma suçunda olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdi.
Özet: Bir şirket yetkilisinin, sattığı beyaz eşyayı teslim etmeyerek nitelikli dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla yargılandığı davada verilen beraat kararının temyiz incelemesinde, sanığın eyleminin baştan dolandırıcılık kastıyla değil, basit güveni kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı ve en geç 04.10.2013 olarak belirlenen suç tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında bu suç için öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilerek, beraat hükmü bozulmuş ve zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/177 E. 2016/93 K.SUÇ : Değişen suç vasfıyla güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Şirket yetkilisi olan ve baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket eden sanığın, katılana beyaz eşya ürünleri satıp bedelini tahsil ettiği halde ürünleri teslim etmediği ve böylece nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılanın, sanıktan 13.11.2003 tarihinde beyaz eşya ürünleri aldığı, çeyiz niyetiyle aldığından yıpranmaması için uygun zamanda almak üzere sanığın dükkanında bıraktığı ve alacağı tarihte ürünlerin satışta olmaması durumunda aradaki farkı ödeyerek son çıkan ürünlerden teslimi konusunda tarafların anlaştıkları, sonra sanığın iş yerlerini değiştirmesine rağmen katılanın bu yerlere giderek hala eşyaların kalıp kapmayacağını sorduğu ve olumlu cevap aldığı, son olarak sanık iş yerini kapattıktan sonra katılan eşyaların teslimini istediği ve buna matuf olmak üzere sanığa 04.10.2013 tarihli noter ihtarı çektiği incelenen dosya kapsamından anlaşılmakta olup suç tarihinin en aleyhe kabulle 04.10.2013 ve sanığa atılı eylemin 5237 sayılı TCK'nin 155/1. maddesinde düzenlenen basit güveni kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı belirlenerek yapılan incelemede;Sanığa yüklenen basit güveni kötüye kullanma suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,15.04.2026 tarihinde karar verildi.