Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazası sonucu yaralanma kaynaklı sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talepli maddi tazminat davasında istinaf kararı.
Özet: Bir trafik kazası sonucu yaralanan çocuğun kalıcı sakatlığı nedeniyle maddi tazminat talebiyle açılan davada, davacı vekili sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ve geçici/sürekli iş göremezlik ile tedavi masraflarının davalı sigorta şirketince ödenmesini talep ederken, davalı vekili kusur ve tazminat hesaplama yöntemlerine itiraz etmiş; ilk derece mahkemesi, kazada davacı küçüğün %75, sürücünün %25 kusurlu olduğunu ve küçüğün %2.1 kalıcı iş göremezliği bulunduğunu tespit ederek davacının taleplerinin bir kısmını kabulle belirli bir miktar tazminata hükmetmiş olup, davacı vekili bu karardaki kusur oranı ve esas alınan bilirkişi raporuna itiraz ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:27/12/2022DAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:03/02/2026KARAR YAZIM TARİHİ:09/02/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, dava dışı ...'nın işleteni ve dava dışı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmeye çalışan kaza tarihinde yaşı küçük ...'e çarpması sonucu davacının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, Antalya 11. Sulh Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı küçüğün velilerinin şikayetçi olmamaları nedeniyle davanın düştüğünü, kaza sonucu davacının ayağında % 4 oranında özürlülük kaldığını, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce başvuruda bulunulduğunu, ancak davalı sigorta şirketince ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, davacının kaza nedeniyle 12 ay yatarak tedavi edilmek zorunda kaldığını beyanla belirsiz olan alacaklarından şimdilik geçici iş görememezlik sebebiyle 100,00 TL, belirsiz olan alacaklarımızdan sürekli iş görememezlik sebebiyle 7.900,00 TL, tedavi giderleri (bakıcı giderleri de dahil olmak üzere) 2.000,00 TL olmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.DAVALI CEVABININ ÖZETİ:Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, sigortalı aracın sürücünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluğun da olmadığını, dosyanın kusur tespiti yapılabilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini istediklerini, maluliyete ilişkin tespitin yapılabilmesi için Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, maluliyete ilişkin ortaya çıkan zararların uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap edilmesi gerektiğini, hesaplamada poliçe düzenlenme tarihinde yürürlükte bulunan genel şartların dikkate alınması ile PMF 1931 tablosuna göre hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, davacının çocuk olduğunu ve bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, kazaya karışan sigortalı aracın ticari araç olmaması sebebi ile hükmedilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.DELİLLER:Ankara Adli T ıp Kurumu raporu, aktüerya bilirkişi raporu, bilirkişi heyeti raporu, tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; ... günü dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyoneti ile ... Bulvarında seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada orta refüjden yolun karşı tarafına geçmek isteyen davacı ...'e aracın sol ön kısmıyla çarptığı, kaza neticesinde davacının %2,1 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, davacının kaza tarihinde 6 yaşında olup, geçici iş göremezliğinin bulunmadığı, hükme esas alınan heyet kusur raporu ile davacının %75, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu oldukları, yine hükme esas alınan ... tarihli aktüer raporu doğrultusunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 15.482,92 TL, bakıcı gideri zararının 221,63 TL olduğunun tespiti ile sigortalı aracın hususi nitelikte olduğu gözetilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 15.482,92 TL daimi iş göremezlik tazminatı ve 221,63 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 15.704,55 TL’nin davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 31/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin daimi iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin reddine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 28/09/2021 tarihli ara karar sonrasında aldırılan raporu kabul etmediklerini, ATK’nın 11/12/2019 tarihli raporu doğrultusunda davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken, İTÜ Trafik Kürsüsü’nden ... tarihli raporu hükme esas alınmasını istinaf sebebi yaptıklarını, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesinin yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince değer artırım dilekçelerinden sonra yeniden kusur raporu aldırılmasının hem de kusur oranın belirlenmesinin mahkemenin takdiri olması nedeniyle, reddedilen dava yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretine mahkum edilmelerinin yasa ve hakkaniyete aykırı düştüğünü beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre Adli Tıp Üst Kurulundan ek rapor tanzim edilmesine karar verilmesi gerektiğini, iş bu sebeple davacının maluliyeti oluşmayacağından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bu maluliyet raporunun hesaplamaya dikkate alınarak hesap raporu alınmasının hatalı olduğunu, kusur tespitine yönelik itirazları olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunun hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte aktüerya bilirkişisinin hesabı TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz uyarınca yapması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili ve davalı vekili istinafa cevap vermemişlerdir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Davacıya, davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan aracın çarpması sonucu davacı yaralanmış, tedavi giderleri ve sürekli/geçici iş göremezlik tazminatını davalı sigorta şirketinden talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;1-... tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre, ... günü saat ... sıralarında, Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Bulvarı ile ... Sk. üç yönlü T kavşağında, açık hava, gündüz, tek yönlü asfalt sokak, kuru zeminde, yaya ... ... Bulvarı üzerinde belirtilen noktadan yolun karşı tarafındaki ... Sk. istikametine geçiş yapmak isterken, o sırada ... istikametinden gelip ... Bulvarını takiben ... kavşağı istikametine seyir halinde bulunan sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin sol ön köşe kısmı ile çarptıktan sonra ... plakalı kamyonetin sağ yan kısımları ile de yolun sağ tarafında bulunan ... plakalı hususi otonun sol arka köşe kısımlarına çarpması şeklinde meydana gelen kazada yaya ...'in yola birden bire çıkarak asli kusurlu olduğu, sürücüsü ...'nın kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiştir.Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 11/12/2019 tarihli kusur raporunda özetle, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile mahal şartlarında uygun hızda seyretmediği, geldiği olay yeri kavşak mahallinde, seyir istikametine göre yolun solundan karşıdan karşıya geçmek üzere orta refüjde bulunan yayaları dikkate alıp hızını azaltarak durması, kavşak girişinden yolun karşısına geçmek isteyen yayalara ilk geçiş hakkını vermesi hususlarına riayet etmeyip, ebeveynlerinin yanından ayrılarak kaplamaya kontrolsüzce giren davacı çocuk yayaya çarpması ile meydana gelen kazada %75 oranda asli kusurlu olduğu, davacı çocuk yaya ... sorumluluğunda bulunduğu ebeveynleri ile orta refüj üzerinde yolun karşısına geçmek üzere beklediği esnada araç trafiğini gerekli ve yeterli şekilde kontrol etmeden kaplamaya girmesi ile meydana gelen kazada sorumluluğunda bulunduğu ebeveynlerinin %25 oranda kusurlu olduğu belirtilmiştir.Kaza tespit tutanağı ile ATK kusur raporu arasında çelişki olması nedeniyle ilk derece mahkemesince İTÜ Makine Mühendisliği öğretim üyesinden oluşan üç kilşilik bilirkişi kurulundan rapor alınmış, bu raporda özetle; 11/12/2019 tarihli ATK raporundaki kusur değerlendirmesine iştirak edilmediğini, dava konusu kazanın meydana geldiği ... Bulvarı, olay yerinde ana cadde hükmünde olduğu, her ne kadar trafik kazası tutanağında hız sınırı belirtilmemiş olsa da, 50 km/saat hız sınırı olan bir konum olduğunu, davacı yaya ...'in olay tarihinde 7 yaşında bir çocuk olup, ebeveynlerinin kontrolünde karşıdan karşıya geçmekteyken, ebeveynleri orta refüjie, yaya geçidi bulunmayan konumda beklerken, davacının ebeveynlerinin de ifadesinden anlaşılacağı üzere, birden annesinin elini bırakıp yola hamle yaptığı, kontrolsüz bir biçimde kaplamaya girdiği, 2918 Sayılı KTK 68. maddesinde yayaların uyacakları kuralların düzenlendiğini, davacı ...' in bu kuralları ihlal ederek kontrolsüz bir şekilde, seyir halinde araçların bulunduğu ... Bulvarında kaplamaya girmekle meydana gelen kazada %75 oranda asli kusurlu bulunduğunu, aynı kanunun 52. maddesine göre davalı sürücü ...'nın, gündüz vakti, meskun mahalde seyir halindeyken, yaya geçidi bulunmayan noktada, kavşağa yaklaşırken, kendi beyanına göre orta refüjde gördüğü yayaları dikkate alıp, her ne kadar geçiş üstünlüğü kendisinde ise de, tedbirli davranıp hızını azaltması ve ani bir yaya girişinde fren önlemi alıp durabilecek seviyeye getirmesi gerekirken, mezkur kanun maddesini ihlal ederek, kaplamaya kontrolsüzce giren yaya ...’e çarptığı kazada % 25 oranda tali kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.İTÜ Makine Mühendisliği Kürsüsünden alınan üç kişilik öğretim üyesinden oluşan bilirkişi kurulu ATK kusur raporu ile kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkiye gidermeye elverişli, gerekçeli, yeterli şekilde denetime açık ve hükme esas almaya elverişlidir.Bu itibarla mahkemece itibar edilen bilirkişi kusur raporuna göre kusur oranlarının kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yeni bir bilirkişi raporu alınması yönündeki davacı vekilinin kusur raporuna yönelen istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Bu açıklamalar nedeniyle kusur oranına göre davanın kısmen reddine karar verildiğinden mahkemece davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yerindedir. Bu itibarla davacı vekilinin kusur, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelen istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yukarıda açıklanan nedenlerle kusur raporuna yönelen istinaf itirazlarının yerinde görülmemesine ve aktüerya bilirkişi raporunda 1,8 teknik faiz uygulanmamasının yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.3-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olayda; kaza tarihi ... günü Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet raporu düzenlenmesi gerekir.Dosya içerisindeki ATK İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 29/03/2021 tarihli raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak davacının E cetveline göre %2,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği şeklinde maluliyeti olduğu belirtilmiştir.Yargılama aşamasında ... Üniverisitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın ... tarihli raporunda ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacı ...'in iyileşme süresinin 6 ay olduğu, sürekli iş göremezlik halinin bulunmadığı geçici iş göremezlik süresince 6 ay bakıma ihtiyacının bulunduğu belirtilmiştir. Bu haliyle aynı yönetmeliği göre alınan maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının maluliyet durumu ve oranının kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak dosya içerisindeki çelişkili maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde maluliyet raporu düzenlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Üst Kurulundan ek rapor alınarak, alınacak raporun sonucuna göre değerlendirme yapılarak, gerekirse yeniden hesap raporu da alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin kusur, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine, davalı vekilinin kusur ve aktüerya raporuna yönelen istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Yukarıda (3) numaralı bentde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,3-Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 27/12/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,4-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,5-Davacı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 179,90 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,6-Davalı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 270,00 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,7-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ilamın icrasının geri bırakılması için Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yatırılan teminatın İİK. 36 maddesi uyarınca bu davalıya iadesine,8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 03/02/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi....