Orman İdaresinin, mera olarak tahsisli parsellerin kesinleşen orman kadastrosuna göre orman vasfıyla Hazine adına tescili talepli tapu iptali davasının temyiz incelemesi.
Özet: Orman İdaresinin, kadastro sonucunda mera olarak tescillenen taşınmazların orman vasfında olduğunu ileri sürerek mera tahsis kararının iptali ve hazine adına orman olarak tescili talepli davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından kısmen kabul ve kısmen ret kararları verilmiştir; ancak Yargıtay, uyuşmazlığın taşınmazların kesinleşen orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı ve orman vasfı taşıyıp taşımadığına ilişkin olduğunu vurgulayarak, verilen kararın dosya kapsamına uygun düşmediğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/268 E., 2024/3164 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/447 E., 2022/360 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sonucunda, Bartın ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 06... ve 204 parsel sayılı sırasıyla 294.428, 22... .799,65 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir.2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; mera komisyonunca, dava konusu taşınmazların bulunduğu köyde 4342 sayılı Mera Kanunu gereğince tespit ve tahdit çalışmaları tamamlanan mera alanlarının aynı Kanun'un 12. maddesi gereğince ilgili mahalle ve köy tüzel kişiliğine tahsis kararı alınarak ilana çıkarıldığını, dava konusu taşınmazların mera olarak tahsis ve tespiti kararının hatalı olduğunu, 07.09.2020 tarihinde kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sayılan yerlerden olduklarını, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanılamayacağı gibi, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunu öne sürerek, dava konusu taşınmazların mera tespit ve tahsis kararının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... İdaresinin dava konusu taşınmazların eylemli olarak orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle mera komisyon kararına itiraz ettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazlardan 1 06... parsel sayılı taşınmazın tamamında, 1 06... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmında ormanlarda doğal olarak yetişen ağaçların bulunduğu, ağaç, ağaççık, kapalılığı ve üzerinde 60-70 yaşlarında gürgen ağaçları bulunması itibarıyla bir orman ekosistemi oluşturduğu, taşınmazların orman toprağı niteliği taşıdığı, tarla, bağ, bahçe, otlak, yaylak, kışlak olarak kullanılmasında yarar bulunmadığı, bilim ve fen bakımından orman vasfı taşıdığı, orman sayılan yerlerden olduğu ve evveliyatı ile orman arazisi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 06... parsel sayılı taşınmazın tamamına, 1 06... parsel sayılı taşınmazın 07.07.2022 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 98.409,17 m²'lik kısmına ilişkin 05.05.2021 tarihli 2021/09 karar numaralı mera tahsis kararının iptali ile 1 06... parsel sayılı taşınmazın tamamının, 1 06... parsel sayılı taşınmazın 07.07.2022 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 98.409,17 m²lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 06... parsel sayılı taşınmazın 07.07.2022 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 24.390,48 m²lik kısmına ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu öne sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporları uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verildiğini öne sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kesinleşen orman tahdidine ve orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kesinleşen orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı ve orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmişse de verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, davacı ... İdaresinin, yalnızca orman kadastrosu sonucu kesinleşen orman sınırları içerisinde kalan taşınmaz bölümüne yönelik tapu iptali ve tescil talep edebileceği, kesinleşmiş orman sınırları dışarısında kalan bölüm yönünden, orman kadastrosunun ilan edilmesinden ve ... yönünden hak düşürücü sürelerin geçmesinden sonra, davacı ... İdaresinin, taşınmazın evveliyatı itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğu veya taşınmazın eylemli durumunun orman vasfında bulunduğu iddiasıyla dava açma hakkı bulunmadığı kabul edilmektedir.Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede yapıldığı bildirilen orman kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazlar, orman sınırları dışarısında bırakılmış ise Orman İdaresince hak düşürücü süre içerisinde orman kadastrosuna itiraz edilerek taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasının talep edilmesi gerekmekte olup, bu süreler geçtikten sonra ... yönünden bağlayıcı olan orman kadastrosu sonucu oluşan orman sınırları kesinleşeceğinden, Orman İdaresinin, dava konusu taşınmazın evveliyatı itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğuna veya orman kadastrosu kesinleştikten sonra eylemli orman haline dönüştüğüne dair iddialarla dava açma hakkı bulunmamaktadır.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, dava konusu taşınmazların tedavüllü tapu kayıtları, taşınmazların bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapıldığı anlaşılan kadastro çalışmalarına ilişkin kadastro tutanakları, kroki ve ilgili tüm belgeler ile yine taşınmazların bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin (Orman İşletme Müdürlüğü yazı cevabı içeriğine göre 1986 yılında 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastro çalışmaları ile 2020 yılında 4999 sayılı Kanun'un 9. madde uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmasına ilişkin) işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.Yapılacak bu keşifte; orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 - 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazların orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli, tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı tespit edilerek çelişki bulunmakta ise, dava konusu parseller yönünden, tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde, müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve böylelikle, dava konusu taşınmazların kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan bölümleri belirlenerek bu bölümler yönünden davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında kalan bölümleri yönünden ise davacı ... İdaresinin davasının reddine karar verilmelidir.İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme sonucu, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.