Boşanma davasında kadın lehine hükmedilen maddi, manevi tazminat ile yoksulluk ve iştirak nafakalarının yetersiz bulunarak hakkaniyet gereği artırılması talebiyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Bu boşanma davasında, tarafların vekilleri bölge adliye mahkemesi kararını kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları yönünden temyiz etmiştir. Yüksek mahkeme, davalı erkeğin tüm temyiz itirazlarını reddederken, davacı kadına hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar ile yoksulluk nafakasının, ayrıca ortak çocuklar yararına belirlenen iştirak nafakasının yetersiz olduğuna hükmetmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda bu tazminat ve nafakaların daha uygun miktarlarda takdir edilmesi gerektiğine karar vererek, bölge adliye mahkemesi kararını bu yönlerden bozmuş, diğer temyiz itirazlarını ise reddetmiştir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/875 E., 2025/1267 K.DAVA TÜRÜ : BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ: Tekirdağ 2. Aile MahkemesiSAYISI : 2024/337 E., 2025/282 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, velayet düzenlemesi, hükmedilen nafakalar ve tazminatlar ile miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Bölge Adliye Mahkemesince 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 4.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuklar yararına takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun’un hakkaniyet ilkesi ile ilgili 4 üncü maddesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar ile yoksulluk ve iştirak nafakası miktarı yönlerinden BOZULMASINA,2.Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden Özlem'e iadesine,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden Tolga'ya yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.